Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Filenin sultanları

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Filenin Sultanları Çin’in Makao şehrinde düzenlenen 2026 FIVB Milletler finalinde Brezilya’yı 3-1 ezici bir üstünlük/ veya performans sağlayarak Milletler Ligi Şampiyonu olacaklardı.

BM kayıtlarına göre 205 ülke arasından, “ay yıldızlı bayrağımı göndere çekiliyor ve İstiklal Marşını 8,3 milyar insana büyük bir huzur içerisinde dinletiyorsunuz!”

“ŞAMPİYON TÜRKİYE...” şarkısı kadar güzel ne olabilir ki?

Bizleri en fazla etkileyen/ veya duygularımızı okşayan da, Filenin Sultanlarının bir ağızda, yürekten gelen o derin hislerle rahmet mekân Cep Herkülümüz, Dünya Şampiyonu Naim Süleymanoğlu’nun o meşhur müziğin sözlerini tekrarlayarak söylemeleri... Bizleri kendi spor tarihimizde iz bırakan kahramanları hafızalarımıza taşıyordu!

“Bıraktım geldim evimi geride

Adımı aldılar, kan karıştı tenime

Demişti anam bana, “Buz da olsan erime”

Kaldırdım dünyayı dertlerimin yerine”

Bu tarihi şampiyona da, “86 milyon insanımızın yüreği oldunuz!” bundan evla ne olabilir?

Milli Takım içerisinde yer alan, Melissa Vargas ‘en değerli oyuncu’ seçiliyordu. Dünyanın en iyisi olmak bir sporcu için de, bir sanatçı için de, bir ilim adamı için de, ‘gönül alkışlarını alan/ takdire şayan bir değerdir’

Olimpiyatlarda ilk altın madalyayı 1936 yılı Berlin Olimpiyatlarında Grekoromen dalında kazanan, Türk sporcu Yaşar Erkan’dan günümüze kadar aynı başarıyı gösteren bütün sporcularımızı kalben kutlarım... Bilim Olimpiyatlarında mümtaz isim Aziz Sancar’a da kalbi teşekkürler...

Gazi Atatürk’ün çok sevdiğim bir sözü vardır, “Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim!”

Bu milletin öz değerleri... O değerler bir araya geldiğinde öz güveninizin Ağrı Dağı misali zirvelere çıkıyor. O yüreklerde, “zeki, çevik ve ahlaklı bir duruşu...” bizler alkışlıyoruz.

Şairimiz, Suna Yılmaz’ın mısralarıyla sözümüzü harmanlaştıralım;

“Bugün gökyüzü daha güzel

Çünkü siz yıldız oldunuz

Her smaçta bir gök gürültüsü

Her blokta bir kale yükseldi

Milletin kalbi

Sizinle aynı ritimde çarptı...”

Gönül Dolusu Tebrikler...

HAZAR ŞİİR AKŞAMLARI İÇİN...

Geçtiğimiz gün bu köşemizde, Uluslararası Hazar Şiir Akşamlarıyla ilgili bir değerlendirme yazısı kaleme almıştım. Sanat ve Edebiyat dostları çok sağolsunlar, kendi kanaatlerini paylaşmışlardı. Her biri bizlere ufuk açısı paylaşımlar. Rahmet Mekân Fethi Gemuhluoğlu’nun çok nezih bir sözü vardır; “Önce selâm, sonra kelâm; önce refik, sonra tarik; önce teklif, sonra tenkit...”

Yunus Emre, “paylaştığın senindir, biriktirdiğin değil!” Paylaşmak/ veya bölüşmek kültürü bizleri sürekli yüceltmiştir. “Ben Olmasın/ Al yanakta ben olmasın/ Sen var iken, biz var iken/ Her sözün başı ben olmasın!” Bu millet değerleriyle yürüdükçe saygıyı hak etmiştir.

