Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Notlarımız arasında

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Elâzığ Şehrinin Eğitim Sektöründe Efsane İsmi şüphesiz ki, İbrahim Taşel’dir. Kendilerini kalben kutlarız. İbrahim Taşel, “Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu Üyeliğine...” seçilerek bir bakıma hizmetlerinin de, ‘taçlandırıldığını...’ görmekteyiz. Türkiye Özel Okullar Derneği (TÖDER) Yönetim Kurulu Başkanı da olan İbrahim Taşel, “1980’lerden 2026’lara uzanan yarım asra yakın bir ömrü EĞİTİME ve BİR NESLİN YETİŞMESİNE vermişler. Anadolu’nun her şehrinde,

Yavru Vatan Kıbrıs’ta, Azerbaycan’da; İLİM-İRFAN VE EĞİTİM MEŞALESİNİN ONURLA DALGALANDIĞINI GÖRÜYORUZ.

Bu kutlu yolculuk İbrahim Taşel’in ata ocağı Elâzığ’da başladı... Bu ışık o kadar güçlü bir şekilde yayıldı ki, Final Eğitim Kurumlar, kuruluşundan günümüze kadar, “5 milyondan fazla öğrenciye dokunmuş ve eğitim hayatlarına yön vermişler...”

Bu coğrafyanın efsane ismi, İbrahim Taşel’den, bir Elâzığlı dost insan olarak en büyük isteğimiz, arzumuz ne olabilir... Tabi ki, “ÜNİVERSİTE...” İbrahim Taşel ismiyle bu şehrin belki asırlar boyu yâd edeceği en kutlu yatırım, “ gönül coğrafyamızı çatısı altında toplayacak bir ilim ve irfan ocağı...” Ben şuna inanıyorum, Sn. İbrahim Taşel böyle bir yolculukta, ‘kendi şehrinden, insanından, bilim dünyasından çok büyük destekler ve gönül alkışları alacaktır.’

Bu cümleler, bu ifadeler bizlerin yüreğinden gelen bir sestir, bir dileyiştir, asırları kucaklayacak bir arzudur. İnşallah diyelim. Selam ve Muhabbetle…

19 Mayıs’ı nasıl düşünmeliyiz?

Sadece Elâzığ Şehrimiz için değil! 81 İlimiz ve 973 İlçemizde,

19 Mayıs’ı bizler, “Bilim, Kültür, Sanat, Spor ve Gençlik Bayramı!” olarak kutlayalım.

Bu kutlamaları, Başkentimiz Ankara’da, “Büyük Gençlik Şölenine!” dönüştürelim.

19–26 Mayıs Tarihleri, “Şehir-Şehir, Bölge-Bölge, Bütün Türkiye…”

Bir büyük yarışa, ‘asrın idrakini...’ taşıyalım...

Olimpiyat Oyunlarıyla, Tanıtım Fuarlarıyla,

Sosyal, Kültürel ve Sportif Yarışlarla,

Daha katılımcı bir ruhla, milli hissiyatımızı güçlü kılalım.

19 Mayıslar, bu milletin ‘tefekkür günleri’ olmalı,

Coğrafyamızın dört bir yanında, ‘beyin fırtınası’ esmelidir.

Notlarımız Arasındaki yazımızda, “Elâzığ İlimizde, Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi” açılmalıdır. Görüşümüze Mithat Zoroğlu Beyefendi, şu nazik yorumu getiriyorlar; Emeğine, yüreğine, kalemine sağlık kıymetli hocam,

“Sn. hocam çok yerinde bir tespitle beraber olması gereken mesleki ve liseleri olması gerekli ve Elazığ’ın Hakkı’dır Allah sizden razı olsun… Kıymetli hocam Ülkemizde Madenlerin en çok olduğu il Elazığ ili ve bölgesidir. Peki, FIRAT ÜNİVERSİTESİN’ de neden Mühendislik fakültesinde Maden mühendisliği bölümü yoktur, Fırat üniversitesinin kuruluşundan itibaren Maden mühendisliği bölümü olması ELZEMDİR, Bir de bu Maden Mühendisliği bölümünü de yazılarınızda kaleme alırsanız çok iyi olur.”

