Oportünist Mantık Mı? O Hep Var…
Rüveyda Sadak
Şimdi fiyat artışı mı diyelim ya da fırsatçı gruptan spekülatif tiyatral bir gösteri mi?
Gıdada fiyat artışıymış! Fiyat artışı mı fırsatçılık mı?
Öncelikle o sadece bir artış değil onu belirtelim de… Fırsatçı mantalitenin gündemde güncel kalma kaygısından ibaret bir şeyler desek, tabir yerinde olacaktır sanırım.
Peki sebep ne?
Bu birbirinden bağımsız ve spontane gelişen bir durum değil tabiî ki.
Haziran itibariyle çeşitli bakliyatlar, zam ile değerlenmişti.
Hep yeni bir güncelleme!
Devam edelim…
Mevcut ay içerisinde tekrar bir zam. Bitmedi… Takip eden temmuz ile toplam 3 zam diyerek, ‘normalimiz bu’ sloganı sadedinde bir etiket start verildi.
Fırsatçılık bu olsa gerek, farklısı düşünülemezdi.
Bu durum özel bir başarılardan (!) kaynaklı olmalı, aksi zor çünkü.
Temmuz Ayı…Mevsimsel birtakım uygulamalar…
Hasat mesela...
Buğday, arpa gibi gibi ürünler.
Şu ay içerisinde, tarlalarda makineleri görmek, mevsim normali. Bir tahıl ülkesiyiz aksi mümkün mü?
Ürünler, tarlalarda tamamen yerli. Buna rağmen bulgur hala hep zirve. Yalnızca bulgur değil…
Buna b,c,d,e…alternatifleri giderek çoğalan envai türler.
Pirinç, çay, şeker derken ayçiçek yağını söylemiyoruz bile. Ayçiçek yağına, saygı duyup kırmızı halı serelim artık ne diyelim.
5 litreden satışı kuşaktan kuşağa geleneksel olan ayçiçek yağı, fırsatçılığa uygunluk arz eden 4,5 litre trendiyle piyasada pozisyon alıp raflardan nanik yapar halde. Her rafta seyirlik komediler… Bir ürüne de zam teğet geçti diyen var mıdır acaba? Sanmam.
Zam her üründe olmazsa olmazın kavramı ve fakat her alanda repertuar çeşitliliğiyle.
Bir de karpuz vardı değil mi?
Karpuz…
Yazın simgelerinden, kendi halinde bir meyve. Karpuz, sempatik duruşuyla yazın bizzat kendisi değil midir zaten?
Görünen o ki fırsatçılık, konfigürasyon eğilimini bir bukalemun tarz ile karpuz fiyatlarına da yansıtmış durumda. Şekle şemailsiz paradoks fiyatlardan saf dışı bir temenni diyelim, en azından mevsime dair tutarlı olmanın gereği…