Eğitimci-Yazar- Şair ve de her zaman saygı duyduğum kalem, Yusuf Dursun Beyefendi, “bu köşede yer alan Uluslararası Hazar Şiir Akşamlarıyla ilgili...” yazımız için, ‘her cümlesine katıldıklarını’ belirtmeleri bizler için de önemli bir gözlem ve değerlendirmedir.

Keban İlçemizden Emekli Öğretmen Fevzi Özdemir Beyefendi, Şiir Akşamlarıyla ilgili yazımıza gönderdikleri mesajlarında şu ifadelere yer veriyorlar;

“Emeğinize, yüreğinize sağlık değerli üstadım. Çok güzel bir değerlendirme yapmış ve hafızalarımızı tazelemiş oldunuz.

Dediğiniz gibi bu çok önemli kültür organizasyonunu hep gündemde tutmak ve hep daha iyisini, daha kapsayıcı olan bir şiir akşamları programı için istişare yapılmalı, toplumun her kesiminden görüşler alınmalıdır.

Benim bu konuyla ilgili görüşlerimi şöyle ifade edebilirim:

1- Bu programın isminin "Altaylardan Hazara - Hazardan Fırat’a Şiir Akşamları" şeklinde düzenlenmesi daha kapsayıcı olacaktır.

2- Program üç gün olarak planlanmalı. Birinci gün il merkezinde, ikinci gün Hazar Gölü'nde, üçüncü gün de Keban Fırat Nehri kıyısında yapılmalıdır.

3- Bu üç günlük programda hep şiir konuşulmalı, şiir okunmalı, her coğrafyadan, her ilden, ilçeden şairler davet edilmelidir.

4- Her yıl belirlenecek bir tema etrafında: Vatan, millet, bayrak, milli ve manevi değerler, birlik, beraberlik, kardeşlik, barış, sevgi, saygı... gibi milli duyguları işleyip, gelecek kuşaklara aktarmak olmalıdır.

Bu temennilerle daha da kapsamlı bir şiir akşamları programı diliyorum.”

ŞEYTANIN ŞERRİNDEN KORUYAN İKİ AYET

Rahmet Mekân Hafız Muhammed Okur, kapısını çalan hal ehli bir insana, “şeytanın şerrinden koruyan iki ayeti telkin ediyorlar!” Bu ayetleri ömür boyu kalbine yerleştirenler huzur bulurlar.

Mü’minun Suresi 97.nci ayet;

“Ve kul rabbi e’ûżu bike min hemezâti-şşeyâtîn(i)”

Mealen, “De ki; “Rabbim, Şeytanların vesveselerinden sana sığınırım.”

Mü’minun Suresi 98.nci ayet;

“Ve e’ûżu bike rabbi en yahdurûn(i)”

Mealen, “Rabbim, onların huzurunda bulunmalarından sana sığınırım”

BİR BARDAK SU DA BİLE!

Hayatımızı ne kadar kontrol edebiliyoruz? Çok önemli... “Bir bardak suda 7 sünnet var!”

Bütün bunlar, “maddi ve manevi katıklardır!” Yedi sünneti şöyle bir sıralayalım;

“1.Besmele Çekmek, 2. Oturarak İçmek, 3. Sağ el ile İçmek,

4. Üç yudumda (nefeste) İçmek, 5. Bardağa üflememek,

6. Aile içinde de olsa ikramda bulunmak, 7. İçtikten sonra Elhamdülillah demek.”

İnsan, başıboş yaratılmadığını bilecek... Her an, ‘şükreden bir kul’ olma zarafetini gösterecek...

Şurası muhakkak ki, Yaratıcıya itaat eden iyi bir kul... Hayatı da bir okul mesafesinde görecektir.

Sürekli öğrenen veya öğretici durumunda olmak!

Bir bardak su da titreyen dudaklar, “su gibi ömrü uzatır dualar”

Hicaba isim olur, al duvaklar, kanat çırpar gönlümüzde şualar...

Yazarın Diğer Yazıları