Bu vesileyle, 1967 tarihinde Elâzığ Şehrimizde, “Mimarlık ve Mühendislik Fakültesi...” Şehrimizin Bilim dünyasında hiç şüphesiz, ‘yüz akıdır’

Hâlihazırda, Mühendislik Fakültesi Çatısı Altında, “Bilgisayar Müh. Çevre Müh. Elektrik-Elektronik Müh. İnşaat Müh. Jeoloji Müh. Kimya Müh. Makine Müh.” Bölümleri bulunuyor. Mithat Beyin’de ifade ettikleri gibi, “Maden Mühendisliğinin Olmayışı...” büyük bir eksikliktir.

Saygıdeğer Hocamız, Prof. Dr. Tarık Özcan Beyefendi, “Bir yazımda belirttiğim gibi Uluova ve Kuzova gibi iki büyük tarım alanına sahip Elazığ'ın geleceği bu toprakların işlenmesine ve kullanımına bağlıdır. Ziraat Fakültesinin ilimizde olması büyük bir kazanç olacaktır.”

1970’li yıllarda açılan, Veteriner Fakültesi’nin yanı başında, “Ziraat Fakültesi...” niye olmamıştır.

Bizler Tarımı, “Ziraat ve Hayvancılık ile birlikte...” bir bütün olarak değerlendiririz. Elâzığ Şehrinin, üç yanı sularla çevrili olmasına rağmen, “Uluova ve Kuzova ’nın ihmali olacak şey değildir!”

Sporu mutlaka tabana yaymalıyız... Bu bir reçetedir... İdeal bir nesil için...

Mutlaka futbol önemli... Bu şehir, ‘kendi yeteneklerini kazanmalı’ Bu yolda da, ‘hedefler koymalıdır...’

Türkiye penceresinden baktığımızda, Futbolun dışında gözünüz başka spor dallarını görüyor mu? Benim ülkemde futbol maalesef diğer spor dallarını ister istemez perdeliyor. Bu bir zaaf mı? Bilemiyorum!

Ama hiç değilse o perdeyi biraz kaldıralım/ veya o örtüyü biraz olsun kaldıralım... Burada, yazılı ve sözlü basınımıza çok büyük görevler düşüyor. Olimpiyatlarda bunları acı bir şekilde yaşamaktayız!

Spor kulüplerine en az beş spor dalında yapılanmaları için takvim belirleyelim. Bu konuda da, spor kulüplerinin tüzüklerinde değişikliklere gidelim. Tabi ki, bu yolda gerekli teşvikleri de öncelikler arasına almalıyız. Türkiye'nin Olimpiyatlarda başarısı sportif yapılanmanın sağlıklı şekilden işleyişine bağlıdır.

Sporda, 10 yıl veya 20 yıl sonrasına hedefler koyalım... İnsanımızın, yeteneklerine ve kabiliyetlerine uygun olarak sporu sevdirelim... Biraz daha aşina olalım.

ÇEVREYİ KORUMAK...

Bu şehirde yaşayan/ nefeslenen 7’den 70’e her insanımızın şuurlu olarak, “Çevreyi Koruma Hassasiyeti...” vatani bir görevdir. Buna karşı her birimiz, gerek birey olarak ve gerekse sivil veya resmi kurum olarak sorumluyuz. “Havanın Kirlenmesi, Suyun Kirlenmesi, Toprağın Kirlenmesi...” ne demektir, sorusuna kısa ve özlü cevabımız, ‘faciadır...’ diyebiliriz. Sıklıkla, “İklim Değişikliğinden...” söz edilir. Burada da karşımıza çıkan en büyük vebal, ‘sorumsuzluktur’ Daha yakın geçmişte Türkiye’yi ayağa kaldıran, “İliç Faciası...” ve ona benzer insanı tehdit eden sıkıntılar bir daha yaşanmasın diyoruz.

Önceliğimiz, ‘insan odaklı...’ düşünecek ve ‘insan merkezli...’ kalkınma stratejileri düşüneceğiz. Hiç şüphesiz ki, bu dünyanın/ veya âlemin katili maalesef, ‘insanoğludur’ Doğa Sevgisini, ‘mübarek bir sevgi’ ve de o sevgiyi günümüzde, ‘ibadet...’ olarak düşünüyorum.

