Dünya, iyilerin varlığıyla ayakta kalıyor!
İbrahim Kayaoğlu
Televizyonu açıyoruz; kaza, cinayet, şiddet, savaş… Gazeteleri okuyor, sosyal medyaya giriyoruz; yine aynı manzara. İnsan ister istemez soruyor: Bu ülkede hiç mi güzel şeyler olmuyor? Hiç mi bir insan, karşılık beklemeden başka bir insanın elinden tutmuyor?
Elbette oluyor. Hem de her gün, her şehirde… Ancak kötülükleri konuştuğumuz kadar iyilikleri gündemimize taşımıyoruz. Oysa insanlığın ayakta kalmasını sağlayan en önemli değerlerden biri, iyilik yapmaktan vazgeçmeyen insanların varlığıdır.
Elazığ’da bir simitçinin yaptığı iyilik, hepimize insanlığı hatırlattı.
Ailesine destek olmak için simit satan Barış Sertkaya, KPSS sınavına gireceği gün tezgâhına bir not bıraktı: “Simit 20 TL. Sınava giriyorum. Simit alan parasını poşete koysun.”
Tezgâhını tanımadığı insanlara emanet ederek sınava gitti. Döndüğünde simitlerin tükendiğini, insanların aldıkları simitlerin ücretini de bıraktığını gördü.
Bu olayda yalnızca simit satılmadı; güven, dürüstlük ve insanlık da paylaşıldı.
Bir başka olayda, Elazığ civarında yolda kalan Trabzonspor taraftarlarına bir vatandaşımız elindeki elmaları ve armutları ikram etti, evinden yiyecek getirdi. Çünkü iyiliğin büyüklüğü, verilen hediyenin fiyatıyla değil, taşıdığı samimiyetle ölçülür.
Evi yanan ailelere yardım eden komşuları, sınava geç kalan öğrenciyi yetiştiren polisleri de unutmayalım. Bölgemizde yaşadığımız deprem felaketlerinde Elazığ’dan Malatya’ya uzanan yardım eli, dayanışmanın ve kardeşliğin en güzel örneklerinden biri oldu. Acıyı paylaştık, birbirimize sahip çıktık.
Peki, neden iyilikler kötülükler kadar gündem olmuyor?
Elbette suçlar, kazalar ve felaketler haber yapılmalı. Gazeteciliğin görevi sorunları gizlemek değil, toplumu bilgilendirmektir. Ancak kötülükleri görünür kılarken iyilikleri gölgede bırakmamalıyız.
Bir kavga görüntüsü milyonlara ulaşırken dayanışma örnekleri neden aynı ilgiyi görmüyor? Çünkü öfke ve korku dikkat çekiyor; iyilik ise çoğu zaman sessizce yaşanıyor.
Oysa iyilik bulaşıcıdır. Bir insanın dürüstlüğü başkasına örnek olur, bir yardım eli başka bir insanın umutlarını yeniden yeşertir. Güzel davranışları paylaştıkça güven güçlenir, insanlar birbirine yaklaşır.
Bizim kültürümüzde komşusu açken tok yatmamayı öğütleyen bir anlayış var. Düşene el uzatmak, yolda kalana yardım etmek, ekmeğini paylaşmak Anadolu insanının vicdanında önemli bir yere sahip.
Öyleyse iyilikleri yalnızca özel günlerde hatırlamayalım. Güzel davranışları paylaşalım, iyilik yapanları teşvik edelim. Çocuklarımıza yalnızca şiddetin değil, merhametin ve dayanışmanın hikâyelerini de anlatalım.
Belki bir aileye ev alamayız, bir öğrencinin bütün sorunlarını çözemeyiz. Ama bir ihtiyaç sahibinin elinden tutabilir, yolda kalana yardım edebilir, bir gönül kazanabiliriz.
Kötülükleri görmezden gelmeyelim ama iyilikleri de unutmayalım. Yanlışları eleştirelim, doğru davranışları takdir edelim.
Dünya, yalnızca güçlülerin değil; ekmeğini paylaşanların, karşılıksız yardım edenlerin ve başkasının acısını kendi acısı bilenlerin omuzlarında yükseliyor.
Gelin, iyiliği haber yapalım, iyiliği paylaşalım, iyiliği çoğaltalım.
İyiliği gündemde tutalım ki umut gündemden düşmesin.