Bunu Neden Görmek Zorundayız!
Rüveyda Sadak
Toplu taşımada oldukça önemli bir araçtan bahsediyoruz…
Bu bir ‘Otobüs’
Evet… Bir İETT Otobüsü…
O halde şu soruyu soralım? Bir otobüsün işlevi nedir ya da otobüs, ne amaçla kullanılır?
Yolculuk amacıyla kullanılan bir araçtır öyle değil mi? Şimdi ise toplumsal enteresanlıklar yine şaşırtmayan prosedürüyle bizzat toplum içerisinde yer alıyor.
Sosyal medya dilinde, like kavramı önemli görülen ya da aslında önemli sanılan bir ulaşılmaz görülüyor olmalı ki bunun için bir fenomen olabilme yarışı da söz konusu olabiliyor maalesef. Bu gibi etik dışı tutumların, yapılan hareketlerin, mantığa, maneviyata, etiğe, geleneğe dair sempatik görüntü oluşturuyor olabilmesi, mümkün olabilir mi! Hayır! Geleneksel ve manevi değerlerine bağlı bir toplum olarak görülen bu manzara karşısında, yapılan davranışların, olumsallık düşünülmeyecek kadar olumsuz nitelikler taşıdığını belirtmek gerek.
Bir grup gencin otobüse binerek, sebebini merak etmesek de böyle bir marjinal imzaya, öncelikle ‘neden’ dedirten soruyu sormalıyız. Otobüste bulunan diğer yolcular arasında, bu değişik duruma şaşıranlar oldu mu, oldu. Bu duruma herhangi bir tepki oldu mu? Toplumsal olarak aşırı uçlarda yaşayabilmenin karşılık bulduğu bu gibi durumları yorumlamak bile vakanın seyrine katılım sağlayan bazı birkaç yolcunun, ne yaptıklarını bilmemelerini görmek de nedense artık şaşırtmıyor. Bu değişik insanların, tuhaf davranışlarıyla ne yapmaya çalıştıklarıysa hâlâ belirsiz! Toplum hayatında uyulması nezaket gerektiren birtakım kurallar vardır. Çevreye verilen gürültü sebebiyle bunu biliriz. Cami, okul, kütüphane, sınav ve apartman girişlerinde gürültüye dair çok tavsiyeli kurallar görebilirsiniz. Bunlar, toplum içerisinde bireyleri olumlu yönlendirmek için bir tür teşvik kapsamlı uygulamalardır. Bu zarar mı, faydasını görebildiğimiz her şey lehine bir fayda olduğuna göre tabiî ki bu da toplumsal işlevli fayda olacaktır. Normal şartlarda, çevreye verilen zarardan dolayı… şeklinde başlayan ince düşünceli bir söz vardır. Burada gürültü ve görüntüden duyulabilecek rahatsızlıklar, normalin üzerinde yer alırken, bu durumdan rahatsızlık duymamak da haliyle denklemi denksizleştiriyor. Gündemde yer alan önemli konular arasında bir kısımdan bahsedersek;
Fırsatçılık sektörünün bir döviz piyasaya dönüştüğü gerçeği malum. Buna göre ev sahipleri tarafından, kira fiyatlarının bireysel fırsat oluşturulması sonucu fahiş fiyat artışı, arz-talep dengesinin pahalılık gerçeğiyle sekteye uğraması,
KPSS ve gibi çok türlü sınavlar dolayısıyla sınavın nasıl geçtiği sorusu her yıl sorulan klasik muhabbetler içerisinde yer alır. Söz konusu otobüsteki görselin, sosyal bir antipati oluşturduğu konusunda mutabık olunduğu ve aslında gündem olması gereken önemli konular varken, konunun neden değiştirildiği gibi bir gündem oluşturulmaya çalışıldığı da bir ‘neden’ sorusu ile akla gelenlerden.
Mevlana’nın şu güzel sözü, an’ın olması gereken özetini ifade ediyor:
‘Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol’
Dikkat boyutunu, sosyal medya ile bütünleştirme politikasının; kişinin, olmadığı gibi görünmeye çalışmasıyla yanlış bir taktik olduğunu belirtelim. Fazla söze gerek var mı?