Rüveyda Sadak

Masallar ve hikâyenin farkındalığı

Rüveyda Sadak

Evvel zamanın anlatısı, modern dönemin şimdiki zamanı diyerek… Eski dönemlerin zaman ilavesi olmaksızın bir başlangıç ile başlayan masalları vardır. Doğal olan tamamen organik rivayet üzere süregelen söylemleri tekrarlayan sadeliğin bir o kadar da merak oluşturan masallar. Sürükleyici şekliyle tasvir edilen huzur kavramı; masallar, hikâyeler… Anlatıcısı olan dede ve ninelerin anlatırken dinleyicisi olan torun ve akla tebessümü anımsatan hikâyelerin ifade ettiği geleneksel bir değer olmuştur. Söz konusu özellikle kış mevsiminde sobada fokurdayarak kaynayan demlikte çay suyunun huzuru ve o sırada dede ve nine tarafından anlatılan tecrübe ve öğüt yapılı samimi seslendirme tonuyla dikkatin yoğunlaştığı, dinlenilen masal âlemi. Teknoloji detayının yer almadığı, kendiliğinden ve doğal sözcük ve cümlelerle anlatılan masalların, pedagoji açısından faydaya yönelik oldukça kapsamlı bir faktör niteliğinde önemli olduğunu kanıksatıyor. Günümüzde aşina olunan telefon stresinden uzak mesafede yer alan intibası ile masallar, gelişim ve öğrenme sürecinde rol bilincini olumlu yönde etkiliyor. Doğalın, en tabii şekli olan bir varmış bir yokmuş teması, ekran kaygısından farklı bir dünyayı ve aslında en önemlisi doğallığın temelindeki iletişim ile anlatılırken dinlemenin bir değer olduğunu açıklıyor. İletişim, kavramı itibariyle anlatılanın dinlenebilirliği üzerine yoğunlaşmaktır. İletişim, internet kapsamlı platformların bir ayrıcalık olarak sunmuş olduğu bir kavram değildir aksine gerçekliğin iletişim diliyle ifadesidir. İnternette ve çoğunlukla eğlence tabanlı ekran kullanımı, masalların değil internet yaygınlığının moderne uyarladığı uzakların yakınlığını, masallarda ithaf edilen tanımlamayla düşündürür. Sadeliğin zamanlamasını, takvimde çocukluğun doğallığı süresince devam eder. Masal ve hikâyelerde anlatılanı dinleyen ve dinlediğini kimi zaman büyüklerden nasihat olarak ve kimi zaman ise dinlenilen masal ya da hikâyenin bilgi konusunda, önem teşkil ettiğinin farkındalığı ile mütevazı bir pedagoji olarak masal ve hikâyenin toplumsal olarak farklı bir eğitici yönü mevcuttur. Dinleyebilmenin önemli bir değer olduğunu anlatan, masallar ve hikâyeleri öğretici şekliyle bir tercih olarak sınıflamadan önce bireye sosyolojik olarak kattığı geleneksel toplum-değer kavramını ifade etmek gerek. Nitekim masallar ve hikâyeler, toplumsal bir değerdir. Öyle ki masallarda bir vardır bir yoktur fakat anlatılan konu ve içerik, değer sağlayan bir pedagojinin varlığı ve anlatılanı dinleyebilmek noktasında, iletişimsel bir saygı ve tevazu göstergesidir. 
 

Yazarın Diğer Yazıları