Rüveyda Sadak

Yaz detaylı 'Hatmi çiçeği'

Rüveyda Sadak

Yaygın olarak beyaz, sarı ve çoğunlukla da pembenin her tonu şeklinde görülür, yaz mevsiminin başladığı mesai itibariyle hep ve hâlâ keyif ile seyredilen çiçek… Bir papatya, gül, kadife çiçeği ya da rüzgârda uçuşan karahindiba vesaire… Aslında bahsettiğimiz bitki; şu hep karşılaştığımız yaz figürlerinden geleneksel bir değerin ifadesi olan, ‘Hatmi çiçeği’ ismiyle tarla, bahçe ortamlarında rastlanılması daima mümkün olan geleneksel yaz çiçeğidir. Şimdilerde gündüz sıcaklıklarının oldukça fazla yükseldiği ve dolayısıyla derecelerin artış gösterdiği rakamların; yaz güneşi, ağustos böcekleri, arılar, kelebekler ve mevsim kavramlı/kapsamlı yaz’a dair envai çeşit her şey adlandırmasıyla niteleyerek, hatmi çiçeğini bir klasik olarak tanımlıyor. Öyle ki tasavvur ettiği şık ve görsel renkler, mevcut mevsim yaz’ı bir belgesel filmine dönüştürüyor. Seyre değer nostalji ortamına geçişi ile yaz mevsiminin farkındalığı, yapay kavramın dışında tamamen doğallığı ifade ediyor. Yaz denince gün ve gündüz, güneşin etkisiyle farklı ritimleri adeta sanatsal bir portre ile tasvir ediyor. Hava sıcaklıklarına gerçek bir boyut kazandıran yaz mevsiminin; dair, ait ve alışılan geleneksel resmiyle işte yaz ve işte renk çeşitliliği diyerek yaz’ı selamlayan, hatmi çiçekleri… Bu sadece herhangi bir çiçek ya da bir bitki değil. Bazen yol üstü bazen tarla ve doğanın kendiliğinden ve özgün sunumu şeklinde her bahçenin konuğu olan hatmi çiçeği, takvim sonbaharı gösterdiğinde çiçek ve yapraklarının solduğu bir yorumdan ziyade sonbaharın başlangıcı ile meydana getirdiği değişimi, yaz değil de bu defa sonbahar ve kış olarak ayrıca kavramsallaştırıyor. Gerçekleşen dönüşümüyle çiçekleri kurutulup, kışın doğal şifa çayı şeklinde kullanılıyor. Tamamen doğal bir bitki olan hatmi çiçeğinin, rol bilincine atfettiği değer ve yaz denince çocukluk anılarının anımsattığı pozitif yansıma söz konusu hatmi çiçeğinin türlü anlamları olduğunu açıklıyor. Bitkilerin miktar olarak çeşitlilik atfettiği yaz mevsiminde bir başka konu, sıcaklık itibariyle aranan serin ortamın ağaç yelpazesinde gerçekleşmesidir. Ağaçların bir gölge mekânı olarak değerlendirilmesinin sağladığı sosyoloji; ağacın böylece toplumsal faydaya tekabül ettiğini, meydana getirdiği iletişim ile sıradan bir nasılsın kavramını karşılıklı muhabbetlere dönüştürerek, toplumsal bir farkındalık oluşturduğudur. Bahçelerde ve çoğu zaman yol üstündeki doğal mekânında görmeye alışılan hatmi çiçeği bir çiçek olmasının yanı sıra aynı zamanda sosyolojik bir kapsamdır. Bireysel rol bilincinin yansıttığı nostalji, yaz gelenekseline dair ithaf edilen hatmi çiçeğini, iletişime yönelik doğal bir değer şeklinde açıklıyor.

Yazarın Diğer Yazıları