Entelektüel Bilgi Nüfusundan, Nüfuza: İlber Hoca
Rüveyda Sadak
Nasıl bilirdiniz? İyi bilirdik çok çok iyi… Üniversite döneminde tanıdık İlber Hocayı, İlber ORTAYLI’yı… İlk okuduğum kitabı, Gelenekten Geleceğe olmuştu. Ve sonra, diğer eserleri… Bir kelimenin bir cümlenin bir konunun, tarihsel detayı ile bir kronoloji oluşturan bilgileriyle tanıdık, kendisini. “İnsan evvela kendi tarihini, kültürünü bilecek.” Kalemi ile ruhlara ithaf ettiği rota; okumak, öğrenmek ve sonuçta anlamak, bilmekti. Unutulmayacak bir eserin bilimsel gerçeği, canlı tarihiydi İlber Hoca. Nesilden nesile devam edecek olan bir devir, yaşayan bir kültür değer… Her cümlede bir mana her mizahta bir derinlik. İlber Hoca; daima, sürekli hep ve her zaman; zaman, mekân, süre fark etmeksizin okumaktan bahsederdi, biliriz ki ‘Okuyun’ diyerek sürekli tekrar şekilde okumanın önemini ifade ederdi, tüm konuşmalarında. ‘Kendinize bir şeyler katın’ diyerek, niteliğin tek yönden ibaret olmaması gerektiğini ve aksine çok yönlü olmanın, düşünmek ve konuşmaktan geçtiğini, bütünsel anlamda okumaya, öğrenmeye yoğunlaşmanın teşvik edici değerini anlatıyordu. Her anlatımında bilimsel olan kendi başına bir teknik isimdi, İlber ORTAYLI. Tarih, genel kültür, bilim ve daha fazla ayrıntı… Kalemin, düşüncenin, anlatımın, iletişimin mana sanatıydı, İlber Hoca. Bir sözü vardı: “Mühim olan şey, tayin edemeyeceğiniz bir ömrü verimli hale getirmek. Ona göre program yapın.” Bilgi, kalemi ile herkesin zihninde yer edinen ve idrak ettiği tarihsel bilgiyi yaşayan bir bilim hazine, geniş boyutlu çerçevede düşündüğünü, düşündüren ve düşündürdükçe de boş durmanın değil, kendine katılabilecek çok yönlülüğünün gerekliliğini anlatıyordu. Böylece üslubun, bilgiye dayalı gücünü tanımlıyordu. Katıldığı söyleşiler, programlar, yazmış olduğu kitaplar, çalışmaları ile gerçek bir entelektüel idi. Her muhabbetinde gerek monolog ve gerekse diyaloglarında kitap okumanın derin anlamını ifade ederdi. “Ne yaşadıysanız yüzünüze yansır. İnsanın yüzü bir kitap gibi okunabilir. İfadeniz bomboşsa da hiçbir şey yaşamadığınız fark edilir. Bundan kurtulmak mümkündür. Yaşayın, monotonluktan uzaklaşın, keşfedin, okuyun… Bunları dolu dolu yapın ki izleri yüzünüze yansısın. Yüzünüz ifadesiz kalmasın.” Sadece bilinenin değil, aynı zamanda farkında olup bilginin aslında ne ve nasıl olması gerektiğini de yaşayan bir kütüphane yani tüm kitapların tek kelimede bir özeti idi. Ve her konudaki bilginin donanımını, geçmişten günümüze; geçmiş, şimdi ve gelecek kuramı ile çerçeveleyen bilgi aktarıcı bir köprü ve tarih bilimde, gerçek bir uzman idi. Dolayısıyla “Bilgini saklama, paylaş ve hep iyi yaşamaya çalış.” Sözleri ve tavsiyeleriyle yön gösteren doğru bir pusula oldu, İlber Hoca. Modern çağın özenti, imrenme ve benzer kavramlarla bireylere motive edilen israf, masraf ve olmayan tasarrufun ve teşekkürün şükründen bihaber olmayı tasvir ederdi, İlber Hoca. Ve “Küçük şeylerle mutlu olmayı bileceksin.” sözü ile şimdinin, şimdi ve geleceğe dair doğru ifade olduğunu kanıksatıyordu. Birey olarak hayat felsefesinin küçük şeylerden mutlu olabilmek yani aslında sadelikten yana olunmasını tasavvur ediyordu. Akademi; bilimdir, bilimsel doğrulardır. Bir tez bir makale, ciddi bir otorite ile çalışmayı gerektirir. Çünkü orada bir disiplin vardır. Sistemli bir araştırma, okuma, analiz, yorum ve… vesaire. Okunan kaynakların niteliği önemlidir ki zaten okumak, değerlidir. Akademi çalışmaları, gerektirdiği ve sağlamış olduğu bilgi kapsamı ile bir bütünün bir kısmıdır. İlber Hoca; yazmış olduğu bilgi nüfuzlu kitaplar, çalışmalar, konuşmalarıyla kaleme ilham olan birikimi, kültürün kazanımı olmuştur. Ve anlatıları ile bir sanat tarihini okumak kavramı ile her sorunun bilgi tecrübesine dayalı mutlaka vâkıf olduğu cevaplarıyla açıkladıkça aydınlatan, bilgi kaynaklı bir efsaneydi, İlber Hoca. “Herkes kendi talihinin mimarıdır. Bu yapı ve uyumu hayatınızın canlı renklerinde ve faydalı yaşamaya çalıştığınız için bunun neticesinin yaşattığı olgunluğu yüz hatlarınızda taşır ve etrafa verirsiniz. Yüzünüz her zaman yaşadıklarınızın aynasıdır. Olgun ve bilge bir çehre edinmeniz dileğiyle.” Temennileri ile anlatırken öğretip, tavsiyeleriyle değerli bir
öğüt kavramını, verimli olabilmenin faydası kapsamında, “ Size iyi günler, mutlu tesadüfler diliyorum.” Demişti… Tarihin; düşünen, bildiğini açıklayarak öğreten ismi, bilgi hazinesi… Allah rahmet eylesin, mekânın cennet olsun, İlber Hoca.