Rüveyda Sadak

Sonbahar, okul ve sosyoloji

Rüveyda Sadak

Mevsim itibariyle sonbaharın ifade ettiği birçok kavramdan bahsedilebilir. Örneğimiz, eğitim hakkında… Söz konusu eğitim kapsamında üniversite sınavının teşkil ettiği YKS gibi uzun çalışma gerektiren yoğunluğun ardından, sınavı kazanan öğrenci için eylül’de başlayan sonbahar mevsimi, kendine özgü bir eğitim takvimi olarak nitelendirilebilir. Akademi alanında, eğitimin başlamasıyla birlikte mevcut bölümde öğrenerek uzmanlaşmanın girizgâhını sağlayan zaman kavramı, tarih itibariyle sonbaharın eylül vaktinde öğrenime başlangıçtır. Üniversite, güz dönemi yeni kayıt sürecinde fayda sağlayan bilgi detaylarıyla sonbaharın alışılan aktörlerindendir. Eylül ayı çerçevesinde üniversite ile yeni kavramının gerçekleştirdiği bütünlüğü sağlayan öğrenci, okul ve ders diyerek devam edelim. Burada yeni derken bir mağazadan alınan yeni bir defter, kalemden bahsedilmiyor. Öyle ki farkındalığın geliştirdiği kavram ölçüsünde çalışmakla bilgiyi sağlayan nesne, herhangi bir kalem ve bir defterdir. Yani bilginin önemi, nicelik değil niteliktir. Üniversiteyi kazanan öğrenci açısından okul kavramı sadece bir kelimeden ibaret değildir ve değerli bir kapsamı anlatır. YKS ile üniversiteyi kazanan öğrenci, üniversitede bilgi doğrultusunda edineceği fayda yönünde verimli çalışmaya dayalı bir öğrenim dönemi gerçekleştirecektir. Eğitim, öğrenci ve kazanılan okul başarısı, çalışmaya bağlı olarak gelişir. Sonbahar, güz dönemi biçiminde adlandırılırken sonbaharın atfettiği kelime, öğrenci için okul yoğunluğu ve telaş biçiminde de telaffuz edilebilir. Yeni bir eğitim ortamı üniversite ve bireylerden oluşan öğrencilerin meydana getirdiği mekân olan sınıf, sosyolojik bir yorumlamayı beraberinde getirir. Mevcut üniversite için öğrencinin çalışarak kazandığı sınav, ortak özellik olarak bölüme dair bilgi akışını bireyler arası iletişim yönünde bir sosyoloji biçiminde gerçekleştirir. Okul, sosyolojinin aynı cümlede yer alabileceği bir mekândır. İletişimi bireyden topluma doğru resmeden misal, geleneksel tabir ile hal-hatır(nasılsın) sorusunu, ayrıntılı diyalog şekline dönüşen rutin muhabbetlere ekleyerek, toplumsal bir değer sosyolojisi oluşturur. Sosyoloji, toplum bilimidir dolayısıyla bireyi ifade eden okul konusu da sosyolojinin alanına dahil olan bir iletişim sosyolojisidir.

Yazarın Diğer Yazıları