Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Anne ve Baba'ya itaat!

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

İnancımız, ‘itaat ve teslimiyet’ konusunda bir hukuk getiriyor.

“ Hani bir vakitler İsrailoğulları’ndan şöylece misak (kesin bir söz) almıştık; Allah’dan başkasına tapmayacaksınız. Ana-babaya iyilik, yakınlığı olanlara, öksüzlere, çaresizlere de iyilik yapacaksınız, insanlara güzellikle söz söyleyecek, namazı kılacak, zekâtı vereceksiniz. Sonra çok azınız müstesna olmak üzere sözünüzden döndünüz, hala da dönüyorsunuz” (Bakara, 83)

Kur’an da açıklıkla ifade ediliyor;

Allah’a itaat ve teslimiyet… Ana-Babaya iyilik, yakınlara, öksüzlere, çaresizlere iyilik,

İnsanlara, ‘güzel söz…’ söylemek, namaz kılmak, zekât vermek…

Kur’an bizlere yol gösteriyor; rehberlik yapıyor…

Bizlere, ‘hayat çerçevesini…’ çiziyor.

“Hem Allah’a ve peygambere itaat edin! Umulur ki merhamet edilirsiniz” (Ali İmran, 132)

“Ey Muhammed! Sana nereye infak edeceklerini soruyorlar. De ki; Hayır olarak verdiğiniz nafaka, ana baba, yakınlar, öksüzler, yoksullar ve yolda kalmışlar içindir. Hayır, olarak daha ne yaparsanız herhalde Allah onu bilir.” (Bakara, 215)

Yapacağınız iyilikler; infak, en yakınınızdan başlıyor;

Öncelikle anne ve baba, sonra en yakınlarınız, akrabalarınız, daha sonra; öksüzler, yoksullar, yolsa kalmışlar… En yakın halkadan başlıyor...

Toplumda, ‘sosyal bir denge…’ oluşuyor.

“Allah’a ibadet edin ve O’nu hiçbir şeyi ortak koşmayın. Sonra anaya, babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, akraba olan komşulara, yakın komşulara, yanında bulunan arkadaşa, yolda kalanlara, sahip olduğunuz kölelere iyilik edin.

Şüphesiz Allah, kibirlenen ve övünen kimseyi sevmez.” (Nisa, 36)

Şöyle bir düşünüyorum da, dinimizin emirlerine harfiyen itaat ettiğimizde;

O emirleri birebir, ‘hayat felsefesi haline…’ getirdiğimizde;

Bütün sıkıntılarımızı üzerimizden atmış oluruz...

Sağlıklı ve güçlü bir toplum dokusu!

“De ki; Rabbinizin size neleri haram kıldığını okuyayım; O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın, ana babaya iyilik edin, fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin, sizin de onların da rızkını biz veriyoruz. Kötülüklerin açığına da gizlisine de yaklaşmayın. Haksız yere Allah’ın haram kıldığı cana kıymayın. Düşünesiniz diye Allah size bunları emretti. (En’am, 151)

Kur’an bizlere, nelerin Helal, nelerin Haram olduğunu belirtiyor…

Haramlar, sakınmamız gerekenler şöyle;

“--Allah’a şirk/ yani ortak koşmayınız…

--Fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyiniz…

-- Kötülüklerin açığını da gizlisini de yapmayınız…

--Haksız yere Allah’ın haram kıldığı cana kıymayınız…

Ve ana-babaya iyilik ediniz!”

“Rabbin kesin olarak şunları emretti; Ancak kendisine ibadet edin. Anne ve babaya iyilik edin. Onlardan biri veya her ikisi yanında yaşlanırsa, sakın onlara “of” bile deme ve onları azarlama. İkisine de tatlı ve güzel söz söyle.” (İsra, 23)

Anne ve Baba hukukunda,

Kur’an bizlere emrediyor; “Anne ve babaya iyilik ediniz!”

Onları ne azarla, onlara ne de, “öf…” bile deme!

Anne ve baba, ‘atadır…’

Ailenin manevi büyükleri/ direkleridir...

Anne ve baba, evlatlar için; “Koruyucu birer zırh gibidirler…”

“İkisine de acıyarak tevazu kanatlarını indir. Ve şöyle de; “Ey Rabbim! Onların beni küçükten terbiye edip yetiştirdikleri gibi, sen de kendilerine merhamet et.” (İsra, 24)

Anne, baba ve evlat arasında; “şefkat ve merhamet bağları…” vardır!

O bağları daha da güçlendirmeliyiz.

Evlat, yaşlılıklarında; anne ve babaya karşı, “saygı ve edep dolu bir hisle!” aklaşacak.

Onların yanında, ‘sesini yükseltmeyecek…’

Acıma hissi ile dopdolu olacak...

Tevazu sahibi olacaktır.

Hadis, “Onlar senin cennet ve cehennemindir”

Anne ve babaya, ‘asi olmak…’

Evladın, ‘cehennemi…’ anlamına geliyor...

Ve evlat, anne ve babaya yapabileceği iyiliklerle; ‘cennetini…’ hazırlıyor!

Hz. Ali (as), Anne, babaya iyilik yapmak en büyük farizadır.” Buyuruyorlar.

Hadis, “Kim ömrünün uzamasını ve rızkının bollaşmasını istiyorsa, anne babasına iyilik etsin ve akrabalarına sılayı rahimde bulunsun.”

Ne deniyor; “Cennet, annelerin ayağı altındadır…”

Ne deniyor; “Babanın evladına duası, Peygamberin ümmetine duası gibidir.”

Bizim o güzelim geleneklerimiz;

Ne kadar devam ediyor?

Artık günümüzde, ‘çekirdek aile…’ var.

Asrın bütün zorlayıcı şartlarına rağmen; “Anne ve baba hukukuna…” sahip çıkacağız...

İnanınız ki, o hukuku koruyan aileler,

Günümüzde de, “sağlıklı, güçlü ve huzurlu…” ailelerdir.

Bu konularda, ‘sosyal analizler…’ yapılabilir

Yazarın Diğer Yazıları