Söğüt varsa sosyoloji de vardır
Rüveyda Sadak
Yeşil denince ilkbahar ve sonrası malum yaz mevsimi ve yaz itibariyle de yeşil yapraklı ağaçlar gelir akla. Her ağacın renk tonu, kimyası tabiî ki farklıdır. İğde ile girizgah yapan, yazı karşılayan ve devamında yaz mevsimine dahil olan kayısı, vişne, erik, akasya, çınar ağacı mevsimin dair ağaçlarından sadece birkaçıydı. Şimdi ise daha farklı bir ağaçtan bahsedelim. Görüntüsü sarkıt şeklinde olan ‘Söğüt’ yaz mevsimi ile önemli bir özdeşimsağlıyor olmalı. Söğüt gölgesi denir, halk arasında. Yaz sıcaklarında bir söğüt ağacı ve serinliğinde oturup doğayı seyretmek, söğüt gölgesi kavramını tanımlıyor. Su ve söğüt, tamamlanan bir tabiat faktörüdür. Rüzgârda, mekânı serinleten ince yaprakları ile bir tür yelpaze detayını canlandıran ve yazın, yaz olduğunu kanıksayan ve serinletici özelliğini kanıtlayan gölgelik öğesi bir bitkidir, söğüt. Söğüt ve kuş seslerinin fon oluşturduğu mevsimin yaz itibariyle organik doğadaki su ve manzaranın, toplum tarafından seyredilen mekân ve insanlar arasında sağladığı iletişim ve sosyolojik muhabbet, doğal bir oluşum olan söğüt kapsamıyladestekleniyor. Görsel bir sanatı tasvir eden söğüt yapraklarının dile getirdiği rüzgâr esintileriyle meydana gelen resim, özgün bir manzarayı doğa kapsamında değerlendirir. Bir perde gibi güneşin yaz sıcaklığını gölgeleyerek adeta içinde serin bir ilkbaharın pratiğe indirgediği doğal serinlik işlevini gerçekleştirir. Üzüm bağındaki salkımların benzer biçimini andıran söğüt sarkıtlarının suya yakın mesafelerde adeta bir sanatı ifade etmesi, tesadüf olmasa gerek. Göl kenarı, dere boyu vesuyun mevcut olduğu her ortam… Manzarayı tanımlayan bir kartpostal niteliğindeki söğüt; doğallığıyla özgün, bahçe ve parklarda hitap ettiği huzuru, sarkıttığı dalların yaprakları ile doğal bir değer ölçüsü olduğunu ve geleneksel ağaç türleri arasındaki, yaz ise söğüt ve dolayısıyla söğüt gölgesi söylemini tekrarlatan bir ağaç örneği olmuştur. Her ortamın, bahçenin kendine has kendisi ile bütün birtakım klasikleri vardır. Nitekim bir ağaç ya da çiçek her birinin rol bilinci gereği, bireyde meydana getirdiği hatırlatma ifadesi ayrıdır. Harput’ta, asırlık çınar ağacının bulunduğu Çınaraltı ya da iğde mevsimi ilkbaharda bahçelerde çokça görülen iğde kokusu ve yakınlarda zamanı gelecek olan papatya ve hanımeli çiçeği ile bulunduğu yeri kaplayan ve kapsayan teneffüs, tabiî ki alışılmış bir mevsim hatırlatmasıdır.