Hanifi Yavaş

CHP Tarihi Kendi İçinde İhanetlerle Doludur

Hanifi Yavaş

Çok meşhur bir söz vardır. 
"Hırsız içeride olunca kapı kilit tutmaz" 
Burada yazılanlar CHP'li yazar Yılmaz Özdil in yaptığı açıklamalardan alınmıştır.
Kendi içerisinde bu kadar ihanetlerin yaşandığı bir partiden bu ülkeye ve millete yarar gelmesi mümkün degildir.
Nitekim hem 1989 da hemde şimdi yerel yönetimleri kazandıklarında yaptıkları görülmüştür. O dönemdeki İSKİ skandalı ile bugünkü İmamoğlu eksenli yolsuzluk operasyonları göstermiştir ki bu partiden ülkeye hayır gelmez.
Şimdi, Yılmaz Özdil'in CHP içerisinde dönen, iktidar hırsı, ihanet, adam satma, ayak oyunları vs. okuyalım.
Diyor ki Yılmaz Özdil.
"CHP ilk genel sekreteri Atatürk tarafından atanan Recep Peker'dir.
Göreve gelince CHP'nin yönünü değiştirmeye kalkarak Atatürk ile çatışınca görevden alındı.
Şükrü Kaya CHP'nin ikinci genel sekreteri olarak görev yaptı. İsmet İnönü'yü sevmezdi. Atatürk öldükten hemen sonra İsmet İnönü tarafından görevden alındı.
Refik Saydam CHP genel sekreteri olunca yaptığı ilk iş partinin tüzüğünü değiştirerek, "CHP'nin değişmez genel başkanı Atatürk'tür" ibaresini kaldırarak "CHP'nin değişmez genel başkanı İsmet İnönü" diye yazdı.
Kemal Satır genel sekreter olunca Bülent Ecevit'in partiden kovulması için her şeyi yaptı ve Ecevit'i partiden attırdı. Ecevit geri dönüp Parti'nin genel başkanı olunca ilk yaptığı ilk iş Kemal Satırı görevden almak oldu.
Bülent Ecevit CHP'nin genel sekreteri olunca, kendisini bu göreve getiren İsmet İnönü'yü devirerek yerine genel başkan oldu.
Kamil Kınıkoglu CHP genel sekreteri oldu. Bu göreve gelmeden önce Kemal Satır genel sekreter olunca partiden istifa etti. Kemal satır partiden konulunca partiye geri dönerek  genel sekreter oldu. Kemal Kınıkoğlu daha sonra Ecevit ile anlaşmayarak istifa etti.
Şeref Bakşık İnönü tarafından CHP genel sekreteri yapıldı ama Ecevit ile birlikte İnönü'nün aleyhine çalıştı.
12 Eylül sonrasında yasaklı olduğu için eşi Rahşan Ecevit'e DSP yi kurdurdu ve sonra yerine geçerek genel başkan oldu ve genel başkanlığını yaptığı CHP ile siyasi rakip olarak mücadele etti.
Ertuğrul Günay CHP genel sekreteri idi. Genel Başkanlığa adaylığını koydu seçilemeyince CHP'den ihraç edildi.
Ertuğrul Günay ve Saadet Partisinden ayrılan Mehmet Bekaroğlu'nun yeni bir parti kurma girişimleri oldu ama beceremediler. Sonra Ertuğrul Günay Ak Partiden bakan, bekaroglu ise CHP de genel başkan yardımcısı oldu.
Adnan Keskin, Deniz Baykal tarafından CHP genel sekreteri yapıldı. Baykal'ın sağ kolu ve en güvendiği kişi idi. Araları açılınca genel başkanlık seçiminde Baykal'a ihanet ederek Mustafa Sarıgül'e çalıştı.
Tarhan Erdem CHP genel sekreterliğini yaptı. Barış sürecinde akil adam olarak görev yaptı.
Önder Sav kendisini CHP genel sekreterliğine getiren Deniz Baykal'a karşı Kemal Kılıçdaroğlu'nu destekledi. Ve bunu gizlice yaptığını övünerek anlattı. Yine çok ilginçtir ki, Kılıçdaroğlu Genel Başkan olunca da Önder Sav'ı saf dışı bıraktı.
Süheyl Batum Kılıçdaroğlu tarafından genel sekreterliği getirilmesine rağmen uygulamalarına karşı çıkınca Kılıçdaroğlu tarafından devre dışı bırakıldı. Sonrasında dava açarak mahkeme kararıyla geri geldi.
Selin Sayek Böke de Kılıçdaroğlu tarafından CHP Genel Sekreterliğine getirilmesine rağmen İmamoğlu ve Özgür Özeli destekleyerek Kılıçdaroğlu'nu sırtından hançerledi.
Hiç tanınmayan biri iken Kılıçdaroğlu sayesinde İBB başkanı olan Ekrem İmamoğlu ile Kılıçdaroğlu CHP'sinin gurup başkan vekilliğini yapan Özgür Özel birlikte hareket ederek Kılıçdaroğlu'nu sırtından hançerlediler."
İşte CHP'li Yılmaz Özdil'in anlattığı CHP böyle bir parti.
Üst düzey böyle olunca parti'nin her kademesinde nasıl entrikalar ve ihanetlerin döndüğünü siz düşünün.
Tekrar şu soruyu soralım.
Birbirlerine sevgisi ve saygısı olmayan, birbirlerine ihanet ederek arkadan hançerleyen böyle bir partiden bu ülkeye ve millete hayır gelirmi?

Yazarın Diğer Yazıları