Köy mü Rant mı?

Son yıllarda moda bir trend var. Köye kaçmak ve köyde yaşamak. Özellikle belirli bir gelir seviyesine sahip insanların şehrin gürültüsünden ve keşmekeşinden kaçarak hafta sonları ve yaz tatillerinde tercihi olan köy ve köy evleri, bazı girişimciler için ilham kaynağı olmuş.

TAKİP ET

Köyden kente göçün durdurulması ve tersine çevrilmesini sağlayacak Akıllı Cazibe Köy projesi İstanbul Beşiktaş'ta bir otelde ulusal medya mensuplarının katıldığı bir etkinlik ile tanıtıldı.

Yapılan açıklamalarda bu projedeki köyler; kendi elektriğini üretecek ve ihtiyaç duyduğu enerjiyi biyo yakıtlarla köyde yaşayan hayvanlardan sağlayacak olan akıllı cazibe köyleri, özellikle pandemi döneminde kıymeti daha da iyi anlaşılan köyleri cazip hale getirmeyi amaçlıyormuş.

Devletin ve kamu kurumlarının içinde olmadığı bu proje, girişimci ve iş insanı Hasan Mete tarafından hayata geçirilecek Akıllı Cazibe Köy projesinin tanıtımında istihdam sağlanarak köyden şehre olan göçün durdurulması hedeflenirken tarım alanında kurtuluşun reçetesi olarak gösterilmekte.

Akıllı Cazibe Köyleri'nin hayata geçirilmesi için gerekli sermaye ile ilgili Dubai ve Katar'da faaliyet gösteren fon kuruluşlarının da devreye girdiği belirtildi.

Akıllı cazibe köylerini oluşturan girişimci Hasan Mete'nin Tarım ve Orman Bakanlığına yapılan sunumu neticesinde projenin pilot illerinin depremden etkilenmesi nedeniyle Elazığ ve arazi şartları bakımında Şanlıurfa Ceylanpınar olması ağırlık kazandı.

İlk bakışta çok cazip ve güzel bir proje olarak gözüküyor. Temennimiz de odur ki bu proje hayata geçsin. Ancak görünen o ki bu proje kapsamında Milli Emlak'tan hazine arazileri talep edilecek. Ve hem Şanlıurfa hem de Elazığ'da bulunan önemli miktarda araziler bu projeye ya uzun süreliğine ve sembolik fiyatlarla kira edilecek ya da devri yapılacak.

Söz konusu firma da bu arazileri parselleyip üzerine binalar yaparak, yanında ayırdığı ve tarımsal faaliyet ve hobi bahçelerini isteyenlere satacak.

Hazine arazilerinin bu şekilde de olsa değerlendirilmesi güzel belki ama eğer varsa bu tür alanlarımız bu, bir firma eliyle ve rant ekseninde insanlarımıza neden satılısın ki? Yok mu bu ve buna benzer bir yöntemle tarımı, köye göçü hızlandıracak devletin bir projesi?

Bakanlık yapmıyor ve yapamıyorsa İl Özel İdareleri de pek ala böyle bir projeyi hem de kendi halkı için yapabilir.

Bir de şu gerçek var ki, bu proje öyle beklenildiği ve istenildiği gibi insanları köye geri dönmelerini getirmez. Bu tür projeler sadece hafta sonu ve tatil günlerinde cazip görülüyor. Köy hayatına özlem duyduklarını ısrarla ifade eden insanları ancak bir hafta, bilemedin bir ay tutabilirsiniz bu köylerde.

İnsanlar, böylesi bir mekân ve ortamı sırf streslerinden kurtulmak için geçici süreliğine talep ediyor ve bunun hayalini kuruyorlar. Yoksa asıl terkedilemeyen ve vazgeçilemeyen; kazanılan ve alışılan şehir ortamı ve sosyal hayattır. Gerisi biraz hayal, biraz fantezi ve oldukça rant….

Bakmadan Geçme