Seçime Doğru Biraz Sosyolojik
Rüveyda Sadak
Seçime az bir süre kaldı ve artık son haftalar. Gün, saat, dakika ve saniyelerle tablo güncelleniyor. Seçim öncesinde sürecin getirmiş olduğu birtakım çalışmalar, değerlendirmeler ve tabiî ki
“Oylar”…
Seçim, toplumsal bir gerçek ve oy vermek de seçimin kendisi olduğuna göre durumu biraz farklı bir boyutta ele alalım. Sosyal medyalarda reklam bazlı, dönemsel bir akım başladı. Paylaşımların, ilgili/ilgisiz seçim konusuyla neticelendirilmesi her gün bir başka ünlü ismin kendine özel referansında, seyre değer enteresan görüntülere sahne olduğunu görmek de mümkün.
Biliriz hemen her konuda mutlaka bir magazin gelenekseli mevcuttur. Bu son zamanlarda alışılagelmiş durumlardan biri haline dönüştü maalesef. Seçimlere az bir süre kaldığından olsa gerek, şimdilerde popüler isimler gündemde yer alma çabasında. Billboard misali, bireysel oylarının dünya çapında meraklısı vardır diye bir mantık olabilir ki markada siyasallaşmaya gidiyorlar.
Meğer her şey bu ünlü isimlerin sandıktaki oy ismine bağlıymış(!) öyle değil mi?
Birazdan açıklayacak ve açıkladı. Ne oldu şimdi? Böylece gündemde sabit mi kalındı?
Sanki tüm ülke tüm toplum her şeyi bırakmış, toplumsal/bireysel sorunlardan feragat etmiş gibi tek sorunun, ünlü isimlerin sandıktaki parti, ittifak hangisine oy kullanacağı yönünde hâlâ büyük merak uyandırması da oldukça şaşırtıcı.
Şöyle ki yakın geçmiş şubat depreminden bu yana sadece bölgesel değil, ülke olarak asrın felaketi yaşandı. Deprem sonucu fırsatçılık, pahalılık, maddi-manevi toplumsal sorunlar ve çok vesaire sıralanabilir. Durum böyleyken hâlâ medyatik görünürlük, ‘gayet normal, ne var bunda’ şeklinde yorumlanıyorsa; sosyal medya diliyle, like alabilme ısrarı da tebrik beklemesin.
Toplum büyük bir felaket yaşadı. Evler, şehirler yok oldu. Geriye kalan depremzedeler, iyileşmeye çalışıyor. Anlayış!
Oy, ciddi anlamda bireysel inisiyatif gerektirir. Bunun için de siyasi nezaket, olmazsa olmazlardan biridir. Çünkü toplumsalı ciddi olarak ilgilendiren seçim konusunda, espri magazin söylemlerin gereği yok ve olmamalı. Mayıs ayında gerçekleşecek olan seçim, toplum için hayırlar getirsin temennisinde bulunuyoruz. Kimin oyu merakına dahil olup 5N1K modeline geçiş, gerçekten gereksiz. Sizce?