**

1927 Yılı Elâzığ İl Haritasına şöyle bir bakıyorum.

O İl haritasında hangi ilçeler bulunuyor?

“Çermik, Ergani Madeni, Maden, Palu, Çapakçur, Genç, Mazgirt, Pertek, Hozat, Ovacık,

Çemişgezek, Keban, Baskil...” Kemaliye, 1926 yılına kadar Elâzığ’a bağlı bir ilçedir. Arapgir’de, 1927 tarihine kadar Elâzığ’a bağlıdır.

Cevat Çobanlı Paşa, 1.nci Dönem Elâzığ Milletvekilidir.

Nüzhet Saraçoğlu, 1.nci Dönem Ergani Milletvekilidir.

Halen mevcut İlçelerimize baktığımızda, Sivrice ve Karakoçan 1936 yılında, Ağın 1954 yılında,

Kovancılar ve Arıcak 1987 yılında, Alacakaya 1990 yılında ilçe statüsüne kavuşmuştur.

Bazen Kamuoyunda, Arapgir, Kemaliye, Pertek ve Çemişgezek İlçelerinin Elâzığ İline bağlanması dillendirilmiştir. Şurası bir gerçek ki, bu İlçelerimiz, ‘aynı kültür havzası içerisinde yer alırlar’

**

Üniversitelerimizde Hocalarımız öğrencilerden bazen şikâyetçi olurlar. Bir kaide olarak ifade edilemez mi, “Matematik bilmeyen veya çözemeyen, kendi problemini çözemeyen insandır!”

Galileo Galilei, “Matematik, evrenin dili ve doğanın alfabesidir.”

Daha ilkokul sıralarında, ‘matematiği sevdirmeliyiz...’ Bu derse, evlatlarımızı yürekleriyle aşina etmeliyiz.

Plato, “Matematik, düşünme sanatının mükemmel biçimidir.”

Albert Einstein, “Matematik, akıl ve mantığın muhteşem birlikteliğidir!”

Leonardo Da Vinci, “Resim bir bilimdir ve tüm bilimler matematiğe dayanır. İnsanın ortaya koyduğu hiçbir şey matematikte yerini bulmaksızın bilim olamaz.”

Matematik için artık, ‘ilimlerin anahtarı’ diyebiliriz. Her gencimiz artık haykırabilmelidir, ‘anahtarımı istiyorum...’

Kâinat, atomdan galaksilere kadar her zerresiyle şaşmaz bir mizan (ölçü) ve hesap üzerinde kurulmuştur.

İnsanı ve kâinatı iyi okuyabilmek güçlü bir hafızaya, iradeye, şuura, ilme, mantığa, tefekküre ihtiyaç vardır.

Elâzığ Şehrimizde; Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi...

MEB Kaynaklarına bakıyorum, Türkiye genelinde Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi veya bünyesinde tarım alanı bulunan tematik meslek liselerinin sayısı 150’lere yaklaşmış bulunuyor.

Bu okullarda, 30 bine yakın öğrenci eğitim görmektedir.

Hemen yakın komşularımız arasında, Adıyaman, Erzincan, Erzurum, Malatya gibi illerimizde Tarım MTAL’nin bulunduğunu görüyoruz... İllerin yanında, birçok ilçelerimizde, Tarım MTA Lisesinin olduğunu görüyoruz.

Elâzığ Şehrini bizler, “bir Üniversite Şehri yanında; Türkiye’nin önemli eğitim şehri olarak da görmekteyiz...” Elâzığ İlinde, “Veteriner Sağlık Meslek Lisesi!” niye olmasın?

Elazığ İlimizde, “Tarım MTA Lisesi” niye olmasın? Öyle ki, Elâzığ’ın Ağın İlçesi için fonksiyonel bir,

Tarım MTA Lisesi hizmete açılabilir... Bu ilçemizde, ‘bir bakıma göçe dur diyebiliriz’

Ankara/ Nallıhan’da, Şanlıurfa /Viranşehir’de, Bursa/ Osmangazi’de, Balıkesir / Savaştepe’de,

Urfa/ Akçakale’de, Kocaeli/ Derince ’de, Kütahya/ Çavdarhisar’da, Mersin/ Mut’ta,

Şanlıurfa/ Ceylanpınar’ında, Zonguldak/ Çaycuma’da, Erzurum/ Aziziye’de, Konya/ Karatay’da,

Hatay/ Antakya’da, Antalya/ Akseki’de vesaire “Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin...” olduğunu görüyoruz. Tabi ki, her biriyle de imreniyoruz. Elâzığ Şehrimiz içinde bu liselerin olmayışı sebebiyle üzüntü duymaktayız...

