Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Hazar Şiir Akşamları hakkında

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Bu yıl inşallah 29.ncusu yapılacak Uluslararası Hazar Şiir Akşamlarının şehrimizde bir güneş gibi parıldayışından günümüze kadar gelişini hafızamıza nakış nakış işlemişiz dersem yeridir. 1992 yılında, Şener Bulut ve arkadaşlarının, Av. Fikret Memişoğlu anısına, ilkini Fırat Şiir Akşamları olarak, ‘sivil bir anlayışla’ gerçekleştirdikleri bu muhteşem geceyi daha dün gibi hatırlarım. Bu günün anısını, hattat Nihat Oğuz, ‘bir gül deseni’ olarak ifade etmişlerdi. O meşhur Tebriz türküsü hemen hafızalarımıza gelir;

“Nice bile arz eyleyen, kızıl gülem men

Kollarını sar boynuma sevgilinem men.”

Uluslararası Hazar Şiir Akşamları, ‘bir yar oldu, bir sevgili oldu’ bizlere...

Gül koklayan Fatih’te gördük, o narin endamı bizler...

Tebrizli Şairimiz ne diyorlar;

“Koparmak olursa gülü yapraktan,

Çıkarmak mümkünse avı avlaktan

Ayırmak çetindir eti tırnaktan

Etim ayırdılar, tırnaktan meni!”

Uluslararası Hazar Şiir Akşamları bir büyük idealin yürüyüşüydü. 1990 yılında SSCB2nin dağılmasından sonra bu kutlu yürüyüş daha manidar bir anlam kazanıyordu.

Uluslararası Hazar Şiir Akşamları, “bir kutlu şölene...” her yıl daha ileri adımlarla yenilenen, ‘kurultaya dönüşüyordu...’

Küçük Hazar’da öyle bir kıvılcım sıçradı ki, bütün gönüller onunla mesrur oldu. Şu nezih vatan coğrafyamızda, “Karaman nasıl ki, Türkçe’nin Başkenti olarak anılıyorsa...” Elâzığ Şehrimizde, “Şiirin Başkenti...” olarak anılmaya başlandı. Tarihimizin efsane şehri Harput için, “gönül coğrafyamızın vuslat şehri...” olarak bilinir oldu.

Elâzığ Şehri insanıyla, ‘kendi kimliği, tarihi, kültürü, edebi güzellikleriyle buluşur oldu’

Fikret Memişoğlu, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu, Cenani Dökmeci, İshak Sunguroğlu,

Hacı Hayri Bey, Fethi Gemuhluoğlu, Ahmet Kabaklı, Nüzhed Dede...” anılarına yapılan Uluslararası Hazar Şiir Akşamlarında, ‘kendi dünyamızla buluşuyorduk...’ Çok zengin bir iklimimiz vardı.

16.yüzyıl Divan edebiyatımızın önemli şairi Hayâli’nin o mısraları düşüncelerimize ışık tutacaktır;

“Cihân-ârâ cihân içindedir ârâyı bilmezler

O mâhîler ki, deryâ içredir deryâyı bilmezler”

Kendimizi, kendi dünyamızı keşfetmek kadar daha güzel bir şey var mı?

Öyle ki, Uluslararası Hazar Şiir Akşamlarıyla birlikte, Elâzığ Şehrimizde ‘tatlı bir esinti...’ edebi dünyamızı harekete geçirecektir. Edebi muhitler oluşacaktı... Görsel ve yazılı basınımızda, ‘şiir, sanat, edebiyat temaları...’ daha sıklıkla yer alacaktır. Uzun soluklu şehrimizin yüzakı haline gelecek bir edebi dergi,

“Bizim Külliye Dergisi...” yayın hayatına başlayacaktı. 2005 yılının Mayıs ayında, sadece Elâzığ Şehrinin değil, gönül coğrafyamızın da artık yakından takdirle karşıladığı, “Manas Yayıncılık...” şehrin köklü, kendi içerisinde ahenkli, muhtevalı yayın ve faaliyetleriyle cazibe merkezi konumuna gelecektir. Şehrimizde, ‘yayıncılık faaliyetlerinin de arttığını...’ gözlemliyorduk.

