Bir yeni güne, Cumaya merhaba
Bir saf olan gönüllere merhaba
Gül kokulu rayihalar merhaba
İyiliğe yürüyen adımlar merhaba
Takva sahibi yüzler merhaba
Hayırlı, ihlaslı günler merhaba
BERRAK SULARDA
Berrak sularda, sırrıma bakarım
O gizemli akışına bakarım
İftirasın, yakışına bakarım
Kendini görmeyene aşk olsun
Dünya hayatı zevkine meşk olsun
Gönül tahtını ağırlayan köşk olsun
İYİLİĞE ÇAĞRI YAPALIM
Geliniz, iyiliğe çağrı yapalım
Hakkı hak bilerek, hakka tapalım!
Kimse demesin, "hayırda topalım"
Ey can, sırlar birgün aşikâr olur
Şu naçiz beden sana şikâr olur
Boynuna dolanan hilekâr olur
Kar bildiğin ateşe odun olur
HAYIRLI ÜMMETTİR
Hayırlı ümmettir, Sahabe Yolu,
Gökteki yıldızlar, Sahabe Yolu,
Gönül, bu yola, canlara hasretim!
Sahabe yolu, muttakiler yolu
Asıl bu yola, rağbetimiz olsun
Aşk çilesine, hasretimiz olsun
Güzel bir niyet, gayretimiz olsun
KALEM, HOŞ SEDADIR
Kalem, edep içre bir hoş sedadır
Vatan, bayrak, millet, ezanla edadır
Fikirler bizde asude bahardır
Sansür, "asude bahara" vedadır
Her veda, öksüz kalmış bir nidadır
BEŞİKTEN MEZARA
"Beşikten mezara kadar ilim öğren"
Bu yolun çilesi, devranı güzel
Hikmetle, âlemin sırrını gören
Gözlerin içi de, seyranı güzel
Feraset, ufuk ötesini süzen,
Cemal hasretinde, hayranı güzel
YALAN HİKÂYELER
Hikâyeler, baştan aşağı yalan
Açmış kendisine koskoca alan
Omurgası güven, hesabı talan
Vurdumduymaz olunca ahvalimiz
Yangın yerine döner halimiz
NE GÜZEL
Ne güzel insanların selâmlaşması
Nefsini, gururunu aşması
Huzur, güven, moral, aşkla taşması
Bir akıl, yürek olup buluşması
Ey erdemli günler, sana hasretim
MÜSLÜMAN MAHALLESİNDE
"Müslüman mahallesinde salyangoz satmak"
Olmaz demeyin, sükût edersen olur!
Mahalle, nice teraneci bulur
Sokaklar, mahzun bir edayla bakar
BASINDA SANSÜRÜN
Basında, sansürün kalktığı günde;
Geçmişe bak, "künde üstüne künde"
Kalem üstüne, oynanan oyunda
Ben de yokum, ben de yokum demeli!
HIRSIZLIK...
Hırsızlık, yolsuzluk haksızlık ve de...
Nasıl kaynar, kötülerin kazanı
İblisler mi, bu yolun kazananı?
Ahi Evran mektebi kapandı mı?
Bu nasıl devran, nasıl heyuladır?
İYİLER ÇEKİLMİŞ
İyiler kabuğuna çekilmiş
Toprağa türlü melanet ekilmiş
"Bırakın geçsinler" nasıl akılmış?
Yiğit olmayana, iyilik yamadır
Sözün, kelâmın gözyaşı, amadır.
KÂMİL İNSAN
Kamil insanın edası da zarif
Sözü, çağlayan su; arif mi, arif
Hoş seda da, muğlak kalmasın tarif
Kamil insanın dostluğu ebedi
Altın ayarını geçer senedi
ÖYLE İÇTEN
Öyle içten, candan türkü söyle ki,
Beni derinden sarsın, sarmalasın
Can kulağıyla dinlerim şöyle ki,
Derdime bir merhem gibi yarasın
Dünyanın gönül yüzü hüzün kokar
O hüzne müptela gözyaşı döker
Şafak kızıllığı ne zaman söker?
Kızıllığında gönlümü deresin
ŞİİRİN HİKMETİ
Şiirin izzeti, hikmetindendir
Dokunaklı manası suyundandır
Mısralara, "bir içim su gibi" der;
Hafifliği, kalemin huyundandır
Ey asil, dokunaklı söze hayran
SÖZÜ AKIL İLMEĞİNDE
Sözü, akıl ilmeğinde süze süze
Gönül deryasında, yüze yüze
Hikmet defterine yaza yaza
Manasında yoğurarak söyle
Sözün, mayalanma çilesi vardır
Elbet, durulanma süresi vardır
Kalplerin sükût durası vardır
Söz cevherini dura dura söyle
TARİHİ CAHİLLERLE...
Tarihi, cahillerle konuşamam
Vatansızlarla birlikte koşamam
Ateşten gömlek giyen milletini,
Pusulu yolların eziyetini,
Görmeyen, cürümlü marifetiyle,
Çamur atanlarla hiç yürüyemem
RABBİNİ GÖRÜR GİBİ
Rabbini görür gibi yaşamak,
İhsandır bize lütfu keremi
Nehir gibi içten içe çağlamak,
İhlastır, içimden alır öfkemi
Derde, merhem süre süre taşımak
Sırrım ben de, sükûtum sessiz gemi
SEHER VAKTİNE
Seher vaktine duası yakışır
Bir kahve içimi, gönlüm yatışır
Saba rüzgârı, nağmesi akışır
Gelin dostlar, güne selâm edelim
Şu garip gönlüm zamanla yarışır
Nice keder, sevinçlerle tanışır
Âdem, kendi gölgesiyle bakışır
Gelin dostlar güne selâm edelim
BAHARIN İLKİNİ
Baharın ilkini, sonunu da severim
Coşkusunu, neşvesini de severim
Esen rüzgârı, serinliğini de severim
Baharın, çelengini, tacını da severim
Bahar cennet misali, kokusunu alırım
KARANLIK BİR YORGAN GİBİ
Karanlık, bir yorgan gibi serilir
Sükûtun en deruni halinde
Düşlerim, uyku nöbetine serilir
Gözlerim, yarı kapalı halinde,
Bir zaman uzdırabına serilir
Mahzun, masum yakarışlar halinde
VAKARINLA
Vakarınla birlikte yakar
Bak, nasıl sular derin akar
Garibin eli ayağı sakar,
Kimbilir aklına neler takar
Kurtul nefsinden, esaretten!
“BİZE KARANLIK!”
Bize karanlık, anlamayız Beyim!
Bilmediğim sırda, başımı eğim!
Söz gelir hergün haddi hesabı belirsiz
Hele kafa yorup elekte eleğim
Bizlere, aşikâr sözü bileyim
KALBİNİ YORMA
Kalbini yorma, birgün yenik düşersin
Kimbilir, neler neleri düşlersin?
Kalbini yorma, düşlerinde yaşa
Efkârı bırak, türküler söylesin
Yanık yüreğin; öğle veya böylesin
"Merhem sür" gazeli türküler söylesi