Bir 'Tane' Bin 'Miktar'
Rüveyda Sadak
Yaz mevsimi günün, güneşin ışığını resmetmiştir ve şekli itibariyle bir güneşi andırır, Ayçiçeği. İlkokulda resim dersinde öğrenmeye çalışılan ve çizilen resmin olmazsa olmazı güneş ve güneşin etrafında yansıyan ışınları olan güneş rengini şeritler halinde keyif ile resim defterine aktarmışızdır. Bir resim vardı. Ev, ağaç ve dağların arasından uzun bir dere ve üzerinde küçük bir köprü, hemen ardında yükselen ışınlarıyla bir güneş… Yapılan resimde güneşin ışınları artırılırdı ve böylece güneş bir sanatı çağrıştırırdı. Şimdi güneşe olan benzerliği ile tabiatın mucizevî bitkilerinden, ‘Ayçiçeği’nden bahsedelim. Halk arasındaki diğer isimleri ile günçiçeği, gündoğdu, gündöndü, günebakan, güneş çiçeği ve gündüz çiçeği olarak bilinen ayçiçeği, güneşi ve ayrıca bir çiçek olan papatyanın renk tonu dışında benzerlik gösteren bir üründür. Ayçiçeği, sürdürülebilir ekonomi açısından önemli bir üretim değeridir ve ayçiçeği bitkisine neredeyse her bahçede rastlayabilmek mümkündür. Ayçiçeği, güneşe doğru bir yöndedir, güneşi takip eder ve gün içinde takip ettiği güneşe karşı, doğudan batıya hareket eden bir tür mekanizma olarak konumunu aktif hale getirir. Doğanın organik ürünlerinden ayçiçeğinin çok yönlü kullanım alanları mevcuttur. Ayçiçeği/Ayçekirdeğinin endüstriyel olarak yemeklik için üretilen yağının yanında yağının ayrıca kimyevi ürün olan sabun üretiminde kullanılması, odunsu sap kısmının ocak için odun yerine yakılacak bir ürün işlevini yerine getirmesi, doğadaki organik imkânların yetiştiriciliği dolayısıyla çok boyutlu bir ürün olduğunu ifade ediyor. Çay ile çekirdeğin muhabbet bulduğu bir alışkanlık ve kültürel bir öğe olarak bilinen çekirdek kavramı, çekirdekten ziyade toplumun, topluluk olduğu muhabbetleri, ithaf ettiği samimiyet ile tanımlar. Nitekim yine tabiatın doğal bir ürünü, nar için çarşıdan aldım bir tane eve geldim bin tane denilmiştir. Tüketim sektörünün dahili olup, moda nereye ise o yöne bir şekli ifade eden modern bireysellikten söz ediyor, günümüz akışı içindeki insan. Nar demişken, üretkenliğin doğal biçimini gerçekleştiren bir gelenekseli tanımlıyor, emek sonucu meydana gelen bereket ve bolluğun, az miktar ile çok olan ifadeyi aynı üründe bütünleştiren bir örneği, Nar. Görsel olarak sadece tek bir meyve gibi görünen Nar’ın, çokluğun ifadesiyle anıldığı bir değer olduğu ve bir besin olmasının yanında, ihtiva ettiği nar tanelerinin çokluğu itibariyle de bir sosyoloji oluşturduğu, yerinde bir tabir olsa gerek. Toplum, bireylerin toplamıdır. Ayçekirdeğinin, kültürel alışkanlıklardan biri olması ve geleneksele dönüşen çay ve çekirdek kavramlarının muhabbet için oldukça değerli olduğunu belirtmek, çay varsa hayat vardır kuramını doğruluyor.