Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Dost kimdir?

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Dost, dar günde şafak gibi söker/ Gözlerini ufka doğru açandır...
Ufka bakarsın, gözyaşı döker / Gözyaşı duasında, gül açandır!
Dostu nerede arar, nasıl sorarsın?
Dost dediğin derde merhem olmalı/ Hak yolcusu, serde erdem olmalı...
Düşlerim coşkun bir nehir misali / Efkârlı gönlüme hemdem olmalı...
Dost kimdir?
Dost seninle dertlenir, hemhâl olur/ Binanın taşları gibi hâl olur...
Dost dediğin bir gövdeye dal olur!/ Bülbül diken bilmez, sözü bal olur...
Bedri, kahır yükünü çeker dostla / Dost seninle demlenir, gülzar olur...
Dost Yüzü Bilir misin?
Dost yüzüne bakar, sefa buluruz/ Hikmet-i Huda’dan deva buluruz
Aşk mihneti çeker şifa buluruz / Gönül gözü ile dosta gidelim...
Makam ve mevki yolunda dostlarını terk edenler, gün gelir yalnız kalırlar...
Dostu anlatmaya/ veya anlamaya devam edelim;
Dost, dosta selâm eder, rahmet diler
Omuz verir, deryada dalga olur!
Şefkatiyle yanar, gözyaşı siler
Dost, dostun vicdanında bilge olur
Dost, dosta kelâm eder, sohbet olur
Sohbeti gönüllerde şefkat olur
Şefkati, feryatlara ziynet olur
Dost, dostun vicdanında bilge olur
Sözlükte Dost, “Sevilen, güvenilen yakın arkadaş, gönüldaş; iyi
görüşülen kimse…” anlamlarına geliyor!
Maide Suresi 51.nci ayette şöyle buyrulur;, “Ey iman edenler!
Yahudileri ve Hıristiyanları dostlar edinmeyin! Onlar birbirinin
yaranıdırlar. İçinizden kim onları dost edinirse, artık şüphesiz o,
onlardandır.  Muhakkak ki Allah zalimler topluluğunu (inkârlarındaki
ısrarları sebebiyle) hidayete erdirmez”
İnancımız ne diyor; “Kişi arkadaşının dini/ yolu üzerinedir”
Dost kavramı üzerinde, tefekkür edelim. Dost kavramı üzerinde
yazılanlara/ veya hayatın bir de gerçek yüzüyle yönelelim.
Maide Suresi 55.ncu ayette de şöyle buyrulur, “sizin dostunuz ancak
Allah’dır. O’nun Resulüdür.
Ve (Allah’ın emrine) boyun eğen kimseler olarak; namazı hakkıyla eda
eden ve zekâtı veren mü’minlerdir”
Maide Suresi 56.ncı ayette de şöyle buyrulur, “Kim Allah’ı,
peygamberini ve iman edenleri dost edinirse; artık şüphesiz ki
gerçekten galip gelecek onlardır, Allah’ın taraftarlarıdır”
Maide Suresi 57.nci ayette de şöyle buyrulur,  “Ey iman edenler!
Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden, dininizi alaya ve
eğlenceye alanları ve kâfirleri dostlar edinmeyin! Eğer (gerçek)
mü’minler iseniz Allah’dan sakının”
Nisa Suresi 139.ncu ayette de şöyle buyrulur, “Onlar ki, mü’minleri
bırakıp da kâfirleri dostlar edinirler. İzzeti(şeref ve üstünlüğü)
onların yanında mı arıyorlar? Hiç şüphesiz ki izzet, tamamen Allah’a
aittir”
Ortadoğu’da, 18 İslam ülkesi yer alıyor… Takriben 5 milyon km2
üzerinde hâkimiyet sürüyorlar...
O kadar ağır bir vebal altındayız ki, kan ve revan içerisinde kalan
coğrafya karşısında ancak, ‘gözyaşıyla sarsılıyoruz...’ Marifet nedir,
“Bir ve Beraber Olma Şuuruyla Ayağa Kalkmaktır!” Büyük bir edeple
vakarımızı korumaktır. Zulme ve zalime fırsat vermemektir.
“Dost Çağrısı!” şiirimizde yürekten gelen bir sesle şöyle deriz;
“Dost çağrısına, dağları aşarım / Ufuktan ufka, yol alır, taşarım
Dervişliktir bizim ata yolumuz / Sevgiyi harman eder yaşarım!”
Marifet, ‘sevgiyi harman etmektir’ Gayelerin gayesine büyük bir
hasretle sarılmaktır.
Elbette ki, Dost yüzler, hayata neşe verir/ Dostsuz kalan yollar, endişe verir
Hayatın sırlarında mana dersi,/ Kamil insan, gözleri yaşa verir...
Dost yüzü kalplere ferahlık verir/  Lütufkâr edâsı, gümrahlık verir
"Kişi, dostunun yolu üzerinde" / Derviş sedasında ferahlık verir...

