"Yükselen bayrak, bir daha yere inmez"
Resulzâde'yedir, muhabbet seli
Mavi, kırmızı, yeşil, nakışı hilâl;
Göğsümüzü ağartır, can Azerbaycan
Türkistan'ın kapısı, Azerbaycan
DÜNYA
Dünya, "oyun-eğlenceden ibaret!"
Âlemde, deliller bize işaret
Gaye, her iki âlemi imaret
Olmasın, körü körüne esaret
Bilir gönlüm, cihânı halk edeni...
GÜN YÜRÜR
Gün yürür, zaman yürür sükûtla,
Sükûtu, edebi vakarla kutla
Sabır, içimizde gizemli nazar
Gün doğumunu tebessümle kutla
Sevgiyi harman yeri, kalbe taşır
Kalbi hisle güzellikleri kutla
LAF SALATASI
Kalbi olmayan söz, laf salatası,
Had bilmeyen, esamesi okunmaz
İlhamla gelen bestenin, her kıtası
Nefis-heves şiarına dokunmaz
TASARRUF SAHİBİ
Tasarruf sahibi bilgeler geçer
Ol bilgeler ki, himmetiyle geçer
Ders alır Musa, Hızır yoldaşı,
Yol arkadaşının yakın sırdaşı
Hayatın her anı, kalem fırçası
SAĞDUYU ÇAĞRISI
Sağduyu çağrısı, barışı besler
Maveradan gelir, o latif sesler
Gönlümün şarkısı, zarif nefesler
Bağı bağban bilir, hoyrat sedalar
NE OLUR
Ne olur, geçmişine taş atmayın
Attığın taş, döner, dolaşır baş yarar
Fitneyle, aynı döşekte yatmayın
Küfür belası çekilmez bir zarar
Ah, törpülenmeyen sinir uçları
Dehşeti saçar, belasını. Arar
GENÇLİK
Gençlik gibi bir baharı yitirdik
Delikanlı derlerdi adımıza
Kırkında, kemâl yaşımıza erdik
Aman, leke gelmesin şanımıza!
Bütün halimize pür dikkat verdik
İhtiyarlık, kapımıza geldi çattı
Sarı yapraklardan yorgan serdik
Hasat vakti, eser düştü anımıza
EY AŞK
Ey aşk, ruhumdan alırsın hücceti
Ruhun esrarını okur necatı
Masivadan uzak, selâmet bulur
Gönül iksiriyle besle niyeti
BAYRAM NASILDIR
Turan ellerinde bayram nasıldır
Niyetimiz, kızıl Elma’ya vasıldır
Ata yurdun derdi ile dertlenir
Vuslat şarkısı hilaldir, aldır;
Gerisi bize teferruat, masaldır
Sıla yurdu, ata yurdu; vatandır
Türkiye, kalbim şükranla atandır
HAZAR
Hazar, ufkumda bir deryaya benzer
Söz deryası şairlere konaktır
Nesir kara yazı, şiir ak yazıdır
Ak gönüllerdedir, vuslat şarkımız
Deryaları besler, hasret arkımız
ŞAİR DİLİ
Şair dili, daha özgür olmalı
Sözü, vatan sevgisi gür çıkmalı
O, bu sevdanın kükreyen hamalı
Rütbe, makam, şöhret peşinde değil!
Ruhu, vatan dediği, aşk temalı
Malazgirt’ten Harput'a tarih gider
Vatan olmaya, koca müjde gider
Artuk Beylerinden Belek Gaziye
TARİHİ KONAK
Tarihi Konak, nasıl anlatayım?
Temele ilk taş, asırlar önce;
Konduğunu hep atam anlatırdı!
Yedi nesil ömür sürmüş Konakta...
Erdemli insanları ağırlamış!
Sohbetlerle, ışıldayan Konak
Şimdi yaralı bir Ceylan'a benzer
Sabır, sabır üstüne kilitlenen
Taş duvarlar, mahzun gözyaşı döker
BUGÜN KÖYÜMDEYİM
Bugün köyümdeyim, ata ocağı
Tütmezse ocağım, bir yanım kırık
Eski yurt, rüzgâr gibi dolu dolu
Hatıralarımda tüten okulu
Mazim, kökü derinlerde mahşerim
Seni yaşadım, derin bir sükûtla
ELAZIĞ ŞEHRİ
Elazığ Şehri, dağları da aştı!
Tepeleri evlerle doldu taştı
Kuzeyden güneye bir yay kirişi
Depremin artçısı, sosyal bir deprem
Kimi doğuya, kimi batıya göçtü
Şehrin o güzelim ahengi kaçtı
Sokağım, kültürüm, mahallem yok
HAK BİLMEYEN
Hak bilmeyen; insaf, merhamet bilmez
Yol bilmeyenin, durağı olmaz
Geçer ömrümüz, dünyanın kahrında
İnsan bazen saçtığı zehri bilmez
Şu âleme açtığı yarayı görmez
MESNEVİ’DEN OKUR
Mesneviden okur, neyden çalarız
Aşk ile mey ile Hây’dan dolarız!
Can çıkar huydan, bedenden solarız!
Gül yağı çıramız yakıla dursun,
Ecel şerbetimiz içile dursun…
AŞURE
Aşure, delillerle ibadettir
Üleşmek, kutlu bir töre, adettir
Âdem’den günümüze hasenettir
Aşure, hasene; şükre senettir
Hak içre ikram ve kanaattir.
CUMANIN ALAMETİ
Cumanın âlameti, ışığıdır
Gün daha aydın, gönül daha aydın
Safların verdiği, birlik bağıdır
Gözler, gönüllerde okunur akın!
Akında birlik, zaferler de yakın