Gelenekselin sosyolojik örneğinde, 'Arnavut kaldırımı'
Rüveyda Sadak
Hep bahsediyoruz, doğadaki doğallıktan. Mutlaka karşılaşılmış olunan bir rol bilinci olan ‘Arnavut kaldırımı’ görseli diyelim. Endüstriyel kapsamdaki gelişmiş etken ve aynı anda değişen dönem modern itibariyle yolların daha modern ve teknolojik ihtimallerin, imkânlar ile çeşitlendiği pozitif standart, başarılı bir şekilde resmediliyor. Bu tabiî ki hayatı kolaylaştırıyor. Nitekim yol kavramı, kısa mesafede yolculuğu cazip hale getiriyor. Söz konusu Arnavut kaldırımı ile doğal taşlar yine doğal tasarımı ile biçimlendirmeye tabii tutulmadan, olduğu gibi yan yana dizilerek tabana yerleştirilmesidir. Arnavut kaldırımı, değer açılı ve nostaljik zamanlama çerçevesinde kronolojiyi geçmişe dair önemli karelerde hatırlatıyor. Geleneksel olan Arnavut kaldırımlarında yürürken, doğal yapılı bu yollarda yürürken, seyredildiği manzaranın bir sanatı örneklediği, doğrusu yerinde bir tabir olmuştur. Hâlâ görünürde ve kullanım alanı olarak az rastlanmasına rağmen her şehirde bir Arnavut kaldırımına denk gelebilmek mümkündür. Fırına ekmek almaya giderken karşılaşılan sokakta ya da okula yürüme mesafesindeki kısa ama keyifli yolculukta, evden sipariş edilen ürünleri alabilmek için gün aşırı yola koyulan bakkal müşterilerinin herhangi bir saat limiti olmaksızın her gün çoğunlukla başvurulan bakkala gitmek söyleminden kaynaklanan gelenekselden söz eder, Arnavut kaldırımı. Gerek bireysel ve gerekse toplumsal genelde, hakkında hatırlanan bir Arnavut kaldırımı mekânı mutlaka vardır. Ve akla gelen bu kavramın anımsattığı tebessüm yönlü nostaljik yönü olan bir kültür değerinin, geçmiş dönemlerden kalan farklı ve kendine has bir terim olmasıdır. Rol bilincinin, çocukluk ya da okul döneminde sokaktaki yolun başladığı kısımdan bittiği yere kadar kapladığı ekmek kokusunun yayıldığı mahalle ve benzer anılarla tasavvur edilen akşam vakti olmadan tamamlanan oyunlar ve eve çağırılan çocukların geliyorum seslenişi ile gerçekleşen zaman, akşam. Öğrencilik döneminde her sabah yürüyerek ve otobüs ve gibi araçlar aracılığıyla okula yetişebilmenin tanımladığı öğrenci temelli mutlu telaş vesaire... Halbuki şehir, aynıdır. Sadece zaman farklıdır. Ekmek alınan fırını hatırlayan çocuk, büyümüştür ve okul yolundaki tebessümlerle yapılan doğallık gereği yürüyüşler… Her biri önemli bir değer ve geleneksel bir teyittir. Mahalle, toplumdur. Arnavut kaldırımı, geçmişten şimdiye değişen her şey gibi şekil olarak değişiklik gösterse de hatırlanan gerçekliği her zaman olumlu bir telkindir. Oyun, yürüyüş ile bakkal kapsamlı alışveriş ve diğer bütün örnekleriyle Arnavut kaldırımı, geçmişin karşılaştırıldığı şimdiki 2000 detaylı yıllarına dair, spesifik ve sosyolojik bir değer bütünlüğüdür.