ALLAH'IN RESULÜNE MANEVİ KORUMA!
Bu bir ilahi .mucizedir,
Maide Suresi 67.nci ayette şöyle buyrulur, “Ey peygamber! Rabbinden
sana indirileni tebliğ et! Eğer (bunu) yapmazsan, o takdirde O’nun
(vahiy ile)  gönderdiklerini tebliğ etmemiş olursun! Ve Allah, seni
insanlardan muhafaza edecektir. Şüphe yok ki Allah, (inkârlarındaki
ısrarları sebebiyle) kâfirler topluluğunu hidayete erdirmez”
Ayeti derin bir tefekkürle, ihlasla, hakka tesbih getirerek tekrar edelim;
“Vallahu yâsimuke minennas”
“Ve Allah seni insanlardan muhafaza edecektir”
Allah Resulünün Mekke hayatı... Hicret Yılları... Medine Hayatı... Ve
savaşları...
23 yıl boyunca; Yüce Yaratıcının korumasında… O büyük mucizeyi geliniz
birlikte tefekkür edelim.
Hadis, “Bir saatlik tefekkür; (içinde tefekkür bulunmayan) bir yıllık
yahut altmış yıllık nafile ibadetten hayırlıdır.”

ÖNCESİNDE VE SONRASINDA, ADALET!
Nisa Suresi 135.nci ayette şöyle buyrulur, “Ey iman edenler! Adaleti
titizlikle ayakta tutan (hâkimler)
Ve Allah için şahitlik eden kimseler olun! (Bu tavrınız) velev
kendiniz veya ana baba ve akrabalarınız aleyhine olsun! (Hem
aleyhlerine karar verilen veya şahitlik edilen) ister zengin, ister
fakir olsun; Hâlbuki Allah ikisine de (sizden daha yakındır)…”
Allah'ın Resulü sevgili kızına ne diyorlardı; “Kızım Fatma bile
hırsızlık yapsa elini keserim”
Hadis, mü’min olan kimse iman ettiği halde zina etmez. Mü’min olan
kimse mü’min olduğu halde hırsızlık etmez; yine mü’min, mü’min olduğu
halde içki içmez; yine mü’min kimse mü'min olduğu halde insanların,
saygı gösterdiği mallarına göz dikmez”
İnsanın hayatı mukaddestir. Mü’min olan bir kimseni hayatı bütünüyle
ilahi emirle doğrultusunda oluşan muazzam ve mualla bir tavır/ veya
duruşla kontrol altındadır. Sulhun ve barışın odağında bizler, kâmil
insanları görüyoruz.

TÜRKLERİ İŞARET EDEN AYET!
Maide Suresi 54.ncü ayette şöyle buyrulur;  “Ey iman edenler! Sizden
kim dininden dönerse (bilsin ki),
Allah (onların yerine) öyle bir kavim getirir ki, (O) onları sever;
(Onlar da) O’nu severler; (O bahtiyar insanlar)  Mü’minlere karşı
alçak gönüllü, kâfirlere karşı şiddetlidirler! Allah yolunda cihad
ederler ve hiçbir dil uzatanın kınamasından korkmazlar!”
Bediüzzaman ve birçok İslam âlimleri bu ayetle; Türklerin işaret
edildiğini belirtirler. Bin yıl İslam’a hizmet eden bir ecdadın
torunları olmak ne büyük bahtiyarlık... Bütün gayemiz nedir? O
hizmetin asrımızda da devam etmesidir...

Yazarın Diğer Yazıları