Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Cemreler düşmeye başladı...

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Dikkat ediyor musunuz, ‘baharı soluklamaya başladık’

Kışın şiddetinden, baharın esenliğine/ coşkusuna doğru tatlı bir serüven...

20 Şubat 2025 tarihi, ‘cemrelerin birer hafta arayla düşüşü…’

Nasıl ki, tan yeri sökünce güne merhaba diyorsak,

19-20 Şubat’ta, ‘havaya düşen ilk cemreyle’ birlikte;

Dirilişe, bahara derinden bir hoş sedayla merhaba diyeceğiz.

Cemre sözlükte, “yanmış kömür parçası, kor.” olarak geçer

Arapça kökenli bir kelime olan “cemre”‘nin sözlük anlamı kor yani ateştir.

Halk arasında ise sıcaklığın artması olarak bilinir.

7 gün arayla düşen cemreler sayesinde hava, su ve toprak ısınır.

Halk arasında cemre düşmesiyle birlikte;

Hıdırellez ve nevruz kutlamaları başlamaktadır.

Divan edebiyatımızda, “cemreviye…” şiirleri yer alır!

Bizim geleneksel halk takviminde yıl,

”Kasım günleri” ve ”Hızır günleri” olarak kış ve yaz diye ikiye bölünüyor.

Kasım günleri, miladi takvime göre 8 Kasım’da başlıyor

Ve 179 gün sonra 5 Mayıs’ta sona eriyor.

Hızır günleri ise 6 Mayıs’ta başlıyor ve 7 Kasım’a kadar 186 gün sürüyor.

Cemrelerin düşmesi, Kasım günlerinden Hızır günlerine,

Kıştan bahara geçişin sembolleri


CEMRE DÜŞTÜ TOPRAĞA SESSİZ SESSİZ

Kor düştü yüreğime maveradan

Gün döndü, mevsim döndü zaman hey!


Cemre düştü toprağa sessiz sessiz

Bu bir vuslat şarkısıdır aman hey!


Bir müjdedir, perde ötesi hakikat

Diriliş rahlesindedir, devran hey!


“Ölümlü dirimli dünya” deriz ya,

Solan gül değil, bahtım yaman hey!


Nasıl örtüyor, geceler gündüzü?

Ak duvakların öptüğü ferman hey!


Garip bir dünyanın izdivacında

Sürme çeker gibi, toprağ sürmen hey


Düşer gönlüme düşer ilk cemreler

Işıktan sel olur yürek, iman hey!


CEMRELER DÜŞER

Cemreler düşer, yedi adımda bir

Ateş topu düşer, canlara tekbir

"Ölümlü-Dirimli" dünyadır, hak bir

Zikir terazisinde mizan bulur


Her mevsimin bir rengi, bir yüzü var

İlk Baharın, "çiçekten çelengi" var

İnsanın, "dirilişe özlemi" var

Özlemini, "kalbine çizen" bulur

BUZ ÜSTÜNDE NE DÜŞ KALIR NE DE İZ

Buz üstünde ne düş kalır ne de iz

Cemre düşünce buzlar çözülürmüş


Başından duman eksilmeyen dağlar

Gözyaşları sel olur karılırmış


Yıldızlar öksüz, kışın ayazında

Güneş tat vermeyince üzülürmüş


Öper, toprağı beyaz duvaklarla

Bir mahşerin kaderi yazılırmış


Geceler perde perde açılır hüzne

Dertlerim, damar damar gezinirmiş!


Cemre; ışık, su, ateş ve nişandır

Arzın rahminde hayat kazınırmış


CEMRELER DİRİLİŞİ TASVİR EDER

“Bahar bir çiçek gibi!

Çiçek vuslatın nur perdesi…

Cennet bir bahar gibi!

Bahar Hak’tan rahmet muştusu…

Ağaç çekirdek gibi!

Çekirdek varlığın hülasası…

Kâinat bir ağaç gibi!

Âdem kâinatın soyağacı…”

CEMREDEN NEVRUZ’A

Önce kapınıza üç defa vurulur…

Maveradan bir hoş seda duyulur…

Hava, Su, Toprak latif bir lisanla;

Gündönümünde hal hatır sorulur…

YENİ GÜN DUASI

Ay ışığı koynunda, Nevruzun!

Tebessümü, avuçlarına al!

Börtü-böcek, karınca uyanır.

Bu sevdanın gözyaşını,

Yapraklarına sil!

Su yürür, hayat yürür

‘Yeni Gün’ duasını,

Yüreğinle oku!

Toprağa nişan düşer,

Çiçek tozunda, sevdası bal!

Rengârenk kumaşı halay çeker...

MERHABA

Cemrelerle, ramazana merhaba...

Işık seline, sevdaya merhaba...

Bahar gelsin, güzelim şarkısıyla;

Özümdeki dirilişe merhaba...

Yazarın Diğer Yazıları