Mehmet DUMAN

Geççek 

Mehmet DUMAN

Ekmek ve su hayatın idame edilmesinde iki tane seçeneksiz ihtiyaç, geriye ne kaldı acaba, nefes alıyorum, soluklanıyorum, düşünüyorum. Uyumamak için bir yandan esnerken diğer yandan da demli çayımı yudumlamaya devam ediyorum.

Tam sıkıldım derken, tabii ya! Havayı unuttuk. Sesimiz, soluğumuz, ciğerlerimiz, beynimiz, aklımıza ne gelirse aldığımız nefese bağlı değil mi diyerek içerlendim kendi, kendime. Karşılığı olmayan, değeri, faydası paha biçilmez olup, maddi anlamda karşılı olmayan, Yaradan’ımız tarafından yaşamımız için bize sunulan en büyük değer olan Hava unutulur mu hiç. Beynimize giden oksijen, bütün vücuda dengeli bir şekilde pay edilirken vücut içerisinde biriken havayı da atmak için tekrar geldiği yere geri gönderiyoruz. Dakika da ortalama kaç defa soluklanıyoruz acaba diye bir düşünceye takılınca karşımıza bir dünya yazı çıkıyor.

İnsanın doğumundan başlayan süreç çeşitli yaş guruplarının haricinde, hastalık durumuna kadar farklı sayılara gebe kalabiliyoruz. Bunun yanında Nefesini tutma testi, Antrenman ve egzersiz anı, Yürüyüş anı, öfkeli olduğumuz an, uyku halindeki halimiz, yaşadığımız heyecan, sevinç, üzüntü anı, dinlenme anımız aldığımız nefes sayısını etkileyen unsurlar olarak karşımıza çıkabilmektedir. Düşündüğümüzde ne kadar şükür etsek azdır diyoruz. Aldığın nefesi veremediğin ya da verdiğin nefesin yerine yenisini alamadığın an ölümün sana en yakın olduğu zaman dilimlerinden birisidir. Koşarken, spor yaparken, yürürken, konuşurken, bağırıp çağırırken, uyurken, oturup kalkarken, çalışırken kısaca ne yaparsan yap nefes olmadan bir hiç sin diyebiliriz onun için.

Elle tutulmayan, gözle görülemeyen, kiloyla alınamayan yaşam gücümüz nelere kadirde aklımıza gelmiyor. Ekmek ve su demiştik yazımızın başında, son zamanların maddi olarak en çok ihtiyaç duyulan yenilen ve içileni. Ekmek te katma değer vergisi daha önceden olduğu gibi yüzde bir olarak uygulanmaya devam ediyor derken belediyelerimizin temin ettiği sudan alınan yüzde sekiz oranındaki bu vergide yüzde bire düşürülünce buna da Elhamdülillah dedik.

Yalnız ekmek deki sıkıntının gelen maliyet artışlarına bağlı olarak sessiz sedasız gramında yapılan oynamalar olduğunu belirtebilirim. Birde son zamanların gündemdeki konusu ya da gündemi değiştirmek için ortaya itilenler var. Birçoğumuzun dinlemeden okumadan sadece laf olsun torba dolsun diyerek Sezen Aksu ve Tarkan için bol keseden konuşmamız gibi. Sormaya kalkmış olsak kaç kişimiz Sezen Aksu’nun şarkısını dinledi veya sözlerine baktı, anladı yorum yaptı cevabımız binde bir ancak olur.

Peki, Tarkan’ın şarkısını görsel medya bu kadar ekrana taşımasaydı kaç kişi dinleyip yorum yapacaktı onunda cevabı hiç kuşkusuz aynı olurdu. Ayrıca Tarkan’ın şarkısını dinlediğinizde ya da okuduğunuzda Türkçemiz de var mı geççek diye bir kelime, bu kadar mı basit topluma mal olmak. Ağzı olanda konuşuyor, susanda konuşuyor, amaç laf olsun torba dolsun, dilimizde kemik yok nasıl olsa. Konuş diyoruz bizde, önün açık, ağzın gevşek, konuş bakalım. Nasıl bunlarda geççek.

Yazarın Diğer Yazıları