Uluslararası Hazar Şiir Akşamlarıyla birlikte, “Türk dünyası Hizmet Ödülleriyle birlikte...” Elâzığ Şehrinden, büyük ufuklara yelken açılacaktı... “Rauf Denktaş, Mehmet Emin Aga ve İbrahim Şerif, Nur Sultan Nazarbayev, İlhan Aliyev, Cengiz Aytmatov, Bahtiyar Vahapzade, Mustafa Cemiloğlu,

Turan Yazgan, Türk İşbirliği Kalkınma İdaresi Başkanlığı (TİKA),

Prof. Dr. Aziz Sancar ve Bilal Erdoğan’a” Türk Dünyası Hizmet Ödülleri veriliyordu.

Uluslararası Hazar Şiir Akşamlarının, Elâzığ İlimizin dışında yetişen önemli mütefekkirlerin anısına da yapıldıklarını görüyoruz. Bunlar, “Bahtiyar Vahapzade, Elmas Yıldırım, Mağcan Cumabay,

Cengiz Aytmatov, Necip Fazıl Kısakürek, Ahmet Yesevi, Mehmet Akif Ersoy, Yunus Emre,

Yahya Kemal, Arif Nihat Asya, Ali Şir Nevaî, Yusuf Has Hacip, Ziya Gökalp, Ganira Paşayeva,

Nuri Pakdil, Sezai Karakoç, Abay Kumanbay...”

Her geçen yıl kurulan tarihi edebi sofralarda; “Kırgızistan, Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan, Azerbaycan, K.K.T.C. Tataristan, Bulgaristan, Makedonya, Kabaya-Balkarlardan, İran’dan,

Kosova’dan, Kerkük’ten, Altay Türk Cumhuriyetinden, Kırımdan; ak yüzlü, bilge sözlü, kartal bakışlı, civan duruşlu, aynı gövdenin baharında çiçek açmış, cümlesine meyve vermiş, dalları geleceğe kanat gerecek şahsiyetler...” bu şehrin can misafirleri olacaklardı.

Elâzığ Şehri, Uluslararası Hazar Şiir Akşamları, Türk Dünyası Hizmet Ödülleri, Kardeş Şehirler faaliyetleriyle, Türkiye'mize rol- model oluyordu.

Rahmetli Destan Şairimiz bir şiirinde durumu şöyle özetleyeceklerdi;

“Bu kopan fırtına, Orta Asya’da

Yüz yıl sonra Anayurt uyanması...

Bahar müjdesidir gonca çığlıklar,

Gök gürültüleri... Kurt uyanması...”

Tarihimizi özetleyen bir yazımızı tekrar paylaşmak istiyorum;

Destanlarımıza bakınız; “Demiri Dövdük..” Dağları erittik, ayaklarımızın altına serdik, insanlığa hediye ettik koskoca medeniyetleri.. Masallarımız, kahramanlarla çocuklarımızın gözlerini büyüledi.. anne sütü gibi gönüllerini ferahlattı.. Gürbüz yiğitler çıktı, vatan coğrafyasında.. Ses verdiler, Ötüken yaylasından.. Ders aldılar, Ahmet Yesevi ’den.. Semerkant, Buhara rüyalarını süsledi, her dem.. Kaşgar, dillerini bezedi.. Aktılar, doğudan batıya doğru.. Bahar coşkusu içerisinde Yunusça dillendiler, Ahi Evran Konağı’nda yeni dünyalar/ yeni iklimlerle tanış oldular.. Şeyh Edebali, Emir Sultanlarla hayata barış oldular.. Fuzuli’den Nesimi’ye.. Şeyh Galip’den, Yahya Kemal’e bir yay kirişi gibi gönül iklimini sevdalarına gerdiler.. Bir hayat ki, Dede Efendilerde, Itrilerde billurlaştı...

