N'olaydı, derdime derman olaydı
İnsanım, bir akıl, yürek olaydı
Özünde nefsini yenmiş olaydı
İkilik zarar verdi, hüsran verdi
Ayrılık tohumu hep hicran verdi
MUŞ’UN BAHARI
Muş'un baharı, sevdaya açılır
Seher rüzgârı, semaya açılır
Bulut bulut rahmet akar, ovaya
Hu der, lâlezârı; tevhide açılır
Aşk ile nazar edersen âleme
Ruhunu şad eder, döner erdeme
Dört yanıyla ışık olur kâleme
Hu der, gülzârı; tevhide açılır
KÂMİL MÜ'MİN
Âlemde, iz bırakan yüreklerden!
Söyle, geçer mi akıl eleklerden,
Âminler bir ağızdan, dileklerden...
Evladır niyetim, hasreti dinsin
Rabbim bizi, "kâmil mü'min" edinsin!
PENCERE VAR
Pencere var; kimi geniş, kimi dar
Kimi pencere ışık alır, kimi kör!
Gözlerde öyle, kimi ufka bakar
Kimi düşleri garip, nisyan eder
İNSANIMIZA
İnsanımıza, ufka bakın deriz
Uzun, çetin yolda sebat ederiz
Bu yolda bizlerde birer neferiz
Bazen sükût ve Lâhâvle çekeriz
Doğru bildiğimiz yoldan dönmeyiz
İNSANDA KUSUR ARAMA
İnsanda, kusur arama
Her kusuru sürme, yarama!
Yaram kanar, durmaz akar
Yaralı halimde arama!
Her seher, arınma vakti
Hakk'a verdiğimiz akti
Yanmada gönül, yanmada!
Gönül gözü ufka aktı...
KARS’TAN EDİRNE’YE
Kars'tan Edirne'ye bu vatan bizim
Şehit kefenleriyle yatan bizim
Kalbi, bu aşk, sevdayla çarpan bizim
Tevhid bayrağına, boyanan bizim
Biz olduk, her anı ibadet bilen
TÜRKÇE’MİZİ
Türkçe'mizi, bayrak yaptık cihana
Fetih dili, gönül dili Türkçe'miz
Hikmetinden sual olur, divana;
Cihanı kuşatır, güzel Türkçe'miz
Ana sütü kadar saf ve durusun
Mevla'm seni kirlilikten korusun
Şiirim, Sanatım, Zevkim, Hars'ım;
Yüceliklerin seninle yürüsün
BİZİM SAFIMIZ
Bizim safımız, hakkın çizdiği saf
Sabır ekseninde döner insaf
Bizleri, bizden olan anlar sarraf
Sarraf diliyle bak, sözümüz şeffaf
GÖNLÜMDE
Gönlümde pırıl pırıl bir Elâzığ
Spor, kültür, sanat, edebiyatı
"Manevi azığı bol il, Elâzığ"
Asrın yükselen değeri, hamiyeti!
Gönül alkışlarına selâm eder
İsmiyle anılır, maneviyatı
ZAMANLA
Zamanla yarışanlar
Hayatla barışanlar
Deryaya karışanlar
Âlemde iz bıraktılar
"İki günü eşit olanlar"
Sözüm ona reşit olanlar
İsrafta, sefih olanlar
Âlemde köz bıraktılar
ÇİFTÇİMİZE
Senden, ‘toprak kokusunu’ alırım
O kokuda, ‘fıtratım’ mayalanır
Bedri der ki, ‘toprak yüzün ağartır’
Helâl kazancım onda mayalanır
AŞK SÖYLER
Şimdi anladım sabrın ne demek olduğunu
Güllerin neden bu kadar erken solduğunu
Açlık değilmiş gaye, insanı kâmil yolu
Aşk söyler kendini, deryalarda bulduğunu...
KIYAMDA...
Kıyamda, rükûda, secde de;
Halden hale geçeriz bizler
Sabır, sükûtla selâmette
İlden ile göçeriz bizler
Maziden atiye yol alır;
Kâh açan, kâh solan gülleriz
HAYAT...
Hayat, dur- durağı olmayan koşu
Bazen inişi zor, bazen yokuşu
Çileye talim eden yürek ister,
Kâh savaş, kâh sulha döner akışı
Erdemli bir insanda cennet gibi
Hayat, yozmuş insanda cinnet gibi
İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ
İklim değişikliğinden dem vuranlar
Bağışıklığı bozulmuş gafiller
Rızka kefilim der, Yüce Yaradan
Yağmur, yağmur rahmet iner semadan
Suya gark olur, yurdun dört bir yanı
Takva sahibi ancak buna kani
Ah! Basiret kapalı sefiller...
Kalbini tasdik edemeyen diller
ÜÇ MAYISLARDAN
Üç Mayıs'tan, on sekiz Mayıslara,
Güneşin kıpkızıl doğduğu günler...
Gözyaşlarına bulanan düğünler
İdeallerin, Türklüğün, Turan'ın,
Tarihin kurşunlandığı Mayıslar...
Tabutluklar, ölüm kusan sürgünler...
Halden, halde; tecelliden tecelliye...
Dün suçlu olanlar, bugün kahraman...
Turan illeri, filiz verdi, sürgün verdi
Büyük ülküler muradına erdi...
YÜREĞİMİ GERİ VER
“Yüreğimi geri ver, Yeşil Tuna!”
Hani, Fırat senin ‘öz’ kardeşindi?
Nerede, ‘Firavunları boğan’ Nil?
O eski anılarınla sözleştim!
Gül kokulu diyarını özledim
MAZİDE KÖKLERİM
Mazide köklerim, sırrım sükûtum...
Kökleri üstünde gövdem dallarım
Tarihim, cihana hükmeden anım
O anılarda, ideâlim, umudum...
Fikrim, zikrim, ifadem bulut bulut...
GELMEDİ HALA
Bahar sıcaklığı gelmedi hala!
Börtü-böcek yüzlere gülmedi hala,
Çoban kavalını çalmadı hala,
Bulut bulut yürümekte mevsimler
SÖZLERİN
Sözlerin gri midir, yeşil midir?
Mevsim bahar mı kokar, kış mı kokar?
Sözlerin dikenlikte, gül müdür?
Muradın rüzgârlar da, düş mü kokar?
Âhu zârın yüreklerde, zor mudur?
Müptela olan derdin dost mu kokar?