Rüveyda Sadak

Buraya çöp atmayın!

Rüveyda Sadak

Doğadan ve doğal çevreden söz ediyoruz, mümkün farkındalık itibariyle. Doğa, görünenden çok daha fazlası bir evrendir. Bu konuda duyarlı bir kanıksamanın gereklilik sağlaması diyerek devam edelim. Nasıl biliriz; ağaçları, çevreyi vesaire… Mesela bir ağaç ile karşılaşınca ne düşündürür, doğanın doğal olan canlı eseri, ağaç? Bir ekosistemin tüme varan gerçeği olan sağlıklı su temini, toplum için oldukça önemli bir faktördür. Ağaç, yeşil görseliyle toplumsal mekânın doğal ortamında varlığını sürdürmeye çalışır. Sorun teşkil eden çevre bilincinin uzak olduğu problem başlığı ile teyit edilen kısa süreli yürüyüşte karşılaştığımız toplumsal farkındalıktan bahsedelim. Genellikle tercih ettiğimiz yürüyüş alanındayız. Ağaçların gölgesindeki doğal uyumun seyredildiği ortama doğru adımlarımız ilerliyor. Yol boyu yemyeşil ağaçlar selamlıyor; söğüt, akasya… Derken bir süre sonra gördüklerimiz, şaşkın bir intiba gerçekleştiriyor. Görünen o ki birkaç metre gibi bir bölüme denk gelen ‘Çöp’ kavramıyla bütünleşmiş ağaçların, tabirinin bile yapılamayacağı çöp sebepli bir doluluk oranını görüyoruz. Ve öncesi ile sonrası’nın tutarsızlığa dönüştüğü ve ağaçların yeşil çimenlerle izlenilen manzara sanatının yok olduğu şekli açıklıyor, atılan çöpler… Paket ambalajlar, su şişeleri ve daha pek çok örneğiyle çöp atıklarının, neden orada bulunduğunun sebebini sorduruyor. Oysaki doğanın sunduğu oksijen teneffüsünün gereksinimini sağlayan ağaçlar, çöp mekânı haline gelen atık ile maalesef özdeşim sağlamış gibi görünüyor. Devam ederek ilerliyoruz ve karşımızda görünen ise gerçek bir farkındalık bilinci oluyor. Öncelikle yazıyı yazan kişiyi tebrik edelim. Bir kartona el yazısıyla yazılan not dikkatimizi çekiyor. Yazılan yazı, şu: “Buraya çöp atmayın!” Yazının anlatmak istediği, tabiî ki çöp atmanın yanlış bir davranış olduğuydu. Duyarlılığın ifade biçimini, bilinçli bir bireyin kalemiyle tanımladığı bu farkındalık yazısını yazan kişiye, tekrar teşekkür ederiz. Toplumdaki farkındalığın böylesi somut yorumlarla artış göstermesi dileğiyle. Çevre, herkesin ortak mekânı ve çevreyi korumak, ilkokuldan ileri dönemlere kadar her zaman sorumluluğun bilinmesi mecbur olunan bir kapsam. Nitekim çevreyi korumak biçiminde telaffuz edilen bu iki kelime, sıradan olmanın ötesinde bir toplumsal farkındalığı tasavvur ediyor. Bireysel bir koşul çerçevesinde düşünelim. Bir evde ya da toplumun mevcut olduğu başka ortamda, çöp ile gerçekleşen bir özümseme mümkün olabilir mi? Cevap, hayır olacaktır. Fakat yine insanın var olduğu, dış ortamlarda ağaçların çoğunlukta yer aldığı kısımlarda yürümek için sağlanan nezih alanlarda, çöp atıklarının rahatsız edeceği tasvir sadece birey olmayacaktır. Öyle ki ağacın ihtiva ettiği oksijen miktarı, çöplerle aynı alanda solunan havanın karbondioksit ve diğer zararlı kimyasalların içinde varlık sürdürünce; insan, hava, su etkilenen diğer kavramlar olacaktır. Toplumsal doğruyu daha stabil hale getirebilmek açısından lütfen çevreyi temiz tutalım cümlesini, küçük yaş geçmişinde bir tarih olarak sınıflandırmayalım. Çevre, insan ve toplum içindir. Geçen yıllarda yağmayan kar, yağmur ve aynı ölçekte sıcak havalarda gölgenin bile fayda sağlayamadığı eksikliğin sebebini, biraz da farkındalık uyumu olarak nitelendirmekte fayda olduğu kanısındayız. 

Yazarın Diğer Yazıları