Küresellerle Farklı Bir Yeni: 'Yapay Zekâ'
Rüveyda Sadak
Bulunduğumuz çağın oldukça ilerisinde bir konudan bahsedelim. Bu aslında yapay bir oluşum bir mekanizma olarak toplumsala dahil oluyor. Ve soruyoruz, “Yapay Zekâ” nedir?
Adıyla sabit, Yapay bir Zekâ…
İnsanın dışında, robotik bir altyapıyla insanın yapabileceği şekle uyarlanmış, şimdilik eğitim alanlı fakat ileri zamanlarda her alana nüfuz etmeye çalışabileceği, düşünülenler arasında yer alıyor. Weber’in, bu konuda ‘dişli çark’ örneği, toplumun rasyonelleşmesi (akılcı) ve sonuçta yapay bir sistemsel döngü oluşturması adına kavramıyla bir tesadüf değildi. Söz konusu ruhsuz bir mekanizmanın ‘dişli çark’ adlı, tamamen rasyonel boyutlu bir şey ortaya çıkarmış olması da günümüz şimdi’sini, sosyolojik bir değerlendirmeye tabi tutmak için yeterli bir sebep olabilir. Yapay olan bu sistemde herhangi bir geleneksel yok. Tutum, davranış ve mesela gülmek, ağlamak gibi özelliklerin hiçbiri yok. Koşullar sağlanmadığı için diyalog, tercih edilmiyor. Doğrusu, tercih edilse bile cansız ve ruhsuz bir inorganik oluşumun, muhabbeti de gayet samimi olur muydu? Burada kısa bir tebessüm. Günümüz Dünya’sında araçsallaşan bir amaç yönünde seküler (dünyevi) çaba, oldukça popülerlik arz ediyor. Etik ve dini değerlerin dejenerasyonunu, sosyal medya mecrasında görebilmek hep mümkün. Son yıllarda artan bu ve gibi değerlerimizin, dejenerasyon kültür olarak bir yapay platform olan, sosyal medya çeşitliliğiyle özellikle gençler üzerinde olumsuz etkileri bulunuyor. Böylece sosyal medya üzerinden, yapay bir ortam ve yapay bir dünya gerçek (miş) gibi toplumsala sunuluyor.
Baudrillard’ın simülasyon (hipergerçeklik) teorisi böylece doğal olanın, yapay bir oluşumla taklit edilmesini ve toplumda tercih görmesini sağlıyor. Sanayi sonrası toplumun orijinal olmayanı, orijinal olana tercihiyle bir simülasyon (hipergerçeklik) gerçeği yine günümüz dünyasını ifade ediyor. Burada artık önemli olan, gerçeğin taklit halidir. Gerçeğin aynısına benzetilen bir taklit. Ve böylece simülasyon arzının, toplumda görebileceği talep karşısında ticari işletmelerin kar payı, devasa oranlarda katlanarak yükselişe geçiyor. Büyük alışveriş merkezlerinde, gerçek olmayan ama neredeyse gerçek(miş) gibi zannedilen figürleri görmek, günlük hayatın rutini haline dönüştü.
Yapay Zekâ’da, somut yani yaşayan insan yerine, soyut olana indirgenen ve her şeyin sistemsel doğrusu olarak görülen kısaca doğal olmayan bir yapay’ın belirtilmesi, açıkçası yapay’ın sürprizi olmadı.
Bilindiği gibi Pandemi döneminde şartlar gereği, online eğitim sistemi uygulanmıştı. Mevcut dönem, Pandemi gereği, online eğitim ile başlayan ve devamında ‘iyi fikir’ başlığıyla küresellerden onaylı, şimdi’nin online eğitimi olan, ‘Yapay Zekâ’ modeli… Okul, Öğretmen, Ders ve gibi kavramlar, tamamen somut tamamen gerçek ve tamamen organik bir oluşum olarak biliniyor. Yapay sistem ile Harvard Üniversitesi’nin bu konuda birtakım çalışmalarının olacağı hakkında bilgilendirme yapıldı. Buna göre uygulama konusunda, Harvard’da yeni bilgisayar bilimleri hocası, yapay zekâ botlarından biri olacak.
Evet, gelecek için yenilikler başlıyor...
Ve... loading... yükleniyor…
Endüstriyel Dünya’nın, Endüstriyel toplumu için devasa bir yenilik bu. Örneğin, tek tip bir robotik gülümsemeyi düşünebiliyor muyuz? Ya da yazılı, sözlü, sunum değerlendirme, hitap sanatı, ezber, yorum gücü ve vesaire. Bunların hepsinin öğrencinin bilgisi dahilinde olması gerekiyor. Doğruya, yanlış demiyoruz. Sosyolojik perspektifte ifade etmek gerekirse, sorun şu ki öğrenci bilgiyi bilse de ifade edebileceği ortam pek alışılagelen bir standartta değil. Görünen o ki Weber’in ‘Çark Dişlisi’ kavramı, spontane (kendiliğinden) şekilde, toplumsal bir uyarlılığa dönüşebilir, Yapay Zekâ’da. Yenilikleri takip edin / takip edelim.