Yunusla gezerim Anadolu’yu,
Dokuz asrın mahsulünü toplarım
Hak katına ermiş mü’min kulunu
Sevdasını mahşerimde toplarım!
Gül yüzün dağa, vadilerde dinmiş,
Yunus’un, şiirinden sır toplarım...
YOL GİDERİM
Yol giderim, sağım solum bahar kokar
Bahar kokusu, hüznümü döker
Geçit veren dağlar, ufkumu açar
Ufukta tefekkür, zihnimi dokur
BAZEN
Bazen, sözünü alkışla keserler
Bazen, güz rüzgârı gibi eserler
Bazen, asude bir söze küserler
Özlü söz, gül gibi tutana benzer
GÜLÜ SEVEN
"Gülü seven, dikenine katlanır"
Seven yürekler, hayata atlanır
Sevgi de, hayatın dönen çarkı,
Çarkın dişlileri, hayretle döner
Dönüşü kâh kâbus, elem, kâh sevinç;
Aşk timsali, halden hale katlanır
KÂH YÜREK
Kâh yürek, kâh gönül derim ülküye
Milletin aşkla sevdiği türküye
İçli rüzgâr gibi esen nağmeye
Bulut bulut gezer, eşlik ederim
Nağmenin teline eşlik ederim
İSTEMEK
İstemek, o kadar güzel bir şey ki,
Bir akıl, bir yürek olup yürümek
Salih bir niyete rabbim kanat verir
Zümrüt’ü anka kuşunu rehber kılar,
İstemek, bir büyük sevda yürek işi...
UYANIŞI...
Uyanışı içimizde yaşamak
Üstümüze farzdır, onurlu emek
Bir ideal etrafında bayraklaşmak
Gayesi vatan olana ne mutlu...
DİRİLİŞE UYANMAK
Dirilişe uyanmak şu âlemde,
Kalmasın hiçbir can ezada, elemde...
Huzur şarkıları düşmesin dilimde,
Gök mavisi kadar mutluluk dileğim...
EL BAĞLAR…
Çağlar, vuslata el bağlar…
Dağlar, hicaba el bağlar…
Ağlar, gözler, edebe el bağlar…
Gönüller, sultanına el bağlar.
YETMİŞ İKİ MİLLETE
Yetmiş iki millete bir gözle baktım
Besmelesiz hayat, şer olur dedim
İmân kıvılcımını sözle yaktım
İtikatsiz hayat zor olur dedim
Dilim Anadolu, Taptuk Kapısı
Erenlerin yolu, sabır çatısı
Yesevi Okulu, gönül yapısı
Aşk dersi cümleye yar olur, dedim
İNSAN DOKUSU
Bozma! Yurdumun insan dokusunu
Kanla çizilmiş, vatan yokuşunu!
Kalbimde nakış nakış oluşunu
Yokuşlar döne döne çıkılırmış
Gözlerim ufuklara çakılırmış
Güneşin doğuşunu beklediğim
Büyük idealleri sakladığım
Ufuklar, Turan’a giden Aladağ’ım!
GÖNLÜMÜN NAKIŞI
Gül, hilal, lâle; gönlümün nakışı
Vatan olmaya ruhumun akışı
Besler, cihan-ı ebed davasını
Reyhan kokusundaki bakışı
O bakış, Âlem-i İslâm’ın nazarı
O nazarda, Medine havasını,
Solur Anadolu’m!
GÜL RESİM
Gül resmi çizer misin yüreğime?
Sesini daha yakından duyayım...
Sevdanı yazar mısın ocağıma?
Hayatı daha enginde kurayım
Hayatı yalnız kalbimde kurayım
HARPUT’TAYIM
Harput’tayım, Buzluk Bağlarında
Şiir, sanat, musiki kokan doğa
Dağ, vadi, nehir gönül bağlarında;
Yüreğinizi okşayan bir esinti
Yeşil ile mavinin iç geçirmesi
Bir çay içimi sükûta MERHABA
MUŞ OVASI
Baharda cennet kokar, Muş Ovası
Muş, Malazgirt, Ahlat fetih rahlesi
Murat boylarında, ihlas havası
İkramı bize, ‘Kırmızı Lalesi’
Yeşil Doğaya dayadım sırtımı
Bu diyarlar, yüreğini sardı mı?
Devran Alparslan nesline vardı mı?
Bu yerler ki, “Vatanımın Kalesi!
İTİRAZIM VAR
İtirazım var, deme her bakışa!
Gönüle dokunur, kör eder seni
Yüreğine sor, har eden bakışa,
Gözüne dokunur nar eder seni
MECNUNDUR DERLER
Mecnundur derler, bihaber kendinden
Aşk risalesi, bellidir halinden
Gözü deryada, taşar bendinden
Dışına bakma, esrarı kendinden...
HER AİLE
Her aile, ders alana bir roman
Mayası sevgi müstahkem bir kale
Kader çizgisinde her anı aman!
Suyun gözesinde derya pınardı!
Sorarım, nasıl gelindi bu hale?
YIKIK DUVARLAR GİBİ...
Yıkık duvarlar gibi gönlü kırık
Damar damar yürür sanki hıçkırık
Gözlerim bulut bulut ağlayamam!
Sabır çeker zamanı durak durak
Nice çürük ilmekler, bağlayamam!
GÖNLÜM...
Gönlüm incelmiş, kıvrılmış tel gibi
Sedam semaya akmış bir sel gibi
Dinleyin neyden inim inim inler
Dilim, özümden süzülmüş bal gibi
TUZ KOKMUŞ
Şu âlemde, “tuz kokmuş, su kirlenmiş”
Gören gözler bilir, “ata horlanmış!”
“Anneler gününde!” sözler yalanmış
Gözlerden kan akar, ‘dünyamız yanmış’
Yanmış âlem, ‘kuru kavgaya’ aldanmış!
ANNE, “AFFET”
Anne affet, cennetin kapısındasın!
Çocuğun, mutluluğuyla zindesin...
Anne sevgisiyle, Hakk’ın izindesin
Ana’m der, şefkatin soy ağacındasın
Sevgi, imandan bir cüz; ibadettir
ANNE SEVGİSİNDE
Anne sevgisinde, Veysel Karani!
Misk-i gül kokusu taşır hayatı
Şefkati, yarasına merhem içirir
Resul hırkasını taşır hayatı
Ey anne sevgisi, ne mübareksin!
BAHARIN COKUSU
Baharın coşkusu geldi nihayet
Binbir çeşni misk kokusunda hayat
İşvesi âleme etti sirayet
Sanki cennet muştusundan hidayet
Hakkın esmasına eder riayet
Selam dile, esenlikler getirsin...