Günlerden Hiç Stres, Bol Başarı
Rüveyda Sadak
Bu Pazar…bir sınav…Anadolu-Fen Liseleri Giriş Sınavı…sonra OKS…derken şu son ismiyle de bilinen LGS... (Liselere Geçiş Sınavı)
Repertuarımızda mevcut sınavlardan biridir, kendisi. Tabi adı değişmiş olsa da.
İyi bir lise kazanmak, eğitimin ileri dönemleri için zaten güzel bir başlangıç.
Sayısal, Sözel, Eşit Ağırlık bölümleri lisede belirlendiğine göre meslek idealinin gerçekleşmesi, lisenin kapsamına ve planlı çalışmaya bağlı gelişebilecek bir durum.
Bir klişe…Sınav öncesi neler yapılmalı? Soru hep böyleydi. Evet, değişmeyen şu sabit soru. Bu soru hep bir negatiftir aslında. Çünkü…Sorunun temelini oluşturan, bizzat stresin kendisi. Neler yapılmalıdır? Bunun cevabı sadece öğrenciye dair olmalı. Şöyle ki sınava gerçekten çalışmış bir öğrenci için sınav öncesinde de sonrasında da başarı hep vardır. Gerçekten çalışmış olmak şartıyla tabiî ki. Yanisi…Bu sadece bir sınav. Bilinen o ki sınav kaygısı ve heyecan, başarıyı engelleyen unsurlardan. Tabi bir de ve en önemlisi çevresel mobbing. Bu önemli. Nedir o? Öğrencideki başarı yüzdesini, en alt seviyeye indirgeyen bir çeşit negatif psikoloji telkini. Sınavı daha görmeden, karamsar bir alt yapı oluşumuna zemin hazırlamak da bilinen alışkanlıklardan. Mesela birkaç örnek diyelim: Herkesin söylediği klasiklerden: Sınavdan önce gezmek, yürümek, film izlemek (ders çalışmak yok ama) bunları yaparsan başarı kaçınılmaz(!) teorileri gibi gibi tavsiyeler… Tabiî ki bunlar olmalıdır yani hepsi birer günlük rutin zaten. Stres kat sayısını artırmaması açısından; öğrenci iyi bir hazırlıkla çalışmışsa orada bir başarıdan söz edilebilir, illaki. İşin özü, iyi bir donanıma sahip olmakta öyle değil mi?
Konuyla alakalı…Bunu anlatmalıyım:
Geçen günlerden biri… Minibüste arkalardan gelen, yüksek sesli ve diyalog görünümlü bir monolog. Hepimiz dinliyoruz, ister istemez… Buyurun… Birbirinden bağımsız, 2 kişi. Biri yetişkin, diğeri daha ilkokul 2. veya 3. sınıf. Yetişkin kişinin, ilkokul öğrencisine yol boyu ‘Akademik’ kelimesini dile sakız tekrarı, an itibariyle ne kadar doğru? Doğru demek, değişik olurdu. Öğrencinin anlamadığını zaten bilerek prestij oluşturmaya çalışmak. Gülüp geçiyoruz. Gelelim LGS’ye…Sınav öncesi normal standartlarda asla yenilmeyen, kahvaltı sırasında bilinen bir klişe var: Bunu biliyoruz. Zekâ açıcı hiçbir faktör asla değişmez. Bunun için de her şey denenmeli; gerekli, gereksiz her şey. Ve belirtelim ki doğru sanılan bir yanlış bu. Sınav günü, her gün gibi bir gün olarak değerlendirilmeli ki zaten böylece başarı kaçınılmaz olacaktır. Sınav için öğrencilere bir temennide bulunalım: Başarı ve kolaylık sizinle olsun.