Gelenekleri ile Bayram
Rüveyda Sadak
Toplumumuzda bir gelenekseldir, ‘Bayram’… Bayramın mübarek olsun temennisinde belirtilen doğal ve gerçek bir samimiyettir. Biraz daha bayram gününün erken saatleri diyelim. Öncelikle bayram namazı sonrasında bayramlaşan cami kalabalığının, ‘Bayramınız mübarek olsun’ samimiyeti ve mutluluk ifadesinin her yüzdeki tebessümlü değerinden bahsediyor, bayram sabahı. Eve doğru yola çıkan cami eşrafının heyecan ile eve girişleri ve aile üyeleri ile başta aile büyükleri olmak üzere, sırasıyla bayramlaşılır. Bayramın canlılığı, büyüklerin ellerini öperek, ithaf ettiği değer ile büyüğe saygı, küçüğe ise sevgi olarak bayramın, farklı bir sosyolojisi olduğunu resmeder. Ve bayram sofraları… Kalabalık, bayram çeşitliliği ile özellikle tatlı, börek, sütlaç ve yemek çeşitliliğini mutfağın geleneksel bayram değeri ile açıklıyor. Tabiî ki bayram sofralarının vazgeçilmezi ‘Çay’ ve beraberinde devam eden muhabbetler her zamanki zaman akışının saatlere tekabül ettiği, ramazan oruçlarının sona erdiğini, son iftarın ertesi günü ile görülen ödülün adıdır, Bayram sofraları. Bir mutsuzluk yoktur, bayram sofralarında. Nitekim var olan tebessüm yüzlerle gülümseyen samimiyettir ve gerçektir. Küçük yaş çocukların bir alışkanlığı vardır. İyi bayramlar kutlamasının topluca yapıldığı bu geleneksel alışkanlık, kapı zili ve beraberinde gelen bayramınız kutlu olsun söylemi ile bayramın olmazsa olmazlarından, renkli görüntülerle bayrama dair çocuk masumiyeti ve değerini anlatır. Uzatılan bir şeker tabağı ve sebebiyle sevinen çocuk ve şeker ile sevindiren yetişkinin güler yüzlü geleneklerimiz… Sabah saatlerinde yapılan yemekler ve pişerken ortaya çıkan ve öyle ki sokaklardan evlere teneffüs edilen geleneksel yemek kokularının biz olan bu geleneksel değerlerin, değişen zaman itibariyle hâlâ muhafaza edildiğini teyit eden, bayramı bayram gibi yaşatan tebessüm değerinin yaşanıldığı zaman sürecidir, Bayram. Ve bellidir ki o günün bir farkı vardır. Bayramda muhabbetler tatlıdır, belki de bu yüzdendir, adına bayram denilmiştir. Bayram ikramlarının kültürümüzde, geleneklerimizde her yörenin her şehrin bir ortak noktası vardır ki bayram öncesi, bayram için hazırlanan ikram, yemek, börek, çörek, tatlı… Ramazanın şahsına münhasır sessiz huzuru ve sonrasında gelen bayram coşkusu mutluluk, tatlı ile taçlandırır ödüllendirir, bayramın değerli oluşunu. Bayram, tatlı yiyip tatlı konuşturur. Muhabbetin samimiyeti ile ikram etmek, kültürümüzdeki önemli bir değerdir. Bir fincan kahvenin kırk yıllık hatırı ya da bir bardak çay ile devam eden ve demlenen çayın rengi gibi koyulaşan muhabbetlerin hepsi ve her biri gerçek değerlerimizdir. Entelektüel kaleminin yoğunluğu ile bilinen Eğitimci Yazar Sosyolog ve Bilim Uzmanı Hocamızın, değerlerin şimdiki zamanını tasvir ettiği bir kısmı dahil edelim: “Ramazan bayramı Yüce Rabbimizin bize sunduğu bir ikramdır. Peki, neyin ikramıdır; Allah rızası için 1 ay tuttuğumuz orucun ikramıdır. Onun içindir ki bu ikramı geri çevirmek olmaz. Bu ikramı yani bu bayramı bize sunan Yüce Rabbimizin bize emrettiği gibi yaşamalıyız. Anne babamıza kardeşlerimize büyüklerimize akrabalarımıza eş dostumuza gidip bayramlaşmalıyız. Onların dualarını almalıyız varsa küskünlüklerimiz, küskünlüklerimizi bitirmeliyiz.” Zaman belki bir nostalji dönemi değil fakat yine de toplumsal geleneklerimizin böylece yaşatılması, şimdiye ve geleceğe dair sevindirici bir farkındalık oluşturuyor. Toplumsal değerlerimiz, bayramın bir değer olduğunu ifade ediyor. İyi bayramlar.