Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Önce selam

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Önce Selâm deriz, efendim.

Selâmda, ‘rahmet, bereket, esenlik, ferahlık, gönülleri açacak bir ufuk...’

İbrahim Suresi 24.ncü ayette şöyle buyrulur; “Gördün ya, Allah, nasıl bir temsil yaptı: Hoş bir kelime olan tevhid ve şehadet (iman) kökü yerde sabit ve dal-budağı yukarda olan hoş bir ağaca benzer.”

Sözü, sohbeti, kelâmı gönül açıcı bir ruhla ifade etmek...

Sürekli iyilikleri, güzellikleri, hayrı ve hasenatı söylemek insanın yaratılış fıtratını da olumlu yönde etkiler.

Notlarım arasında aldığım,

-Trafik- yaya geçitleri,

Hazar Gölü ve Çevre temizliği,

Taziye evleri ve Sosyal Dayanışma,

Yangınlar, arazi yangınları ve bunların sebepleri...

Gıda üzerinde olumsum oyunlar,

Çocuk Oyunları ve günümüzde teknolojinin getirdiği oyunlar...

Yolsuzluk, kumar vesaire güven yıkan davranışlar...

Siyasetten ekonomiye veya sosyal ve kültürel hayata her zaman için sımsıcak bir kavram kullanırız,

“artık beyaz bir sayfa açacağım!”

Yıllarca bu köşemizde, “erdemli insandan erdemli topluma...” ideal bir yolculuktan söz ederiz.

Malazgirt-1071’in kapılarını açan, bu ideal yolculuktur.

İstanbul-1453’ün fetih kapılarını açan bu yolculuktur.

Çanakkale- 1915’i geçilmez yapan da bu yolculuktur.

Bu ulvi idealin temelleri, ‘insanla başlar...’

Gelecek neslin inşasında, “kâmil insana yolculuk!” gibi bir hasletimiz, ıstırabımız, çilemiz var mı?

Hayatta hiçbir şeyi basit görmeyiniz... Bir izmarit, bir cam kırığı veya küçük bir kıvılcım büyük yangınlara/ afetlere sebep olabiliyor. Günümüzün en büyük afetleri/ veya belaları haline gelen, ‘yangınlar...’ ve onun getirdiği maddi ve manevi boyutları büyük zararları hiç düşündük mü?

Düşünmek/ veya tefekkür eden bir toplum bizim ahlaki bir idealimiz olmalıdır.

“Trafik ve yaya geçitleri...” bizim günlük hayatımızın/ veya serüvenimizin can damarıdır. Burada da öncelik ne olmalıdır, “insana saygı...”

“Men arefe nefsehu, fekad arefe rabbehu”

Mealen, “Nefsini (kendini) bilen, Rabbini de bilir”

İnsana saygı, insana öncelik tanıyan kurallar, ‘trafiği de rahatlatır’

Hz. Mevlana, “Geçmişini iyi bil ki, geleceğe sağlam basasın. Nereden geldiğini unutma ki, nereye gideceğini şaşırmayasın.”

Anadolu’da, sosyal hayatımızın ayrılmaz parçası olan, “acıların ve sevinçlerin paylaşılması...”

Taziye Evleri üzerinde dikkatle dururum. Orada yaşayan bir kültür vardır. Acılar, dertler, sıkıntılar paylaşılır. Geçmiş, ecdat hatıraları dile gelir, özlemle anlatılır. Taziye evine, eş-dost ve yakınları tarafından aş taşınır, hizmet taşınır. Aşınan yaralarımız bir bakıma tedavi edilir. Bunlar bizim güzel hasletlerimizdir.

Yunus Emre’nin güzel bir sözü vardır; “Bölüşürsek tok oluruz, bölünürsek yok oluruz!”

Asrımızın hastalığı, ‘bölünmek’ Bir söz vardır, “küçük olsun, benim olsun!” Bütün bunlar, kanayan yaramızdır.

Bizler çocuk oyunlarında, ‘paylaşma kültürünü...’ geliştirebiliyor muyuz? Çocuklarda, asıl maharet, rol alma, yetenekler, kabiliyetler vesaire çocuk oyunlarıyla kendini gösterir.

Sadece ‘paylaşma kültürünün’ kazanımlarına baktığımızda, “sosyal beceriler, empati gelişimi, problem çözme, dil gelişimi...’ üzerinde ne kadar etkili olduğunu görebiliyoruz.

Şu bir realitedir, “geleceği/ veya yarınları bugünkü nesiller inşa eder!”

Bütün ahlarımız, yarınlara değil, bugünlere saklı kalsın!

Malala Yousafzai, “Bir çocuk, bir öğretmen, bir kalem ve bir kitap dünyayı değiştirebilir.”

George Orwell, “Geleceği kontrol eden geçmişi de kontrol eder; bugünü kontrol eden geçmişi de kontrol eder.”

Geçmiş ile gelecek arasındaki köprüler bir yıkılırsa, aman Allah’ım! Geçmişini inkâr edenlere o kadar üzülürüm ki, içimden koca bir “VAH!” derim.

Turgut Uyar, “Bütün gümbürtüsüyle umut kaçınılmaz gerçektir.” Bizler, deryaları büyük umutlarla/ veya büyük ideallerle aşacağız. Umudunu yitirenler, ‘ölümü tercih edenlerdir’ Umutsuz insanlar, hayatı da bir kâbus haline getirirler.

Charles Bukowski, “insan; geçmişin hasretçisi, geleceğin özlemcisi, yaşadığı anın şikâyetçisidir.”

“Çevre temizliği...” bir kültürdür, özverili bir ahlaktır, tatlı bir disiplindir her şeyden önce bir eğitimdir. Bu kültürden ne kadar uzaklaştığımızda bizleri üzmektedir. “Temizlik imandandır!” hadisi bizleri terbiye etmelidir. Bu terbiyeyi bizler, ‘geçmişten geleceğe taşıyabilmeliyiz’ vesselam

Yazarın Diğer Yazıları