Rahmetli Alparslan Türkeş'in müthiş yorumları vardır.
Devlet adamı tarifini yaparken şu tespitleri çok önemlidir.
"Çok vatansever çok dürüst olmak yetmiyor!"
"Tarih bilmek lazım"
"Komitacılıkla devlet adamlığı farklı şeylerdir"
"Bize akıllı, ileriyi gören devlet adamı lazım"
"Milletini tarihini bilen adam lazım".
Dünyada ABD öncülüğünde yeni bir düzen kuruluyor.
Eski düzen berbattı ama yeni kurulmak istenen düzen dahada berbat.
Tarihin en zor dönemlerinden birini yaşıyoruz.
Güçlü olanın her şeyi yapmaya hakkı olduğu acımasız bir döneme gidiliyor.
ABD son iki ay içinde iki ülkeye resmen çökerek eşkiyalık yapıyor.
Venezuela devlet başkanını yatağından aldı. İran'ın liderini ise kendi başkenti Tahran'da öldürdü.
Merkezinde olduğumuz coğrafya Emperyalist Siyonistlerin hedefinde.
Bölgedeki güçlü ülkeleri parçalamak ve haritaları yeniden çizmek için her yolu deniyorlar.
Bugün Venezuela da ve Ortadoğu'da yaptıklarını, bizim üzerimizde de gezi gibi toplumsal eylemler ve 15 temmuz darbe operasyonunda denediler.
ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları sonrası bazı eski ABD'li ve İsrailli siyasetçiler tarafından ortaya atılan "İran'dan sonra sıra Türkiye'de" sözlerini 20 yıl önceden görerek hazırlık yapan bir Türk devlet aklını görüyoruz.
Dişine kan değmiş köpek sürüsünü gibi saldıran zalimlerin anlayacağı tek şey Rahmetli Erbakan Hoca'mın ifadesi ile GÜÇ'tür. Bu çağda güçlü olmak dışında bir seçeneğin yok.
Bugünlere baktığımızda, Rahmetli Başbuğ Alparslan Türkeş'in dediği "devlet aklına sahip devlet adamı" büyük bir öngörü ve fedakarlık ile son 20 yılda savunma sanayiine yatırımlar yaparak Türkiye'yi caydırıcı bir güç haline getirmiştir.
Güçlü siyasi liderlik, güçlü ordu ve güçlü savunma sanayimiz ile bölgede oyun bozucu ve oyun kurucu güçlü bir ülke haline geldik.
Artık hiç bir ülke Türkiye'ye saldırmayı aklından geciremeyecek kadar caydırıcı ülke konumundayız.
Türkiye, 2 sismik araştırma gemisi ve 6 sondaj gemisi ile dünyanın en büyük 4. deniz enerji filosuna sahip ülke konumuna geldi.
Enerjide dışa bağımlılığı azaltmak için milli enerji politikasi ile yeraltı madenlerimiz ile petrol ve doğalgaz üretiminde büyük mesafeler aldık.
Gabar petrolü ve Karadeniz doğalgazı ile müthiş bir başlangıç yaptık.
Ortadoğu'da savaşların oluşturacağı gaz sıkıntısı düşünülerek, Tuz Gölünde, yerin 1100-1400 m derinliklerinde, tuz tabakalarının içinde oluşturulan yapay mağaralarda 1,2 milyar m3 gaz depolanmıştır.
Türkiye'nin üreterek büyümesi için 2002 de 140 adet olan OSB sayısı 371'e çıkarılarak 12 bin olan fabrika sayısı 70 bini geçmiştir.
2002 yılında Merkez Bankası altın rezervi 110 ton iken 2026 yılında 640 ton olmuştur.
2002 yılına kadar ülkemizin altınlarının
% 90 İngilterede bulunuyordu. 2026 yılında yapılan bir operasyon ile bu altınlar Türkiye ye getirilmiştir.
İçimizdeki çapsız muhalefet Suriye’de, Irak’ta, Libya’da, Doğu Akdeniz’de “Ne işimiz var oralarda” derken iktidar ise son 15 yılı Libya, Irak ve Suriye gibi olmamak için verdiği olağanüstü mücadeleyle geçirmiştir.
Sahada olmayan masada olamaz anlayışı ile Somali, Libya, Senegal başta olmak üzere Afrika'da etkili bir politika izlendiği gibi Balkanlar, Ortadoğu ve Türk dünyasındaki atılımlar ile bölgesel bir güç olmaktan öte küresel bir aktör olmaya başlamıştır.
Son 20 yılda, ipleri küresel emperyalistlerin elinde olan PKK ve FETO gibi iki terör örgütünü paramparça ettik.
Oportünist davranmayarak, önce ülkem sonra partim diyerek ve seçimlerde olabilecek oy kaybını göze alarak iç cepheyi tahkim etmek için cesur adımlar atılmıştır.
Bu zorlu süreçte bir ülkenin en büyük zaafı içeride birliği ve beraberliğini koruyamamasıdır.
Hangi düşüncede olursak olalım, ortak paydamızın vatanımız olması etrafında birleşerek iç cepheyi güçlendirmek zorundayız.
Yakın tarihte de görüldüğü gibi emperyalistler bir ülkeyi işgal ettiğinde kimsenin etnik kökenine, mezhebine bakmıyor. Sadece alacağını alıyor ve sonra defolup gidiyor.
Bunlar hep devlet aklının ufukta beliren kusursuz fırtınaya karşı aldığı tedbirler ve attığı stratejik adımlardı.
Bugün İsrail-ABD ve İran savaşına Türkiye'yi dahil etmek için bilinmeyen bir yerden ve kimin attığı belli olmayan füze oyunlarına kimse aldanmamaktadır.
Bulunduğumuz coğrafyada her tarafta bombalar ve füzeler patlarken Türkiye huzur içerisinde yaşıyor ise bunu ileriyi gören devlet aklı olan liderlere borçluyuz.
Yazarın Diğer Yazıları
ABD'nin Venezuela-İran operasyonu ve gerçekler
17 Mart 2026 14:05Yeni Dünya Düzeni ve Türk Devlet Aklı
06 Mart 2026 21:01Ekonomik sıkıntılar bugünün sorunu değildir
20 Şubat 2026 21:26Cam Tavan Sendromu ve Öğretilmiş Çaresizlik
14 Şubat 2026 14:27Bu kadar şerefsizin bizden olması mümkün değil.
18 Ocak 2026 23:08