Farkındalık, toplumun sosyolojisi ve değeridir
Rüveyda Sadak
Toplum içinde sürekli konuşulan ve karşılaşılan önemli ve geniş bir kavram vardır. Gün rutininde, gerek bireysel ve gerekse toplumsal olarak aşina olunan ve doğruluğuna dair mutabık kalınan ayrıntılı bir kapsam, ‘Farkındalık’… Sabah okul saati ya da iş dahilinde mesainin başlangıç saatleri, değişmez bir sabitliği ifade eder. Keyfi olarak sabah değil de öğleden sonra okul, iş vesaire kurumsal türev disiplin mekânlara bireysel tercih ile mevcut saatin dışında bir zamanlama konusunda gereksiz bir talep söz konusu değildir. Her şey belirli bir düzen akışı içindedir. Dolayısıyla birtakım kuralların sağladığı şekle tabi olmak zorunluluğu ile belirtilen saatlerde okul ve iş için hazır bulunmak gerekir. Bu bir bilinçli tutum ile olması gerekendir. Yemek yerken aynı anda bir başka iş ile deneyim sağlanamaz mesela. Ya da yemek yaparken yürüyüş, spor ve benzer hareketlilik göstergeleri uygulan(a)maz. Doğanın, doğal seyri üzere sıradan bir kendi halinde deyimiyle doğayı izlerken bir markete geçip alışveriş yapılması imkânı mümkün değildir. Yakın zaman öncesine kadar yağış eksikliğinden dolayı su kıtlığı kavramından bahsedilirdi. Suyun kullanılacağı gün sayısı gibi miktar bildiren açıklamalar pek uzak bir gündem olmasa gerek, hatırlanıyor ve su temasının toplumsal muhabbetlerde yerel temada ve tarım arazilerinin az miktarda yağış aldığı konusunda duyulan endişe ve doğanın yağmur ve kar yönünden yetersizlik belirttiği önemli bir farkındalıktı. Ve dönem itibariyle bazı önlemler ve tasarruf yönlü uygulamalar gerçekleştirildi. Söz konusu evlerde kullanılan su miktarının minimal biçimde kararınca kavramı gereği, tutumun tasarrufa dönüşmesi sonucu önce ile sonranın dağlar miktarının farkına varılmasının isim başlığı olarak, farkındalık nitelemesiyle tanımlanmasını sağladı. Burada Eğitimci-Yazar Sosyolog Hocamızın söyleminden devam edelim: “Farkında olmak, müthiş bir güçtür.” Çünkü farkındalık, nitelikli bir değerdir ve toplum içindir. Nitekim böylece meydana gelen farkındalık ile boşa akıtılan suyun, sınırsız değil aksine yeterliliğinin farkına varılması ve bu ölçüye göre tezat oluşturan israf kavramına dair, Su hayattır, cümlesine uygunluk sağlayan bir farkındalık geliştirildi. Bu yıl 2026 itibariyle fazla miktarda artan yağışlar, farkındalık yönünde var ile yok kelimelerinin zıt karakter oluşunu, var olan ve bereket ile ülke genelindeki bütün barajların ortalama su kapasitesini artırarak, yağmur ve kar denince şikâyet değil, şükür ve teşekkür olarak düşünüldüğünü ifade ediyor. Okul, hangi alışkanlığı hatırlatır? Okuma ve yazmanın ilk ve tek ortam olduğunu açıklayan okulda, öğrenilmiş bir gerçek olan öğrenme uygulamaları, alınan eğitimin sonunda kazanılan diploma ile taçlanana kadar okul süreci devam eder. Bilinir ki okul boyunca başarılı biçimde ders çalışılması gerekir ve bunun adı, ‘Farkındalık’ tır. Başarılı olan öğrencinin farkında olduğu önemli bir anımsatma diyelim; ders çalışmasaydı, derslerdeki başarıyı sağlayamazdı ve başarının koşulu olan farkındalığı oluşturabilmek için de derse motive olup, sürekli bir plan ve program ile çalışma gerekliliğini elde etmesi, farkındalığın oluşturduğu bir avantaj idi. Farkındalığın detaylı alanlarından sıfır atık projesi, çöp yerine geri dönüşüm kavramının meydana getirdiği çevre bilinci farkındalık kapsamına dahil olan birer örnektir. Farkındalık, toplumsal bir değerin, bilinçli uygulamasıdır. Atasözünde, “Aza kanaat etmeyen, çoğu hiç bulamaz.” derken kaynakların hızlı ve israflı tüketimini değil, Farkındalık kapsamında imkânların sınırını bilmeyi gerektirir.