Şunu gayet iyi biliyorum, hem Elâzığ Şehrimizde, hem Türkiye’mizde ve hem de Gönül Coğrafyamızda, Uluslararası Hazar Şiir Akşamlarının 29.cusu büyük bir heyecanla bekleniyor.

Uluslararası Hazar Şiir Akşamlarının her geçen yıl, bir önceki yıla göre daha görkemli, daha can alıcı, yeni ufuklar açıcı zengin programlarla; “Türk Dünyası, Kültür, Sanat, Edebiyat Kurultayına Dönüşmesi...” elzemdir. Şair ve Edebiyat Dostlarımızla sohbetlerimizde, “Uluslararası Hazar Şiir Akşamları...” o da, kısıtlı manada bir şiir akşamı olarak düşünülmemelidir. Tarihi ve Kültürel Değerlendirmelerin de yapıldığı, “Türk Dünyası Sosyal Mühendislik Arenasına...” dönüşmelidir.

Geçmiş yıllarda, bütün bunlar üst düzeyde gerçekleştirildi. Bakü ve Elâzığ’da en üst düzeyde gerçekleştirilen, “Elmas Yıldırım Toplantıları...” küçük Hazar’dan Büyük Hazar’a tarihi buluşmaları gerçekleştiriyordu.

Cengiz Aytmatov, Alıkul Osmonov ve MANAS DESTANI ile ilgili Bişkek ve Elâzığ’da yapılan toplantılar her biri takdire şayandır. Geçmiş yıllarda çıkarılan, “Güldesteler...” Uluslararası Hazar Şiir Akşamları ile ilgili geleceğe bırakılan yegâne kalıcı eserler oluyordu.

Uluslararası Hazar Şiir Akşamları sadece, Elâzığ Merkez İlçe ile sınırlı kalmıyor; İlçelerimizde de, şairlerimizin katılımıyla faaliyet bir şehre yayılıyordu. Okullarımızda gerçekleştirilen programlar, yetişen nesiller üzerinde derin izler bırakıyordu... Türkiye’de ve Türkiye dışında çıkarılan Dergilerde, Uluslararası Hazar Şiir Akşamları nakış nakış işleniyordu. Dikkat ediyorum, inşallah yakın bir gelecekte, “29.ncu Uluslar Arası Hazar Şiir Akşamları...” gerçekleştirilecek. Google Arama Motoruna şöyle bir girdim... Bir tek yazı, haber, yorum göremedim... “Sessiz bir çığlığa benziyor...” Gerçekten üzülüyorum. Harput/ Elâzığ gibi tarihin en münevver bir şehrinde, ‘şiir, sanat, edebiyat, musiki sıklıkla konuşulmalı...’ Sanatın yedi rengi bir gökkuşağı misali ufkumuzu donatmalıdır... Bütün bunlar, heyecanla, gönül alkışlarıyla olur. Günümüzde maalesef o alkışlardan mahrumuz.

Bizler, Uluslararası Hazar Şiir Akşamlarının, Struga Şiir Akşamları gibi, UNESCO desteğini almalı...

1995 yılında olduğu gibi, “Bestesi olan şairlerimizin eserleri...” icra edilmelidir. Bizler, ses ve sözü birlikte düşünürüz... Anadolu’da, ‘değişik isimlerle değerlendirdiğimiz sohbet toplantılarının özünde de bu vardır...”

Hazar Şiir Akşamlarına, ‘dergilerimiz, şiir sanat ve edebiyat derneklerimiz, komşu illerimizden şairlerimiz...’ davet edilmeliler. Daha zengin bir duyuru, tanıtım ve toplantılarla sanat dünyamızın his dünyaları harekete geçirilmelidir.

Bir fikir ve aksiyon insanı, eğitimci ve Tercüman Gazetesini yayınlayan merhum Gaspıralı İsmail Bey ne diyeceklerdi; “Dil’de, İş’te, Fikir’de Birlik...” Bir ve beraber olma şuuru ile Uluslararası Hazar Şiir Akşamlarına Merhaba demek isterim...

Yazarın Diğer Yazıları