Hanifi Yavaş

Eşcinsellik Hastalık değil Sapkınlıktır

Hanifi Yavaş

Hucurat suresi 13.Ayette,

Ey insanlar! Sizi bir erkekle bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışmanız için sizi soylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en üstününüz en çok takva sahibi olanınızdır. Allah bilendir, (her şeyden) haberdar olandır."buyurulmaktadır.

Kuranda belirtildiği gibi Allah, kadın ve erkek olarak iki cins insan yaratmıştır. İnsanlığın üremesi ve soylarının devam etmeside kadın ve erkek birlikteliğinden sağlanmaktadır. 

Karşımıza çıkan ilk soru şu. 

LBGT nedir? 

Gusan Yediç'in," LGBT'nin homoseksüellik ile bir alakası yoktur.

Soros, Rockefeller ve Ford Vakıfları tarafından kurulan ve Yeni Dünya Düzeni denilen tek devlet projesini oturtmak için sokağa salınan bir anarşist örgüttür." diye tarif etmektedir. 

Bu, çok doğru ve haklı bir tanımlamadır.

Dünyaya yeni bir düzen vermek isteyen küreselciler, yaratılıştaki bu gerçeği yok etmek, aile kurumunu ortadan kaldırarak, insanların üremesinin durdurulmasını hedef almıştır. Bu amaç içinde LBGT türevi yapılanmaları kurdurarak destek vermektedirler. 

"Toplumsal cinsiyet" kavramı ile bu sapkın anlayışa, sosysal ve kültürel bir tanım kazandırarak, toplumların zihinlerini karıştırarak masum hale getirmeye çalışmaktadırlar. 

Ayrıca, insan varlığının kadın ve erkek olarak yaratıldığı gerçeğini yok sayarak  cinsiyet kavramının ortadan kaldırılması anlamına gelen" cinsiyetsiz toplum" kavramını bazı ülkelerde proje olarak hayata geçiren küreselciler, Müslüman ülkelerdede bunu savunarak bireyi, aileyi ve toplumu dejenere etmek için uğraşmaktadır. 

Dünya Sağlık Örgütü yıllarca  transseksüelliği “ruhsal bozukluk” olarak değerlendirmişti. Aynı örgüt yeni bir açıklama yaparak "ruhsal bozukluk" 
sınıflandırmasından çıkarmıştır. Bu karar pek çok LGBT+ aktivisti tarafından memnuniyetle karşılanacak övgüler dizilmiştir.

Yapılan değişikliğin ne amaçla yapıldığı ve geleceğe yönelik planları,insan Hakları İzleme Örgütü’nün LGBT+ sorumlusu Graeme Reid tarafından şöyle açıklanmıştır. 

“Dünya Sağlık Örgütü’nün ‘cinsel kimlik bozukluğu’ ifadesini listeden çıkarmasının, dünya çapındaki trans bireyler üzerinde özgürleştirici bir etkisi olacak. Hükümetler, artık resmen geçersiz olan bu tanıyı zorunlu kılan ulusal sağlık sistem ve yasalarını hızla yeniden düzenlemeli.”

Görüldüğü gibi başta Dünya Sağlık Örgütü olmak üzere birçok kuruluş yukarıda açıklanan proje için çalışmaktadırlar. 

Dünyanın her yerinde olduğu gibi ülkemizdeki bu sapkın LBGT ideolojisine bağlı  hareketler, küreselcilerin çeşitli vakıflarınca desteklenmektedir. Bunların başında ise George Soros’un kurduğu, Türkiye’de kurucuları arasında şu anda tutuklu bulunan Osman Kavala'nın olduğu Açık Toplum Vakfı gelmektedir. 

Ayrıca bu sapkın harekete ABD ve Alman vakıfları ile batılı ülkelerin büyükelçilikleri ve CHP'li belediyelerde destek vermektedir. 

Başta Şişli, Kadıköy ve Beşiktaş olmak üzere birçok CHP'li belediye önemli  destekler sağlamaktadır. 

Hatta CHP Genel başkanı Kılıçdaroğlu, "LGBT niye aile yapısını bozsun? İlgisi yok” demişti. Sonra da eşcinseller için yasal düzenleme vaadinde bulunarak ‘cinsel yönelim’in yasayla dezavantaj olmaktan çıkarılacağını reklam panolarından duyurarak destek olacağını açıklamıştı. 

Bu sapkın anlayış ile mücadele dünyanın birçok yerinde iktidarlar ve halk tarafından devam etmektedir. 

Amerikada, Küreselciler ile halk derin bir kapışma içerisinde. ABD aile yapısıyla ilgili bu kavga, ekonomiden çok daha öncelikli duruma gelmiştir. Çocuklarının geleceğini ve aile yapısını tehlikede gören halk bu ahlaksız harekete karşı ayaklanarak gösterilere başlamışlardır. 

