Dedem Korkut’u anar, yâd ederim
Her sözünü, gönlüme ad ederim
İlmi maruf yolunu şad ederim
Bir gökçe sabaha daha uyanmak
Dua alıp ata yolunu anmak
Güneş gibi ışıklı zamana hey!
**
Dede'm Korkut, geleceğe hikmetle bakar
Sözleri su gibi deryalara akar
Hikmet dolu sözlerle ışık yakar
Oğul der, vatan toprak parçası değil!
Binler yıl, tarihtir, bir kutlu hafıza!
Nefestir, toprağın üstünde nişanı!
O nişan, nesillerin ruhunu taşır.
**
Dede'm Korkut der, yüreği vatan çarpana,
Paratoner olur, korur yıldırımdan...
Erdemli insandan, ahlaktan sor bana?
Eli açık, cömert, vakarlı durumdan...
Zayıfa sofra açar, yoksula bina!
**
Dede'm Korkut gelir, haneme dem dem!
Her sözü şifadır, millete madem
Töremdir der, özünden dinler Âdem!
Kuşaktan kuşağa ışık yolunda
Kopuzu düşmez elinden Ozan'ın...
Kâh Yunus, hikmetli sözün dervişi
Tekkedir, sohbet deminin servisi
Pervane misali dönen erkişi
Sözleri, "Hu!" der, âşık sazında
**
Dede'm Korkut, Oğuz Boylarıyla söyleşir
Derdi, dert eder: hikmetle paylaşır
Kopuzun ince teliyle eğleşir;
"Bir olmak; hüner, marifet kuvvettir"
**
Dede'm Korkut gelir, gözyaşlarıyla
Kim oynadı, milletin aşlarıyla?
Her biri yakut, elmas taşlarıyla
Zümrüt gibi vatan kokan sinesi...
Uyan oğul, "su uyur, düşman uyumaz"
Uykuda, göz görmez, kulaklar duymaz!
Gaflet anında, daralır sinesi...
**
Dede'm Korkut'la, 21. Asırda;
Zaman tünelinde sohbetimiz oldu
Hikmet nehrinde süzülen mısrada
Ahmet Yesevi ‘den Yunus Emre'ye
Yunuslarla bezendi şiiriyat
Dede'm Korkut, duacıyım şairlere;
İlham olur, gönüllere akarsınız...
Coğrafyaya yarsınız, yârensiniz
Hak sözü, gönüllere müştak olsun
DEDE’M KORKUT
Dede'm Korkut, geleceğe hikmetle bakar
Sözleri su gibi deryalara akar
Hikmet dolu sözlerle ışık yakar
Oğul der, vatan toprak parçası değil!
Binler yıl, tarihtir, bir kutlu hafıza!
Nefestir, toprağın üstünde nişanı!
O nişan, nesillerin ruhunu taşır.
**
Dede'm Korkut geldi, meclis şenlendi
Meclis, sözün rahmetiyle dinlendi
Dede'm Korkut, asırlara seslendi;
Şurayla iş; görgüyü, ufku açar
Erdemli insanlara kapı açar
**
Dede'm Korkut, sözü öz söyler, pir söyler
Gönül gözüyle bakarsa gözler
Hakikat meyvesini anda özler
Kişiyi söz ile tartıya alır
Söz içre edep kalır, vakar kalır
**
Dede'm Korkut, isim verdi, ad verdi
Hakkın muradı, ol kişiye erdi!
Er kişi kıymeti, nimet bilmeli!
Güzel ahlak olmalı, bütün derdi
O dert çağladı, gönüller dağladı
**
Dede'm Korkut, her mevsimin bir rengi,
Baharın kendine özgü çelengi,
Kendi, ahengi içinde mihengi,
Kâinat ahvalini bilmek gerek,
Ahvale, ruhumuzla ermek gerek
ALLAH’A İMAN
Allah'a iman eden kazanacak
Gönüller, "Allah yâr" deyip anacak
Zerreden âleme, tesbih halkası,
Felek, ihtiram içinde dönecek
BUGÜN İÇİN
"Bugün için ne yaptın" terazisi
Ey can, bak gör ne anlatır mazisi
Acep, Yokmudur, geçmişin tedavisi
Hakka, kul olmak yolunda 'ders almak'
Kendi ruhunu ihya mimarisi…
EY CAN
Ey can, "dindar kimdir" diye sorsana?
Kinin, gıybetin dinde yeri yoktur!
Saf ve temiz Müslüman’ı sorsana?
Takvadan gayri, bir muradı yoktur
İyiliği, güzelliği sorsana?
Hayra, hasenata infakı çoktur
UTANMAZ
Utanmaz, hırsızlığını anlatır
Arınmaz, arsızlığını parlatır
İnanmaz, hissizliğini çatlatır
Derdi, çilesi, olmayan hamallık
Tadı, izzeti olmayan çakallık!