Zimem Defteri: Bir Medeniyetin Vicdanı
İbrahim Kayaoğlu
Ramazan ayı geldiğinde sadece sofralarımız değil, kalplerimiz de bereketle dolmalıdır. Çünkü bu ay, paylaşmanın ve kardeşliğin en güçlü şekilde hissedildiği bir zaman dilimidir. İşte bu ruhun en güzel örneklerinden biri de tarihimizden bize miras kalan zimem defteri geleneğidir.
Zimem defteri, Osmanlı toplumunda yardımlaşmanın en zarif yollarından biriydi. Mahalle bakkallarında tutulan veresiye defterleri olurdu. Maddi durumu iyi olan hayırseverler, Ramazan ayında bakkala gidip bu defterlerden rastgele sayfalar açtırır, borçları öder ve giderdi. Ne borcu ödeyen bilinirdi ne de borcu ödenen. Böylece ihtiyaç sahibi kimse mahcup edilmez, yardım da gösterişten uzak yapılmış olurdu. Aslında bu gelenek, bir toplumun merhametinin ve inceliğinin en güzel göstergesiydi.
Bugün ise hayat çok değişti. Büyük market zincirlerinin hâkim olduğu bir ekonomik düzende veresiye defteri neredeyse tamamen ortadan kalktı. Oysa dar gelirli birçok insan için veresiye, zor günlerde nefes alabilecek bir imkândı. Bugün bu imkânın azalması, yoksulun yükünü daha da ağırlaştırıyor.
İşte tam da bu noktada mahalle kültürünün son temsilcileri olan bakkal esnafı büyük bir vicdani sorumluluk üstleniyor. Onlar sadece ticaret yapmıyor; komşusunu tanıyor, mahallesindeki yoksulu biliyor ve çoğu zaman kimse görmeden bir ailenin mutfağına katkı sunuyor. Bu nedenle küçük esnaf, aslında bir mahallenin sosyal vicdanıdır.
Bugün Fecir Derneği de bu kadim geleneği yaşatmaya çalışarak çok kıymetli bir işe öncülük ediyor. Zimem defteri geleneğini yeniden hatırlatıyor, hayır sahipleri ile ihtiyaç sahipleri arasında bir merhamet köprüsü kuruyor. Bu çalışma sadece borç kapatmak değildir; aynı zamanda bir medeniyet ahlakını yeniden canlandırmaktır.
Bu vesileyle şunu özellikle ifade etmek gerekir: Bu güzel geleneğin gerçek mimarları iki kesimdir. Birincisi, mahalle kültürünü yaşatan küçük esnafımızdır. İkincisi ise kimse görmeden, bilinmeden ihtiyaç sahiplerinin yükünü hafifletmek isteyen hayırseverlerimizdir. Onlar sayesinde bir ailenin mutfağına umut giriyor, bir çocuğun yüzü gülüyor.
Biz de hem bu fedakâr esnafımıza teşekkür etmeyi bir borç biliyor hem de ecdadımızdan kalan bu güzel geleneği yaşatmaya gayret gösteren Fecir Derneği 'ne teşekkür ediyoruz. Çünkü zimem defteri sadece bir borç defteri değildir; o, merhametin, inceliğin ve kardeşliğin yazılı olduğu bir vicdan defteridir.
Ve unutmayalım:
Bir toplumun büyüklüğü, en zayıfını ne kadar gözettiğiyle ölçülür. Ramazan’ın gerçek bereketi de işte tam burada saklıdır.