Hanifi Yavaş

Liberal Ekonomi, Kartelleşme ve Denetim Kayyumu

Hanifi Yavaş

Liberal ekonomi, ekonomik faatiyetlerin devlet yerine özel sektör tarafından yürütüldüğü ve rekabetin desteklenmesinin savunulduğu bir sistemdir.

İlkesel olarak serbest piyasa ekonomisi, kuralsızlık veya kartelleşme özgürlüğü anlamına gelmez.
Bu sistemi uygulayan gelişmiş ülkelerin ekonomisinde, kartelleşme yöntemi ile fiyatları belirleyerek rekabete aykırı uygulamalar kabul edilmemektedir. 

Bu tür uygulamalar piyasa düzenine ve ekonomik verimliliğe yönelik en büyük tehdit olarak algılanmaktadır.
Çünkü kartellesmenin getirdiği, rekabetin olmadığı ortamda, serbest piyasadan bahsetmek mümkün değildir.
İşte beyaz et sektöründeki kartelleşme ve haksız fiyat artışına yönelik soruşturma, rekabeti bozan Kartellerle mücadele, tüketiciyi ve piyasayı koruma ve  düzeni güçlendirmek için yapılmıştır.

Bu uygulama yalnızca belirli şirketlere yönelik adli yada idari bir uygulama değil, devletin rekabet ortamını koruma, tüketici hakları ve serbest piyasa ekonomisinin sağlıklı işleyişi adına önemlidir.
Serbest piyasa ekonomisinin sağlıklı işleyişini bozan kartelleşme ile mücadele bir müdahale değil, bizzat piyasa düzenini ve tüketici refahını korumaya yönelik anayasal bir zorunluluktur.

Bu soruşturma kişilerin mülkiyet hakkına bir müdahale olmadığı gibi hukuk ilkelerini yok sayma yada yatırım güvensizliği yaratma uygulamasıda değildir. 

Konu tamamen  piyasa ekonomisinin "rekabetin korunması" ilkesinin işletilmesi, kartelleşmenin engellenmesi ve vatandaşın haklarının korunması amacı taşımaktadır.
Ülkemizde alışık olmadığımız için "denetim kayyımlığı", kamuoyunda yanlış anlaşılmaktadır. 
Bu uygulama kimsenin mülkiyete el koyma işlemi değildir. Bu uygulama, şüpheli işlemlerin hukuki denetimi altına alınmasını sağlayan geçici bir işlemdir.

Dünyada bu uygulama ciddiyetle uygulanmaktadır.
ABD’dede, Almanya'da, ingiltere ve daha başka ülkelerde kartelleşme ile mücadele adına şirketlere baskınlar düzenleyebiliyor. Hatta bu ülkelerde sorunun idari yönü ile birlikte adli bir süreç olarakta uygulanmaktadır.
Kartelleşme, piyasa düzenine yönelik bir sabotaj olarak değerlendirilerek bunu yapan yöneticilere hapis cezası bile uygulanmaktadır.
Ülkemizde yapılan bu soruşturmalar hukuk sistemimize uygun ve anayasal bir emirdir.
Anayasa’nın 167’nci maddesi, “Devlet, para, kredi, sermaye, mal ve hizmet piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemlerini sağlayıcı ve geliştirici tedbirleri alır; piyasalarda fiili veya anlaşmalı olarak doğacak tekelleşme ve kartelleşmeyi önler.” hükmü mevcuttur.
Türk Ceza Kanunu’ndada kartelleşme ve fiyat manipülasyonu yapmak sadece rekabet ihlali değil, aynı zamanda suç unsuru olan hukuka aykırı fiil ve işlemler olarak değerlendirilmektedir.

Türk Ceza Kanunu 237. Maddesinde, fiyatları hileli yollarla etkileyenlere hapis cezası öngörmektedir. 
Sonuç olarak, yapılan bu operasyon anayasa ve kanunların emrettiği bir uygulamadir. 
Hiç kimse “serbest piyasa ekonomisi” bahanesi ile sistemin bütünlüğünü ve yapısını bozarak vatandaşı sömüremez.
Devlet geçte olsa gereğini yapmıştır ve yapmaya da devam etmelidir.

Yazarın Diğer Yazıları