Hanifi Yavaş

Enerji'de büyük devrim

Hanifi Yavaş

Dünya'da çıkarılan savaşların büyük bir çoğunluğu enerji kaynaklarına sahip olabilmek için yapılmaktadır.
Tüm dünya üretebilmek ve yaşayabilmek için enerjiye muhtaçtır.
Enerji olmadığında fabrikalar çalışamaz, lojistik yapılamaz, insanlar ısınamaz.
Enerji ihtiyacının en önemli unsuru ise petroldur.
Türkiye 2017 yılında Milli Enerji ve Maden Politikasını kabul ederek enerjide dışa bağımlılığı azaltmayı hedeflemiştir 
Türkiye'nin yıllık petrol ihtiyacı 365 milyon varildir.
Gabar bölgesi dahil ürettiğimiz petrol miktarı ise 47.9 milyon varil. 
Bu miktar ülkemizin petrol ihtiyacının  yüzde 13'nü karşılamaktadır.
Yani yüzde 87 oranında hala dışa bağımlıyız.
Bu durum ekonominin en önemli kanayan yarasıdır.
Türkiye'nin toplam petrol ithalatına ödediği para 62,5 milyar dolar civarındadır.
TPAO'nun ortak olduğu Kerkük'te günlük 1 milyon varil üretim gerçekleştiriyor. TPAO'nun yüzde 15'lik payı, Türkiye'nin doğrudan kontrolüne günlük 150 bin varil ham petrol geçmesi anlamına geliyor. Bu rakam, yıllık bazda yaklaşık 54,75 milyon varil petrol demek.
Türkiye'nin ürettiği 49.7 milyon varil ile birlikte 102.65 milyon varil demektir. Yani Türkiye'nin yıllık petrol ihtiyacının üçte biri gibi önemli bir miktara sahip olmaktır. Yani Türkiye'nin petrol ihtiyacının yüzde 30 kendi kaynaklarından karşılanması anlamına gelmektedir.
Bu durum, Cumhuriyet tarihinin en yüksek enerji bağımsızlığı oranıdır. 
Yıllardır en büyük sıkıntımız olan cari açık önemli ölçüde azalacaktır. 
Petrol ithalatına her yıl ödenen milyarlarca doların yurt içinde kalmasını ve döviz üzerindeki baskının azalmasını sağlayacaktır.
Bu anlaşmanın sadece makroekonomik tablolarda değil, vatandaşın cebinde de doğrudan bir karşılığı olacak. Uluslararası piyasalardan dövizle ve yüksek deniz taşımacılığı maliyetleriyle alınan petrolün yerine, sınır komşumuzdaki üretimimizin doğrudan yerli rafinerilere gelmesi, tedarik maliyetlerinide önemli ölçüde düşürecektir.
Bu durum ile  tarımsal üretim maliyetlerini ve tarladan markete uzanan lojistik giderlerini doğrudan aşağı çekeceği için, gıda enflasyonuna vurulacak en büyük darbelerden biri olacaktır.
Muhalefet, yolsuzluk ve ahlaksızlara  sahip çıkarken, İktidar Türkiye'yi enerjide başka bir lige taşıdı.
Kerkük ile yapılan ortaklık birçok dengeleri değiştirmektedir.
Yine yapılan anlaşmalar gereği Somali'de sismik araştırmalar ve derin deniz sondajları yapilmaktadir.
Somali'de bulunacak petrolün %30'u Türkiye'nin olacaktır.
Ayrıca Bulgaristan ilede benzer bir ortaklık yaparak çıkarılacak petrolün  %33'ne ortaklık olduk.
Ve yine Türkiye, Libyad da, karada ve denizde bulunacak  hibrokarbondan %40 pay alacak.
Bu çalışmalar olumlu sonuçlar verdiğinde, Türkiye'nin ekonomik olarak hiçbir sıkıntısı kalmayacaktır.
Cari acik tarihe karışacak, milli gelir yükselecek, enflasyon ve hayat pahalılığı gündemden düşecektir.
Bütün bunlar için sadece biraz daha zaman gerekiyor.
Dünya konektörü bizi başka bir dünyaya götürmektedir. Biz bu yeni dünyada hem oyun bozucu hemde oyun kurucu olacağız.
Terör sorunu bitiyor. Enerji konusunda yapılan devrim gibi çalışmaların meyvesini toplayınca hiçbir güç karşımızda durmayacaktır.
Yapmanız gereken en önemli şey sayın Erdoğan'a sahip çıkarak birlik ve beraberlik içinde olmamızdır.

Yazarın Diğer Yazıları