Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Yunusla gezerim

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Yunusla gezerim Anadolu’yu,

Dokuz asrın mahsulünü toplarım

Hak katına ermiş mü’min kulunu

Sevdasını mahşerimde toplarım!

Gül yüzün dağa, vadilerde dinmiş,

Yunus’un, şiirinden sır toplarım...


YOL GİDERİM

Yol giderim, sağım solum bahar kokar

Bahar kokusu, hüznümü döker

Geçit veren dağlar, ufkumu açar

Ufukta tefekkür, zihnimi dokur


BAZEN

Bazen, sözünü alkışla keserler

Bazen, güz rüzgârı gibi eserler

Bazen, asude bir söze küserler

Özlü söz, gül gibi tutana benzer


GÜLÜ SEVEN

"Gülü seven, dikenine katlanır"

Seven yürekler, hayata atlanır

Sevgi de, hayatın dönen çarkı,

Çarkın dişlileri, hayretle döner

Dönüşü kâh kâbus, elem, kâh sevinç;

Aşk timsali, halden hale katlanır


KÂH YÜREK

Kâh yürek, kâh gönül derim ülküye

Milletin aşkla sevdiği türküye

İçli rüzgâr gibi esen nağmeye

Bulut bulut gezer, eşlik ederim

Nağmenin teline eşlik ederim


İSTEMEK

İstemek, o kadar güzel bir şey ki,

Bir akıl, bir yürek olup yürümek

Salih bir niyete rabbim kanat verir

Zümrüt’ü anka kuşunu rehber kılar,

İstemek, bir büyük sevda yürek işi...


UYANIŞI...

Uyanışı içimizde yaşamak

Üstümüze farzdır, onurlu emek

Bir ideal etrafında bayraklaşmak

Gayesi vatan olana ne mutlu...


DİRİLİŞE UYANMAK

Dirilişe uyanmak şu âlemde,

Kalmasın hiçbir can ezada, elemde...

Huzur şarkıları düşmesin dilimde,

Gök mavisi kadar mutluluk dileğim...


EL BAĞLAR…

Çağlar, vuslata el bağlar…

Dağlar, hicaba el bağlar…

Ağlar, gözler, edebe el bağlar…

Gönüller, sultanına el bağlar.

YETMİŞ İKİ MİLLETE

Yetmiş iki millete bir gözle baktım

Besmelesiz hayat, şer olur dedim

İmân kıvılcımını sözle yaktım

İtikatsiz hayat zor olur dedim


Dilim Anadolu, Taptuk Kapısı

Erenlerin yolu, sabır çatısı

Yesevi Okulu, gönül yapısı

Aşk dersi cümleye yar olur, dedim


İNSAN DOKUSU

Bozma! Yurdumun insan dokusunu

Kanla çizilmiş, vatan yokuşunu!

Kalbimde nakış nakış oluşunu

Yokuşlar döne döne çıkılırmış

Gözlerim ufuklara çakılırmış

Güneşin doğuşunu beklediğim

Büyük idealleri sakladığım

Ufuklar, Turan’a giden Aladağ’ım!


GÖNLÜMÜN NAKIŞI

Gül, hilal, lâle; gönlümün nakışı

Vatan olmaya ruhumun akışı

Besler, cihan-ı ebed davasını

Reyhan kokusundaki bakışı

O bakış, Âlem-i İslâm’ın nazarı

O nazarda, Medine havasını,

Solur Anadolu’m!


GÜL RESİM

Gül resmi çizer misin yüreğime?

Sesini daha yakından duyayım...

Sevdanı yazar mısın ocağıma?

Hayatı daha enginde kurayım

Hayatı yalnız kalbimde kurayım


HARPUT’TAYIM

Harput’tayım, Buzluk Bağlarında

Şiir, sanat, musiki kokan doğa

Dağ, vadi, nehir gönül bağlarında;

Yüreğinizi okşayan bir esinti

Yeşil ile mavinin iç geçirmesi

Bir çay içimi sükûta MERHABA


MUŞ OVASI

Baharda cennet kokar, Muş Ovası

Muş, Malazgirt, Ahlat fetih rahlesi

Murat boylarında, ihlas havası

İkramı bize, ‘Kırmızı Lalesi’

Yeşil Doğaya dayadım sırtımı

Bu diyarlar, yüreğini sardı mı?

Devran Alparslan nesline vardı mı?

Bu yerler ki, “Vatanımın Kalesi!


İTİRAZIM VAR

İtirazım var, deme her bakışa!

Gönüle dokunur, kör eder seni

Yüreğine sor, har eden bakışa,

Gözüne dokunur nar eder seni

MECNUNDUR DERLER

Mecnundur derler, bihaber kendinden

Aşk risalesi, bellidir halinden

Gözü deryada, taşar bendinden

Dışına bakma, esrarı kendinden...


HER AİLE

Her aile, ders alana bir roman

Mayası sevgi müstahkem bir kale

Kader çizgisinde her anı aman!

Suyun gözesinde derya pınardı!

Sorarım, nasıl gelindi bu hale?


YIKIK DUVARLAR GİBİ...

Yıkık duvarlar gibi gönlü kırık

Damar damar yürür sanki hıçkırık

Gözlerim bulut bulut ağlayamam!

Sabır çeker zamanı durak durak

Nice çürük ilmekler, bağlayamam!


GÖNLÜM...

Gönlüm incelmiş, kıvrılmış tel gibi

Sedam semaya akmış bir sel gibi

Dinleyin neyden inim inim inler

Dilim, özümden süzülmüş bal gibi


TUZ KOKMUŞ

Şu âlemde, “tuz kokmuş, su kirlenmiş”

Gören gözler bilir, “ata horlanmış!”

“Anneler gününde!” sözler yalanmış

Gözlerden kan akar, ‘dünyamız yanmış’

Yanmış âlem, ‘kuru kavgaya’ aldanmış!


ANNE, “AFFET”

Anne affet, cennetin kapısındasın!

Çocuğun, mutluluğuyla zindesin...

Anne sevgisiyle, Hakk’ın izindesin

Ana’m der, şefkatin soy ağacındasın

Sevgi, imandan bir cüz; ibadettir


ANNE SEVGİSİNDE

Anne sevgisinde, Veysel Karani!

Misk-i gül kokusu taşır hayatı

Şefkati, yarasına merhem içirir

Resul hırkasını taşır hayatı

Ey anne sevgisi, ne mübareksin!


BAHARIN COKUSU

Baharın coşkusu geldi nihayet

Binbir çeşni misk kokusunda hayat

İşvesi âleme etti sirayet

Sanki cennet muştusundan hidayet

Hakkın esmasına eder riayet

Selam dile, esenlikler getirsin...

Yazarın Diğer Yazıları