14 Mayıs Çiftçiler Gününe, gelecek yıl şehir olarak hediyemiz, “Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi” olmaz mı efendim?

İspanya Başbakanı Sanchez, “Gazze’deki durumu “soykırım” olarak nitelendirdi. İspanya Başbakanı, kalıcı barış için, “Filistin Devleti’nin mevcudiyetinin bir tercih değil, hak olduğunu!” belirttiler.

İspanya Başbakanı, Avrupa birliği Devletlerine de bir bakıma, ‘haklı ve cesur çıkışlarıyla ilham kaynağı olmaya başladı’ AB’nin yakın gelecekte, İsrail’e ‘yaptırım kararı alacağına...’ inanıyorum.

Kapitalizm artık, ‘insan hakları ve hukuku karşısında iflas bayrağını çekmeye hazırlanıyor’

Şüphesiz ki, ‘Adaletin olmadığı yerde zulüm vardır’ Artık, zulüm ve zalimler asrın en büyük yenilgisine de hazır olsunlar.

Harput’un Fethini, fethe yakışır bir şekilde, 1085 tarihinde, Fethin 900.ncü yıldönümünde;

Dönemin Belediye Başkanı Rahmetli Prof. Dr. Mustafa Temizer zamanında kutlanmıştı... Güçlü bir organizasyon ve görkemli bir kutlama yapılmıştı. İlk Defa, bu kutlamanın anısına, Ofset olarak, “Çaydaçıra Gazetesi!” çıkarılıyordu.

Bizim bir teklifimiz olacak, Harput’un fetih yıldönümünde her yıl, Uluslararası/ veya Türk Dünyası,

“Belek Gazi Maraton Koşusu...” teklifini daha şimdiden yapıyoruz. Uzun mesafe koşularında ilk aklımıza gelen isim de, ‘Milli Sporcumuz Necdet Ayaz’dır. Balkan Şampiyonu olmuş, 1500, 3.000 ve 5000 metrelerde Türkiye rekorları kırmış bir hemşerimizdir. Bu şehrin, yeni ‘Necdet Ayazlara’ ihtiyacı var.

Bunu da, ‘Uzun Mesafeli Koşuları...’ teşvikle gerçekleştirebiliriz.

Rusya’nın dağılmasından hemen sonra Elâzığ Şehrimizde, 1992 tarihinde ilki Av. Fikret Memişoğlu anısına, Fırat Şiir Akşamları düzenlenecekti. Bu isim, “Uluslararası Hazar Şiir Akşamları!” olarak, Türkiye’nin ve Türk Dünyasının ‘en görkemli şiir akşamları’ olarak günümüze kadar gelecekti. Bir yerde başlamak, ‘büyük idealleri/ veya büyük ufukları düşünerek’ geleceğe emin adımlarla yürümek...

İdealizm, geleceği inşa ve ihya etme bağlamında feraset göstermektir. Günümüzde, Elâzığ Şehrinden, Türk Dünyasına o kadar güçlü köprüler kuruldu ki, maşallah diyoruz. Ve bu yolun başındaki asıl kahramanları alkışlıyoruz.

Elazığspor’un, Bursa’daki serüveni bizlere spor da, bu şehrin gelecek 10 veya 20 yılını nasıl inşa edebilirim düşüncesine taşımıştır. Bu bağlamda, “Çalıştaylardan” söz ettik, “Spor Kurultaylarından” söz ettik.

Mutlaka, geleceğin Elâzığspor’u dedik... Bu anlamlı çağrımıza bilemiyorum nasıl bir cevap çıkacaktır?

Bekliyoruz efendim…

Notlarımız arasında, “Genç Osman” var, “Hz. Mevlana ve Onun ilk durağı Karakoçan!” var.

Belki de, bu coğrafyanın çehresine de etki edebilecek, “Pertek Köprüsü” var.

Selam ve Muhabbetle

Yazarın Diğer Yazıları