Hanifi Yavaş

SP Nereye Koşuyor?

Hanifi Yavaş

Hayatım boyunca öğretilerinden gurur duyarak benimsediğim Milli Görüş hareketi ile ilgili eleştiriel bir yazı kaleme alacağım hiç aklıma gelmezdi.

Belki bu satırları yazdığım için, taraftarı olduğu ama partisi aynı çizgide durmadığı halde, kendilerinin aynı inanç ve heyecan ile durdukları çizgiyi değiştirmeyen birçok arkadaşımdan tepki alacağımı bilerek bu satırları kaleme alıyorum.

Milli Görüş, bir medeniyet anlayışının adıdır.

Ortaya koyduğu ilkeler yeni bir dünyanın kurulmasını hedefleyen kutlu bir davadır.

Kültür emperyalizminin bize dayattığı sağ ve sol anlayışını elinin tersi ile iterek yeniden öze dönüş hareketidir. 

Erbakan Hoca'nın hepimize öğrettiği bu ilkeleri burada saymaya gerek duymuyorum. 

Peki, bugün Milli Görüş hareketinin temsilcisi olduğunu iddia eden SP nerede duruyor?

Erbakan Hoca siyasal rakipleri ve onların ideolojilerini eleştirmekle yetinmeyip, ülkemizin ve tüm dünyanın kurtuluşunun Milli Görüşte olduğunu söyleyerek neyi nasıl yapacağını açıklardı. Ama bugün SP maalesef, ülkemizin içinde bulunduğu siyasal, sosyal ve ekonomik konularda, çözüm önerisi olarak hiç bir reçete sunmadan sadece iktidar eleştirisi yapan bir parti konumunda.

Erbakan Hoca'nın”Biz hayra motor, şerre fren olmak için geliyoruz.” tarzındaki söylem ve ilkesi, bugünkü parti yönetimi tarafından rafa kaldırılmıştır. İktidarın 20 yılda yaptığı ve bir çoğu Erbakan'ın projesi olduğu halde hiç bir icraatı takdir edilmediği gibi sürekli eleştirilmektedir. Hayra motor anlayışından uzak, yaptığı ittifak tercihi ve güzel yapılan icraatları bile eleştirmesi ile adeta şerre motor, hayra fren görevi yapmaktadır. 

Bir davet ve ihya hareketi olan Milli Görüş'ün ilkelerinin anlatılarak insanların davet edilmesi yerine, günlük politik kısır argümanlar ile yapılan tek şey iktidar eleştirisidir. 

Bugün SP, Erbakan'ın ortaya koyduğu modelin günün ihtiyaçlarına ve değişen dünyanın şartlarına göre temel ilkelerden sapmadan geliştirilip, zenginleştiren çalışmalar yapmak yerine ABD'nin Rand Corporation raporunda belirlediği hedeflere doğru, diğer muhalefet partileri ile uygun adımlarla yürümektedir. 

Erbakan'ın, her zaman gösterdiği ve rakiplerinin bile sevmedikleri halde itiraf ettikleri sevgi, saygı, nezaket ve zerafet üslubu yerini, kin ve nefret söylemlerine bırakmıştır. Malesef kimi parti yöneticilerinin bu tarz ve tavırları, teşkilat mensuplarına da yansıdığını, geçmişte birlikte mücadele eden ve şimdi ayrı siyasal tercihlere sahip olan insanların kendi aralarındaki çok sert tartışmaları üzülerek görüyoruz. 

Erbakan hareketi, dindar, muhafazakar ve milliyetçi unsurları hep kucaklamış, bu çevrelerin birlik ve beraberliğine her zaman önem vermiştir. 1991 seçimlerinde SHP ve HEP ittifakına karşı RP, MÇP ve IDP ittifakını kurarak tercihini belirlemiştir. Oysa bugün ki SP yönetimi tam tersini yaparak, kendisine yakın olanlardan uzaklaştığı halde, Erbakan ve Milli Görüş hareketine kin ve nefret besleyenlerle yol yürütmektedir. 

Rahmetli Erbakan Hocamız, “Atatürk yaşasaydı çoktan Refah Partili olurdu!” diyerek büyük bir iddia ortaya koyarak CHP zihniyetini bile Milli Görüş'e davet edecek kadar cesur ve inanmış bir liderdi. Karamollaoğlu ise, "Kılıçdaroğlu babayiğit bir adam" diyerek CHP' yi iktidar yapmak için büyük bir uğraş veriyor. 

Bu örnek bile SP'nin nereye koştuğunu tek başına anlatmaya yeter de artar bile. 

Bugün ki SP hareketi, yıllarca hitap ettiği dindar ve muhafazakar kesimle bağlarını koparmıştır. Erbakan hoca ve Milli Görüş hareketine her türlü baskı ve hakareti yapan seküler kesimlere göstermiş olduğu ilgi, alaka, hoşgörü, sevgi ve saygıyı dindar ve muhafazakar kesimlerden esirgemektedir.

Milli Görüş hareketini diğer partilerden ayıran en önemli özelliği, sistem eleştirisi yapmasıdır. İçerideki mevcut sisteme aykırı duruşu ve eleştirisi ile birlikte, dünyayı sömüren küresel sistem ve onun kurumlarına toptan karşı çıkmıştır. Bu sistem reddi ile birlikte ülkemizin, İslam dünyasının ve tüm insanlığın kurtuluşu için ekonomik, siyasi, askeri ve kültürel manifestolar ortaya koymuştur.

SP Genel Başkanı Temel Bey’in ve parti yetkililerinin hiç bir konuşmasında, Erbakan Hoca'nın ülkemizin tam bağımsızlığı ve yeni bir dünyanın kurulması ile ilgili söylemlerinin telaffuz bile edilmemesi, SP'nin nerelere savurulduğunun en temel göstergesidir.

2023 seçimleri yaklaşırken yapılan anketlerde, köklü bir geçmişi ve teşkilat yapısı olan Saadet Partisinin oy oranının yüzde birin altında çıkması, daha yeni kurulan ve Milli Görüş söylemini tüm çalışmalarında kullanan YRP'nin oylarının ise SP den fazla çıkması bu partinin uçuruma doğru savurulduğunun en büyük göstergesidir.

Yazarın Diğer Yazıları