Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Her nefes…

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

CENGİZ AYTMATOV PARKINDA

Bugün, Cengiz Aytmatov Parkındayım
"Selvi Boylum Al yazmalım" oyunu...
O oyunun dönen çarkındayım
"Gün Olur, Asra Bedel" eserini,
Bir daha, gönüllere yazmalıyım!
"Toprak Ana, Beyaz Gemi, Cemile..."
Kahramanı benim, bu eserlerin...
Bugün, Cengiz Aytmatov Parkındayım,
Bir koca yüreği tefekkürdeyim

HER NEFES

Her nefes, şerh eder bize yaşamı
Seheri başka, akşamı başka,
Her vaktin cilvesinde yaşamı,
Tefekkür edersen, gelirsin aşka
O aşk, ilahi vecd ile doludur
Şems etrafında dön, vuslat yoludur

NİSAN AYI...

Nisan ayı, ayların en zarifi
Arif insanda, bu ayın tarifi
Dağların her gözesi rahmet çağlar
Şükür secdesinde, nehirler ağlar
Kâinatın cilvesi, hayata bağlar

NİSAN AYINDA

Nisan ayında, ‘baharı soluklar’
Gözlerim, her ayrılığa doluklar
Suları içine gömen oluklar
Nisan ayı, nimete şükran ayı
Renk halayında veririz toyu...

KİŞİ DOSTUNUN...

Kişi, dostunun yolu üzerinde
Yol, en nahif bir çizgi zarında
Köprüdür, hasretini çektiğimiz;
"Kıldan ince, kılıçtan keskin" köprü!
Takva yazar, sükût yazar terinde...
Ahsen’i Takvim mümin nazarında

ALLAH DOSTLARININ...

Allah dostlarının feraseti
Âlemi hayran bırakan zarafeti
Kelâm sofrasının bereketi
Her sözüyle bizlere izzet, ikram!
Selâm et, lütfundaki âlameti

DOST DEDİĞİN

Dost dediğin derde merhem olmalı
Hak yolcusu, serde erdem olmalı
Düşlerim coşkun bir nehir misali
Efkârlı gönlüme hemdem olmalı
Üleşmek insana ülfet getirir

ÖZLEMİMDE...

Özlemimde yatar, müteşebbis ruh...
Ülkemde yer bulmasın, 'habis ruh...'
Nereden çıktı, farklı bir güruh?
Çoruh'u bilir misin, "ruh ırmağı"
İçimizden atalım, "dikenli ağı"

BİSMİLLAH

Bismillah ile güne uyanırız
İbadet bilir, zamana akarız
Zaman, dağlar gibi bizimle döner
O dönüşle, mevsim nevsim akarız

DÜNYA...

Dünya ne yâr, ne yâren oldu
Kalmadı vefası, bezirgân oldu
Aldanma, şalına, ipeğine;
Aldanan dünyaya köregen oldu

KANDIL GECESI

Kandil, Rabbimden rahmettir bu gece
Âminler, dualar hazine bize
Nur yağacak semadan fecre kadar,
Dilek kapısı açılır, bu gece...
İlâhi, son nefesimize kadar,
Lebbeyk sedasında hasene bize
Bin aydan hayırlı, bir asra bedel
Bir ömre has sekine verir bize

ANADOLU AJANSI

Milli Mücadeleden, hediye
O ruh! Düşmanı dönderdi deliye...
Borçlar sözdür, ‘zaferden sonra tediye’
Gazi Basına demeyin, ‘ne diye?’
Anadolu’nun sesi vardır, onda!
O seste, haberler yay gibi gerilir...
Her kelime ‘sevdamı’  taşıyan kuştur!
Her zafer haberi ruhuma işler...
Düşmanı dört yandan kuşatan dişliler
Dönsün, çarkın dişlileri, ‘Barışa...’
Çıkalım birlikte kutlu yarışa!

SÖZÜM MAZLUM ÇIĞLIĞINA

Sıralasam şöyle yıkılır dağlar
Şafak söküğü gibi günler ağlar!
Doğrular birbirini içten bağlar
Sözüm, mazlum çığlığına yar imiş.
Kalem, ne âlâ bir yurttur içimde
Raks eder dizlere âlem içinde
İlhâm gönle doğar, rahle içimde
Vuslat şarkısıyla söz eder imiş

HAYAT...

Zaman, mekân üzerinde adımlar
Yarınlar için neleri götürür?
Tevekküle atılır mı adımlar!
Tevekkül, sabrı, sükûtu getirir...

DÜRÜSTLÜK

Dürüstlük, eski anılarda kaldı
Yalanın kiri, öbek öbek çiçek
Soğuk düştü bahara, düşler yandı!
Şefkat sürgünde, mazlum garip kaldı...
Bedri, tomur tomur açmaz mı çiçek?
Baharın çelengi, gönlümde kaldı

HASRETİNİ ÇEKER

Hasretini çeker, eski dostların...
Vefalı sedası yürek kokardı
Sanki Halil İbrahim meclisinde
Her sözüyle sevdasını dökerdi
Canlar hey! Acısıyla tatlısı bir,
Hayat yolunu birlikte çekerdi!
Kahramanlar, hayata sebil olur
Yarenler, sanma ki, sersefil olur

ZULÜM

Zulüm, yanan cehennem ateşidir
O ateşin, köklerinde fitnedir
Ey mü'min, fitne ateşini söndür?
Gayret ha gayret, imanın gereği!
"İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın!"
Devlet, başımıza taçtır, moraldir
Moralin kaynağında ki, adalet!
Vatan savunmasında, etkili silah!

ZULMÜ SEVEMEM

"Zulmü sevemem, asla alkışlayamam"
Kötüye iyi diyemem, zalime;
Mazlumun gözüyle ancak bakarım
Ben her zaman, feryadıma akarım!
Çekilir içime; içimde arım,
Erdemli duruşlarda ancak varım!

ZULMÜN TEŞHİR VİTRİNİ

Zulmün teşhir vitrininde, fikir talan oldu
Asrımızda, sözün sermayesi; yalan oldu!
İnsanı dıştan içe; içten dışa fetheden
Tefekkür mimarının eseri nalan oldu

ZULME MEYDAN VERME

Zulme meydan verme, onun ateşi,
“İçinizde iyileri de yakar”
Ümmetlerin helâkını bir düşün?
Düşleri bile zihinlere zarar!

ZULME MEMUR ADAM

Bizde, kan dökücü için, ‘gâvur gibi adam! ’ derler
Bir işe yaramaz için, ‘çamur gibi adam! ’ derler
Bütün marifet pişmede, ‘adam olmadan…’ geçmede;
Akıldan öte gidene, ‘zulme memur adam! ’ derler…

Yazarın Diğer Yazıları