Dünya dönüyor, onca başağrısı ne?
Sağduyu çağrısı, ulaşmadı mı?
"Vasat Ümmet" olma yolunda gayretler,
Yüreğiyle canlara dokunmadı mı?
Ey ifrat, ey tefrit; çık artık hayatımdan,
Bahar geldi, gonca güller açmadı mı?
GÜNAHKÂRIM
Günahkârım! Vebalim o kadar ağır ki!
Gecelerimiz, uykusuz geçmeliydi?
Vicdanlarımız acılarla titremeliydi!
Asıl günahımız, kalplere dokunamadık!
"Hakkı ve Sabrı tavsiye etmek!"
Son nefesimize kadar...
Ne oluyor?
Yapraklar çiçek açmadan soluyor
Acılara yürekler dayanmaz ki,
Anne-babalar saçlarını yoluyor!
Gözyaşımı içe dökmeye başladım
Öyle ki, için için ağlıyorum...
Ne oluyor; bunca fırtına, kasırga...
GÖNÜL KAPISINI
Gönül kapısını, Allah dostlarına aç
Kamil insanlardan nasibin olsun
Manevi ikrama, ülfete muhtaç
Çorak gönüller, berekete doysun...
BAĞRINI AÇ
"Cennet, annelerin ayağı altında"
Anne, makamların en ulu katında
Ey şefkat, ey merhamet ayağa kalk!
İzzet, ikram insana dünya yatında
Şefkate, ihtiramla bağrını aç!
SEVGİNİN ZIDDI
Sevginin zıddı, nefret
Nedir, nefrete hasret?
İçimdeki fırtına,
Eser, nedretten yana...
Ey zarafet, affet bizi!
Ruhum, incelikten yana...
Sevgi, "imandan bir cüz!"
Kalmasın sevgi, dünyada "öksüz!"
İMAM EFENDİLER
İmam Efendiler, Beyzadeler,
Hacı Hulusi Efendiler,
Yüreğimdeki ses, size hasrettir
Bu şehrin, manevi kimliğinde;
Kâh doksan üç harbi, kâh Çanakkale'de,
Tarihi yudum yudum içmek isterim!
Kafkasların yüksek doruklarına,
Bir daha kanatlanmak isterim
BİLGE
Bilge, ihlasla 'anne' der
Anne, bilgeler tahtında!
Anne, ruhumun 'bilgesi' der
Yollar, 'bilgelik bahtında'
ŞÖYLE DÖNÜP BAKTIM
Şöyle dönüp baktım bir geçmişe
Omuz omuza verdiğim dostlara
Yol var mıdır geriye dönüşe?
Eski baharları yaşamaya!
Yüzler su gibi duru içtendi
Sular kabında durmaz akardı..
Geçmiş, bir içim su gibi berraktı
SIRRINI...
Sırrını, sükûtun kalbine yükle
Sabırla, zaman makarasını sar
Gölgelerin seninle yürür, bekle
Rüzgâr, rahmet bulutlarıyla eser
Dünyanı, kendine etme sakın dar!
Ülfet, nimete şükrandır sana yâr
ÇORAK TOPRAĞAMI DÖNDÜ
"Eti sizin, kemiği benim" sözünde,
Ne büyük hikmetler var, görmedin mi?
Hikmetin muradına ermedin mi?
Ufkuna ferasetin sermedin mi?
Âlim, ârif, zarif bildiğim dünyalar,
Çorak toprağa mı döndü?
TOPRAĞIN SUSUZ MU KALDI
Kâh Ömer, kâh Fatih asrı dersin
Rahmet, minnet, şükranla yâd edersin
Yirmi birinci asır, "hikmetin" ne?
Yunus der, Mevlana, Ahi Evran der,
Sanki asırların nefesindedir!
Yirmi birinci asır, "nefesin" nerde?
Toprağın susuz mu kaldı?
KÂMİL İNSANLARI
Gözlerim, kâmil insanları arar
Kalbe dokunan mütefekkir insan
Terör sarmalından kurtulmak için
Aşkla deryaları bezeyen insan
Ruhumu mütedeyyin hülya sarar
İlmiyle ameli yol eden insan
Akıl, vicdan terazisinde karar
Adaleti rehber kılan insan
EĞİN DEDİKLERİ
Eğin dedikleri gurbettir, hasrettir
Rabbimizden dileğimiz nusrettir
Sılayı, gurbete omuzda taşır
Gurbette, vatan sevgisi minnettir
Sevgiyi paylaşmak nezakettir
ÇOCUĞA ÖĞRETMEN
Anne-Baba, çocuğa ilköğretmen
Ânne-Baba; âlim, zarif olursa;
İlmiyle maruf evlatlar yetişir
Hayata, zevk-estetik dokunursa;
Geleceğe, "erdemli insan" yetişir
Muallimin süsü ilim, marifet
Sözü, özüyle birlikte zarafet
Ahlakı, kendi özünde tarif et!
Geleceği, gayretinle maruf kıl
BU ÇOCUKLAR
Bu çocukları kimler yetiştirdi?
Bu kadar, bataklık nasıl oluştu?
Bu kadar marifet dışımızda mı?
Sorular-cevaplar, yürekler yakar!
Gözyaşından mahrum gönülleri...
Gördükçe, derinden bir ah çekerim!
SAMİMİYET
Samimiyet, içimde gizemli sandık
O sandıkta; sabrı, sükûtu taşırım
Sabırla, sükûtla; dürüstlüğü andık
İçi taş kesen yüreklere yandık!
Erdemli duruş, ahlak civanım hey!
Hergün, tevhit boyasıyla arındık
HÜZNÜ YAŞATMA!
Yarab, bu millete hüznü yaşatma
Aklım, idrakim, vicdanım bir şuur!
Şuurumla, içimden vicdanı atma
Esfeli Safilin düştüğü çukur
Gaflet içinde milleti yaşatma
BİRER SEMAZEN
Selimiye'de, kâinat okunur
Nakış nakış manasına dokunur
Kubbeler, ruhumu saran semazen
Güneş, ay, yıldızlar birer semazen
"Allah Bir “der, yüreklere dokunur
Madde, çekirdek dönüyor ahenkle
Ya Hâk, davudi sedayla okunur
ÖMER UN TAŞIR
Ömer sırtında un taşır, hayret!
Sen de gayrete gel, ha gayret
Taşı omuzunda, insan olmayı
Dert ile dertlenen yüreği seyret!
Devlet babadır, şefkattir, merhemdir
Kim demiş; "iyilik üç beş dirhemdir!"
Bil ki, bileğe güç veren yürektir/ imandır