Rüveyda Sadak

Tohumdan Sofraya… 'Ekmek'

Rüveyda Sadak

İnsanın doğuşundan bu yana önemli bir yeri vardır, ekmeğin. Ekmek olmadan yemek olmaz haliyle. Ekmek hakkında bilinen en yaygın atasözü, ‘Emek olmadan ekmek/yemek olmaz.’ Bir hurmanın ramazanı hatırlattığı gibi ekmek denince de un, su ve tuzdan oluşan bir kültürel mirastan söz ediliyor. Köy usulü özgünlüğü ile ocak ateşinde ve şehir mekânına has mahalle fırınlarında yapılan ekmek, gün geçtikçe farklı adlandırmaların çeşitliliğini gösteriyor. Bazı tahıllarla alternatif oluşturan ve en yaygın olan tam buğday ekmeği, kepekli ekmek yaygınlıkla karşılaşılan ekmek türleridir. Günlük olarak alınan somun ve pide ekmeği dışında, Elazığ’da organik olarak yapılan ve tüketilen çiğköftenin olmazsa olmazı lavaş ekmek, sac ekmeği, top ekmeği, tandır ekmeği, yufka ekmeği, nohut ekmeği mutfak kültüründeki ekmek örneklerindendir. Mahalle fırınlarında pişirilen ekmeğin; un, su, tuz ile ortaya çıkardığı sonuç, vakti deneyimlemek, değerlendirmek ve ekmekteki bereketin farkında olmaktır. Ekmek bir değer sosyolojisidir. Üretiminden itibaren ekimi ve toplandıktan sonra öğütülerek un haline getirilen ekmek, süreç boyunca birçok aşamadan geçer. Ekilen tohum ve emek verilen bitkinin, buğday başağına dönüşümü ile süresini tamamlayan buğday, biçilerek diğer aşamalara geçer. Buğday artık oluşmuştur. Tarlada toplanan buğdaylar, sırasıyla öğütülmesi için öncelikle değirmene gönderilir. Tahıl taneleri değirmende öğütülerek toz haline getirilir ve un haline gelir. Ve ekmek olabilmek için formülündeki un, su, tuz ve maya ile gerçekleşecek ekmek, geçmişten günümüze kültürel bir değer ifadesi olmuştur. Yanında ekmek olmadan bir yemek ve bir sofranın düşünülemediği, toplumca yaygınlaşmıştır. Ekmeğin farkında olunmuştur ki her zaman değerli bir özellik ve niteliğe sahiptir. Geleneklerimizde ekmek, daima başın üstündedir. Ekmek kırıntısının dökülmemesi için gösterilen itina, kültürümüzde gelenekselleşen bir alışkanlıktır. Bir markete gidince mesafe olarak en yakın ve ilk ürün, ‘Ekmek’tir. Çünkü ekmeğin kültürümüzdeki geleneklerimizdeki yeri her zaman ayrıdır. Bir gün kapsamında temel besin olarak en önemli ve gerekli bilinen ürün, daima ekmek olmuştur. Mutfak kültürümüzde menemen vardır; milli değerlerimizi örnekleyen özgün bir yemektir ve ekmek olmadan yenilemeyen ve domates ile yumurtanın ekmek ile bütünleştiği önemli bir gelenekseldir. Ekmek hem bir kültürel değer hem de disiplinler arası bir ayrıcalıktır. Bir tohum biçiminde ekilen ve un aşamasına ve ekmek haline gelen ekmek, böylece biyolojiden sosyolojiye bir değer kazandırır. Farklı bilimlerin tek kelimede arz ettiği değer atfıdır, ekmek. 

Yazarın Diğer Yazıları