Malazgirt'ten Sakarya'ya meydanlar,
O meydanlar, zafer tuğları yürür
Sakarya, asrın en çetin savaşı
"Yirmi iki gün, yirmi iki gece"
Ağustos, en kesif poyraz rüzgârı
Zafer ıslıklarında düğümlenir
Alperence zaferler göğüslenir
Sakarya taşır bizi Kocatepe’ye
ALPASLAN DİYARINDA
Alparslan diyarında tarih yazmak
Toprağı eleye eleye kazmak
Tâ, dokuz asır derinlere akmak
O basiretli yüreklere bakmak
Toprağı bize vatan yapan ruha
Bir daha, "ete kemiğe bürünmek"
MALAZGİRT’E
Malazgirt'teki, sedayı duymaya geldim
O sedaya, tevhit diliyle uymaya geldim
Bir an, içimde sükûtun cevheri kaynadı!
Kalbimi deryaya verip susmaya geldim
Ruhlar âleminde kendimi bulmaya geldim
ŞEHİTLERE...
Şehitlere haktan gül ikramıdır
Sükût eden hayatın devamıdır
Makamı âlinin tamamıdır
Dünyada, şehitlere şükran borcu,
Canların, can içre ihtiramıdır
HAYAT
Hayat, Rabbimin ikramı bütündür
O bütün, kâh hüzündür, kâh düğündür
Parça, bütün de, güzel okunur;
Zikrullah, kalbin akseden yüzüdür
DOST DERSİN
Dost dersin, dost sözünü görmeyiz
Dost, vefa bekler, özünü bilmeyiz
Acısına, sevincine gitmeyiz
Ey akıl, ey i’zan nerede kaldın
Bağrı yanık yürekleri de çaldın
EY CAN,
Ey can, barışın zırhını giydin mi?
Sevgi, saygı, şefkat, güven, sağduyu!
Takva elbisesi nedir sordun mu?
"Allah'tan korkmak" en ulu bir korku
Adalet terazisini kurdun mu?
Akıl, idrak, izanla gelen tutku!
BUGÜN PAZAR
Bugün Pazar, bizde "aile günü"
Hanelerde beraber olma günü
Düğün, şenlik, canlar, mutluluk günü
Her aile, arı kovanı bizde...
LAYIK OLDUĞUNLA
Layık olduğunla hayat bulursun
İçindeki fırtınayla yürürsün
Zamanını amelinle dokursun
Kalbine bakar, niyetin okursun
Şemsin etrafında pervane ol
Kendi vücudunun dershanesi ol
SAMİMİ OL Kİ
Samimi ol ki, için parıldasın
Adil yüzler, gönülleri bağlasın
Doğru ol ki, huzuru fısıldasın
Şefkat merhemi dertleri dağlasın
Sevgi içten bir şelaleye benzer
EDEP İÇRE
Edep içre bizim vuslat şarkımız,
Zikir halkasında döner çarkımız,
Kelimeler, tesbih misali çekilir
Gönüllere tane tane ekilir
Hakkın muradı bütün deliller
Hikmeti Huda'ya vasıl sebiller
Ya Hak, ya Hak der kalbi muradımız
ŞİİR ÇIĞLIKTIR
Şiir, çığlıktır, duyanınız var mı?
Feryadında, aşkı ilahi dinler
Ondaki rağbet, uyanınız var mı?
"Ölmeden önce ölmek" hali inler
İnleyen nağme, ruhuma dokunur
Her verilen selâ cana okunur
Her mısrasında ahvalim okunur
BİZİM MECLİSİMİZ
Bizim meclisimiz, gönül meclisi
Sohbet ile gül eker, gül satarız
Söz damlası, bahar kokar sevgisi
Tomur tomur rengârenk açarız
Nehir olur, deryalara akarız...
DEDE’M KORKUT’LA
Dede'm Korkut'la, 21. Asırda;
Zaman tünelinde sohbetimiz oldu
Hikmet nehrinde süzülen mısrada
Ahmet Yesevi ‘den Yunus Emre'ye
Yunuslarla bezendi şiiriyat
Dede'm Korkut, duacıyım şairlere;
İlham olur, gönüllere akarsınız...
Coğrafyaya yarsınız, yârensiniz
Hak sözü, gönüllere müştak olsun
DEPREM...
Deprem, her gecenin soğuk düşleri
Ağustos sıcağı, üşütür bizi
"Korkunun yoktur, ecele faydası!"
Ah! Ecelde, günahımın paydası
Tedbiri bıraktık, gaflete sığın!
Onca acıları üst üste yığın
Depremler, bu coğrafyanın gerçeği
Kuramadık içimizde dengeyi
Moralle inşa edelim ahengi
SİYASETTE
Siyasette, hava kâh ısındı, kâh soğudu
Gök gürültüsü, fırtına, doluyla soludu
Ülkenin dört bir yanından esen rüzgârlarla;
Siyasette ki hava raporunu okudu!
Ey Anadolu! Dünyaya ne kadar açıksın?
Yıllarca güzel ülkem neleri soludu?