Kur'an ahlakı, Resul ahlakıdır
Sahabe, o ahlakı ilk yaşayan!
Veli kullar, asırlara taşıyan;
O kullar ki, ne kutlu sakilerdir
Tıpkı, rahmet bulutları misali
Bir râvi heyecanındaki visali
Hiç değilse, ağlayın günahınıza
Feryatlarla çağlayın ahınıza
KENDİ KUSURUNU GÖRMEYEN
Kendi kusurunu görmeyen insan,
Başkasında kusur arar beyhude
Bilmediği yolu sormayan insan,
Can havliyle kürek çeker meçhule
Nice garipler kervanıyla geçti
Kendi fıtratı, devranıyla geçti
“ŞAH DAMARINDAN DAHA YAKIN
"Şah damarımızdan daha yakın"
Rabbim, huzurundan ırak eyleme!
Secde hali, dualarda daha yakın
Rabbim, rahmetinden ırak eyleme
Mazlumların gözyaşı daha yakın,
Rabbim, merhametinden ırak eyleme
İlim, hikmet sahibi daha yakın
Rabbim, hidayetinden ırak eyleme
GÜZEL BİR SABAHA
Güzel bir sabaha, selâm dostlar
Serveri Cihâna, selâm dostlar
Gününüz rahmetle, esen yürüsün
Zamanı, rahmetin nuru bürüsün
GÜN DOĞUMUNDAN
Gün doğumundan, gün batımına;
Bir güne, bir de, güne sığan ömrüm
Hayatın garip cilvesini çözdüm
Düşlerim, umutlarım cihana köprüm
Ağaç gibi mazide kalan köküm
Atiye, ufuklara yürüyen gözüm
Aklım, iradem, vicdanım, şuurum
İnsan olmanın verdiği huzurum,
DOĞU TÜRKİSTAN
Doğu Türkistan, içimizde yangın
Mazlum nefesiyle üflenen yangın
Feryadı, âlemi titreten yangın
O yangına gözü kör olanları,
Neylerim, muradı kör olanları
Gönülleri harap, çorak olanları,
Bir yanık ney sesi inletir beni
Türkistan'a sevdam dinletir beni
GÖZLERİM HAKİ
Gözlerim hâki, yeşil, mavi eser
Bu benim rüzgârım, sükûta neşter
Sabrım, nefsimi inzivaya çeker
Gönül efkârlanır, gözyaşı döker
Şafak vaktinin kızıllığındayım
Harlanan kor ateşin kınındayım
İNSANLIĞIN SOY AĞACI…
Hac ibadeti, deruni bir derstir!
Arafat, Müzdelife ve Mina’da;
Soy ağacının başladığı yerler…
İnsan ve tarih burada okunur!
İki Cihan güneşinin doğuşu;
Yeryüzünü rahmet rahmet nur kaplar!
O nur halkası, dalga dalga büyür…
Yüzü Kâbe’ye dönük insanlığın!
Tevhit lisanıyla kıyamdadır hep!
Makam-ı İbrahim’e akan sevgi;
Derya olur akar, gül ravzasına…
Huzur ve emin beldedir, oralar;
Gözyaşı içinde sükûnet bulur!
Kâbe’nin etrafında su gibidir;
Akar, akar vuslat akışı onlar!
Aşk rahlesinde kâinatın dersi…
Bütün renkler orada, aynı safta!
Yakarışlar, hıçkırıklar af diler!
Bir büyük hülyadır, sevgi yumağı;
İhramla anılır, takva örtüsü!
Yarışların en güzeli; takvadır…
O yarışla, dağılırız âleme!
ERZURUM KONGRESİ
Bin dokuz yüz on dokuz tarihi,
Milli Mücadele'nin başladığı tarih
Amasya, Erzurum, Sivas Kongresi
"Vatan Coğrafyası Bölünmez Bir Bütündür!"
O irade, Ankara'ya taşınacaktır...
Millet İradesinin kalbi orada atacaktır
Temmuz sıcağında, Erzurum Kongresi,
Milli Mücadelenin başladığı yerler;
Doğu Anadolu’dan yükselir
CUMA GÜNÜNE
Günlerin sultanına selâm olsun
Her söz, meyve veren bir ağaç gibi,
Cihana ışık yayan kelâm olsun
Kovana, bal yapan arılar gibi
Canla başla paylaşan âlem olsun
AHLAK ADALET
Ahlak, adalet aynı terazide
Akıl, vicdanla güçlü muhakeme
Bir yanım ufuk, bir yanım mazide
Yönelir yüzüm, hal bilen hakeme
El-Hak, kaderin çizdiği yazıda
Yârab! Kalmasın dilimiz kekeme!
Hesap verecek, azı da, çoğuda
ELAZIĞ ŞEHRİNİN VAKANÜVİSLERİ
Elâzığ Şehrinin vakanüvisleri,
Yüz altmış yılı onlarla okurum
Tarihi hafızanın nefesleri
Asrı ilmek ilmek onlarla dokurum
Mamurat’ül Aziz'le başlayan efsane;
Zihnimi onlarla meşgul ederim
Gazeteci, şehrin kutlu yolcusu
Maziden atiye irfan ocağım
Gönlümü size açar, size dökerim
YENİLER
Yeniler, "eskinin devamı değiliz" derler
Eskiye, topla tüfekle hücum ederler
Başları dik bir halde, mazlumu oynarlar
Eskiye, "bitpazarı sakinleri" derler.
Ecdat ne der; " herşey aslına rücu eder"
"Eski dostlar türküsünü" de unutmayalım
BİZDE İLKLER SEVİLİR
Bizde, "ilkler" sevilir
İlk insandan, ilk adıma!
Güneşin ilk doğuş anı
İlk Müslümanlar,
İslâm'ın ilk zaferi, Bedir!
İslâm'ın ilk Şehitleri...
Hayatımızda da öyle...
İlk evlat ve ilk torun...
İlk yenilikler...
KÂİNAT İNSAN İÇİN
"Kâinat, insan için yaratıldı"
İnsan, önce kendini keşfetmeli!
"Yaratılış Gayesini"
Gayelerin gayesi deriz buna
Âlemin Efendisi olduğunu,
Bilmeli ki, vuslatına ersin
Şu kâinatı sevgiyle kuşatsın!
Şek ve şüpheleri içinden atsın
Değerine, ilimle değer katsın
BİZLER ATAMIZLA
Bizler, atamızla sohbetler ettik
Her sohbet, geçmişle buluşturdu
Tasalar, sevinçler birbirine kattık
İçimizde yangını tutuşturdu
Kâh gürledik, vakti gelince estik
Bu aşk, milli hisleri oluşturdu
GECELER
Geceler, daha ıssız, daha sessiz
Gündüzün terini gece atarız
Geceler yorgandır, döşektir bize
Gecenin sükutu tesbihtir bize
Yıldızlar ışıl ışıl arkadaş bize
Yol daha uzun gecenin gizeminde
ELÂZIĞ-BAKÜ
Elmas Yıldırım'dan, Destanlar Burcuna
Gala'dan, Kale'ye selâm söyleriz
Fuzuli'den Fırat'a, "Su Kasidesi"
Hoyratlarla, mugamlarla kelâm ederiz
Büyük Hazar'dan gönül suyu taşır
Küçük Hazar'da muhabbet ederiz
Bakü'de, Nuri Paşa'nın ruhuyla
Elazığ'da, şühedaya rahmet ederiz
Mehmet Emin Resulzade'nin yolunda
Yükselen Bayrağa selâm ederiz