Küreselci Obama Pentagon’a Genel Sekreter olarak bir LGBT’li atamıştı. Büyük Amerikacı Trump ise ABD ordusunda LGBT’i yasaklamıştı. 

Yine Kanada da halk bu ahlaksız yapıya karşı duyarlılık göstererek protesto etmektedir. 

LGBT dayatmasına bir tepkide, Macaristan Başbakanı Victor Orban'dan geldi. 

"Anne kadındır, baba erkektir. Çocuklarımızı rahat bırakın artık. Küreselci egemen sınıfın nasıl bir gelecek sunacağını gördük. Ama kafamızda farklı bir gelecek var. Küreselciler cehenneme gidebilir" ifadelerini kullandı. 

Rusya da çocuklara ve büyüklere karşı LBGT propagandası yapmak ve bu doğrultuda örgütlenme yasaklandı. 

Alman hükümeti, "eşcinsel dönüşüm trapilerini terapilerini" yasaklarken gerekçesi yazımızın başlığını doğrulamaktadır.

Dönemin eşcinsel Sağlık Bakanı "eşcinselliğin bir hastalık olmadığını" dolayısı ile tedavi edilemeyeceğini ifade etmiştir. Aynı bakan, " Zira yapılan bütün araştırmalarda “eşcinsellik geni” olarak ifade edilebilecek bir gen bulunamamıştır. Çünkü yoktur" demiştir. 

Bu konuda birçok bilim insanı çeşitli açıklamalar yapmıştır. 

Eşcinsellik kesinlikle bir hastalık değil, sonradan öğrenilen sosyal bir sorundur.(Prof.Dr. Nevzat Tarhan)

 Eşcinsellik, normalden bir sapmadır. (Prof.Dr.Sefa Saygılı)

 Eşcinsellik, Fıtrata uygun bir durum değildir. Konunun genetik olduğuna dair hiçbir bilimsel kanıt yoktur. (Prof.Dr.Zeki Bayraktar)

Eşcinselliğin genetik veya doğuştan olduğuna dair hiçbir bilimsel kanıt yoktur. Aksine, bunun böyle olmadığına dair kanıtlar vardır. 1970'li yıllardan itibaren birçok kanıt vardır, fakat en son 2019 yılında bu konuda yapılmış en kapsamlı yayın Science Dergisi'nde yayınlandı.

Science, Bilimsel Gelişme için Amerikan Birliğinin akademik dergisidir ve dünyanın en prestijli bilimsel dergilerinden biri olarak kabul edilmektedir. 
Amerika, İngiltere ve Kanadalı bilim adamları öncülüğünde yapılan ve yaklaşık 500 bin kişinin 477 bin yani yaklaşık 500 bin kişinin genetik verileri ve cinsel yönelimleri incelendi ve şu sonuç ortaya çıktı.

"Kimse eşcinsel doğmaz, daha sonra ortaya çıkar. Herhangi bir eşcinsellik ile ilgili hormonal farklılık yoktur, genetik farklılık yoktur, kromozomal farklılık yoktur. Bu tamamen kişinin yönelimidir. Bu normalden bir sapmadır. Normal, fıtrata uygun bir durum değildir. Yaratılışa aykırı bir durumdur. Bu eğilimin oluşmasında yatan neden biyolojik değil, psikolojik ve sosyolojik nedenlerdir. Eşcinsellik; insan doğasına ve hayatın olağan akışına aykırı, sosyal ve/veya psikolojik tercihlerden kaynaklanan ve tedavisi mümkün olmayan sapkın bir cinsel yönelimdir" denildi.

Bu araştırma sonuçları kutsal kitabımızın, Hucurat suresi 13.ayetinin vurguladığı gerçeği teyit etmiştir. 

Son olarak bu konuda bize net bilgi veren ve tüm dünyanın kabullendiği ve değişmesi mümkün olmayan kromozanlardır. 

İnsansaki kromozomlar incelendiğinde, 

22 kromozom kadın ve erkekte aynı olup  23. kromozom ise farklıdır ve cinsiyet kromozomu olarak adlandırılır. 23. kromozomun ikiside XX ise cinsiyet kadın, XY ise erkek olur. Cinsiyet belirleyen üçüncü bir kromozom yoktur. Bu nedenle eşcinselliğin bilimsel hiç bir temelide yoktur. 

Sonuç olarak bu sapkın ideoloji, bireyi,aileyi ve toplumu yok edip başka bir boyuta dönüştürüp yok etmeye çalışmaktadır. 

Terörden daha tehlikeli olan bu sapkınlığa karşı, başta devletimiz olmak üzere tüm kurum ve kuruluşlar ile bireyler hep birlikte mücadele etmelidir.

Yazarın Diğer Yazıları