Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Kur'an ahlakı

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Kur'an ahlakı, Resul ahlakıdır

Sahabe, o ahlakı ilk yaşayan!

Veli kullar, asırlara taşıyan;

O kullar ki, ne kutlu sakilerdir

Tıpkı, rahmet bulutları misali

Bir râvi heyecanındaki visali

Hiç değilse, ağlayın günahınıza

Feryatlarla çağlayın ahınıza

KENDİ KUSURUNU GÖRMEYEN

Kendi kusurunu görmeyen insan,

Başkasında kusur arar beyhude

Bilmediği yolu sormayan insan,

Can havliyle kürek çeker meçhule

Nice garipler kervanıyla geçti

Kendi fıtratı, devranıyla geçti

“ŞAH DAMARINDAN DAHA YAKIN

"Şah damarımızdan daha yakın"

Rabbim, huzurundan ırak eyleme!

Secde hali, dualarda daha yakın

Rabbim, rahmetinden ırak eyleme

Mazlumların gözyaşı daha yakın,

Rabbim, merhametinden ırak eyleme

İlim, hikmet sahibi daha yakın

Rabbim, hidayetinden ırak eyleme


GÜZEL BİR SABAHA

Güzel bir sabaha, selâm dostlar

Serveri Cihâna, selâm dostlar

Gününüz rahmetle, esen yürüsün

Zamanı, rahmetin nuru bürüsün

GÜN DOĞUMUNDAN

Gün doğumundan, gün batımına;

Bir güne, bir de, güne sığan ömrüm

Hayatın garip cilvesini çözdüm

Düşlerim, umutlarım cihana köprüm

Ağaç gibi mazide kalan köküm

Atiye, ufuklara yürüyen gözüm

Aklım, iradem, vicdanım, şuurum

İnsan olmanın verdiği huzurum,

DOĞU TÜRKİSTAN

Doğu Türkistan, içimizde yangın

Mazlum nefesiyle üflenen yangın

Feryadı, âlemi titreten yangın

O yangına gözü kör olanları,

Neylerim, muradı kör olanları

Gönülleri harap, çorak olanları,

Bir yanık ney sesi inletir beni

Türkistan'a sevdam dinletir beni

GÖZLERİM HAKİ

Gözlerim hâki, yeşil, mavi eser

Bu benim rüzgârım, sükûta neşter

Sabrım, nefsimi inzivaya çeker

Gönül efkârlanır, gözyaşı döker

Şafak vaktinin kızıllığındayım

Harlanan kor ateşin kınındayım


İNSANLIĞIN SOY AĞACI…

Hac ibadeti, deruni bir derstir!

Arafat, Müzdelife ve Mina’da;

Soy ağacının başladığı yerler…

İnsan ve tarih burada okunur!

İki Cihan güneşinin doğuşu;

Yeryüzünü rahmet rahmet nur kaplar!

O nur halkası, dalga dalga büyür…

Yüzü Kâbe’ye dönük insanlığın!

Tevhit lisanıyla kıyamdadır hep!

Makam-ı İbrahim’e akan sevgi;

Derya olur akar, gül ravzasına…

Huzur ve emin beldedir, oralar;

Gözyaşı içinde sükûnet bulur!

Kâbe’nin etrafında su gibidir;

Akar, akar vuslat akışı onlar!

Aşk rahlesinde kâinatın dersi…

Bütün renkler orada, aynı safta!

Yakarışlar, hıçkırıklar af diler!

Bir büyük hülyadır, sevgi yumağı;

İhramla anılır, takva örtüsü!

Yarışların en güzeli; takvadır…

O yarışla, dağılırız âleme!

ERZURUM KONGRESİ

Bin dokuz yüz on dokuz tarihi,

Milli Mücadele'nin başladığı tarih

Amasya, Erzurum, Sivas Kongresi

"Vatan Coğrafyası Bölünmez Bir Bütündür!"

O irade, Ankara'ya taşınacaktır...

Millet İradesinin kalbi orada atacaktır

Temmuz sıcağında, Erzurum Kongresi,

Milli Mücadelenin başladığı yerler;

Doğu Anadolu’dan yükselir

CUMA GÜNÜNE

Günlerin sultanına selâm olsun

Her söz, meyve veren bir ağaç gibi,

Cihana ışık yayan kelâm olsun

Kovana, bal yapan arılar gibi

Canla başla paylaşan âlem olsun

AHLAK ADALET

Ahlak, adalet aynı terazide

Akıl, vicdanla güçlü muhakeme

Bir yanım ufuk, bir yanım mazide

Yönelir yüzüm, hal bilen hakeme

El-Hak, kaderin çizdiği yazıda

Yârab! Kalmasın dilimiz kekeme!

Hesap verecek, azı da, çoğuda

ELAZIĞ ŞEHRİNİN VAKANÜVİSLERİ

Elâzığ Şehrinin vakanüvisleri,

Yüz altmış yılı onlarla okurum

Tarihi hafızanın nefesleri

Asrı ilmek ilmek onlarla dokurum

Mamurat’ül Aziz'le başlayan efsane;

Zihnimi onlarla meşgul ederim

Gazeteci, şehrin kutlu yolcusu

Maziden atiye irfan ocağım

Gönlümü size açar, size dökerim

YENİLER

Yeniler, "eskinin devamı değiliz" derler

Eskiye, topla tüfekle hücum ederler

Başları dik bir halde, mazlumu oynarlar

Eskiye, "bitpazarı sakinleri" derler.

Ecdat ne der; " herşey aslına rücu eder"

"Eski dostlar türküsünü" de unutmayalım

BİZDE İLKLER SEVİLİR

Bizde, "ilkler" sevilir

İlk insandan, ilk adıma!

Güneşin ilk doğuş anı

İlk Müslümanlar,

İslâm'ın ilk zaferi, Bedir!

İslâm'ın ilk Şehitleri...

Hayatımızda da öyle...

İlk evlat ve ilk torun...

İlk yenilikler...

KÂİNAT İNSAN İÇİN

"Kâinat, insan için yaratıldı"

İnsan, önce kendini keşfetmeli!

"Yaratılış Gayesini"

Gayelerin gayesi deriz buna

Âlemin Efendisi olduğunu,

Bilmeli ki, vuslatına ersin

Şu kâinatı sevgiyle kuşatsın!

Şek ve şüpheleri içinden atsın

Değerine, ilimle değer katsın

BİZLER ATAMIZLA

Bizler, atamızla sohbetler ettik

Her sohbet, geçmişle buluşturdu

Tasalar, sevinçler birbirine kattık

İçimizde yangını tutuşturdu

Kâh gürledik, vakti gelince estik

Bu aşk, milli hisleri oluşturdu


GECELER

Geceler, daha ıssız, daha sessiz

Gündüzün terini gece atarız

Geceler yorgandır, döşektir bize

Gecenin sükutu tesbihtir bize

Yıldızlar ışıl ışıl arkadaş bize

Yol daha uzun gecenin gizeminde

ELÂZIĞ-BAKÜ

Elmas Yıldırım'dan, Destanlar Burcuna

Gala'dan, Kale'ye selâm söyleriz

Fuzuli'den Fırat'a, "Su Kasidesi"

Hoyratlarla, mugamlarla kelâm ederiz

Büyük Hazar'dan gönül suyu taşır

Küçük Hazar'da muhabbet ederiz

Bakü'de, Nuri Paşa'nın ruhuyla

Elazığ'da, şühedaya rahmet ederiz

Mehmet Emin Resulzade'nin yolunda

Yükselen Bayrağa selâm ederiz

Yazarın Diğer Yazıları