Garip Ortadoğu! Sormak isterim?
Uçurumun kenarından nasıl dönecek?
Bir olmazsan ikbal güneşin sönecek!
Ağacı, içinden kemirirken kurt;
Aslına nasıl rücu edecek?
Hayatın kemal vaktini düşün!
İlim, hikmet, marifet güneşindi
Seninle birlikte gün ışırdı...
Adalet terazisi şaşmazdı
BESMELE İLE
Bismillah ile güne uyanırız
İbadet bilir, zamana akarız
Zaman, dağlar gibi bizimle döner
O dönüşle, mevsim mevsim akarız
İMTİHANIMIZ...
İmtihanımız, sert ve ağır olacak
Savaşın mağlubu, "sağır dünya" olacak
"Durundan, vazife çıkaranlara!"
Hür dünyanın şamarı olacak
TEFEKKÜR ET!
Tefekkür et, Tebük seferini...
Güneş altında, kızgın çöl sıcağı...
O çetin imtihanda neferini...
Terk eden münafıkların fitnesi,
O fitneyle birlikte Yahudiler;
Kibir, hasetle dolu iftiralar
İftiralar, sahibini boğacaktı!
Ey Tebük! Ey Ortadoğu vahşeti...
Dalgalar, o kibri, vahşeti boğacak
MÜNAFIK KUŞATTI!
Âlemi İslâm'ı, münafık kuşattı
Dünyasına, "gül değil, gülle attı"
Ortadoğu'yu birbirine kattı!
Münafık, yürü desen, yürüyemez!
Seninle, omuz omuza veremez!
Münafıklar, surlarda gedik açtı
GÜNLERİN ZİYALI...
Günleriniz ziyalı,
Makamlarınız âli,
Yüreğiniz hoş sedalı,
Ahvaliniz hak üzre olsun...
RAHLEDE...
Rahlede, sohbetin tadına varmak
Erdemli insan, olmanın yolunda,
Gönül tellerine dokunabilmek
Ey kalbi hakikat, sükûta ermek
Ey tevazu, kanatlarını sermek
Şu cihana, canlara tebessüm etmek...
DUA...
Dua, Hak ile beraber olmak…
Dua, Nimete şükran borcunu eda etmek…
Dua, dertlere ve dertlilere şifa kaynağı…
Dua, Kulun niyazı ve edasıdır…
Dua, kurtuluştur…
Dua ’da; rahmet ve sağlık, esenlik vardır…
Dua, berat’tır…
Dua sözlükte, “Allah’a yalvarma, Allah’dan dilekte bulunma, yakarma”
Şüphesiz ki dua, ibadetin özüdür…
Dua, Mümin’in silahıdır…
Dua, Dinin direğidir…
Dua, Manevi telkin ve terbiyedir…
Dua, İhlâs ve tevekküldür…
Dua, Hakk’a teslimiyettir…
Dua, İç huzuru ve gönül rahatlığıdır…
Dua, Sabır, sükût ve selamettir
BAHAR TADINDA...
Bahar tadında, "rahle sohbetleri"
Dost meclisinde muhabbetleri
O nezih dillerden esinlendik
Gönüllere dokunan sözlere merhaba
AĞAÇ OL!
Ağaç ol,
Dalın, budağın olsun!
Çiçek aç,
Meyven olsun!
Güneşe siper ol,
Gölgen Olsun!
Gölgesi, meyvesi olan bir ağaç!
Diyar diyar ilme, marifete aç
Zarafete ışık yayan bir fanus!
Söz deryasında gönüllere ilaç
Yürek adımında, gölgesi uzun...
" Eşrefü'l mahlûkat sırrına mazhar"
BİR ULU MABETTE
Bir ulu mabette kıyama durdum
Sabırla, sükût yolculuğu seçtim
Asırlara hükmeden mabet yurdum
Bedri, o ruhani havayı içtim
Bütün tasalarım yerle bir oldu
Hâk çağrısı sedalarıyla doldu
Yanmada gönül, derde derman buldu
Buldu da yâr, acı devayı içtim
YOL OLUR
Güzel dil, güzel amale yol olur
İlim ve hikmet, kemâle yol olur
Adalet ve teraziden saparsan;
Nefsin arzusu, zevale yol olur
Heves peşinde, ihmale yol olur
KEŞKELER
Fırtınaya dönmeseydi hayatım!
Keşke, bataklığa sağlanmasaydı!
Nalları, kıvılcımlar saçan atım,
Keşke, yolcu yere metin basaydı!
Heveslerimle büyüyen nefretim,
Keşke, nefsini her dem anmasaydı!
Keşkeler, geçmişimi anmasaydı!
UMUT ÇELENGİ
Gözlerim bulut, bulut akıyor sanki
Şimşekler göğsümde çakıyor sanki
İçimdeki yangını söndürür sanki
Ayrılık hüznü, kederi besliyor!
Bulutlar yaprak yaprak bahar kokar
Bahar kokusunda, umut yeşerir!
Göğsüne çelengi takıyor sanki