Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Sohbet tadında kelâm

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Mehmet Uz Bey, Harput’ta metfun İmam Efendinin Oğlu merhum Ağır Ceza Reisi Ziyaeddin Uz Beyefendinin oğlu ve rahmetli Prof. Dr. Mualla (Uz) Öztürk’ün kardeşi… Kendileri Ankara’da ikâmet ediyorlar.

Palu Kaymakamlığının yıllar önce hazırlamış olduğu bir belgesel üzerine kritik eleştirileri bizlerle paylaşmışlardı. Kadim Dost Mehmet Uz Beyefendi, “Palu’da yapılan arkeolojik kazılara göre en eski yerleşimler Hurriler değil, Sümerler ile başlar.”

Palu İlçesine bağlı Beyhan Beldesinin eski adı, “HUN” olarak bilinmektedir.

Peki, Hun ismi nereden geliyor?

Tarihi kaynaklar, “Atilla zamanında Anadolu’ya da Türkler akınlar düzenlemiş, Konya, Ereğli’ye kadar fetihler de yapmış ve bir kısım Hun Türkleri Anadolu’ya ve tabi ki Elâzığ, Palu’ya gelmiş ve yerleşmiştir.”

Mehmet Uz Bey’in, anlatımlarıyla sohbetimize devam edelim; “Palu’da sarışın benizli, yeşil gözlü olanların bir kısmı Hun Türklerinin soyundan gelir. Hun Türklerinin Palu’ya yerleşmesinin en eski kanıtı da “HUN” köyüdür.”

“Hun Köyü, zamanının kutbu olan, sekizinci İmam olarak kabul edilen ‘Şeyh Mahmudi Samini Hazretleri’nin köyüdür.”

Eskilerin, büyüklerin anlattıklarına göre, “Hun Türkleri Palu’ya da gelmişler ve Hun Köyüne vardıklarında oradaki ahali “Hun, Hun” diye bağırarak kaçmışlar ve o yöreye gelen Hun Türkleri yerleşince köyün adı Hun olarak kalmıştır.”

Muhterem Mehmet Uz ile içtenlikli sohbetimize devam ediyoruz.

Palu- Bingöl sınırında bulunan “SEKREK-SEKEREK” ve “EKREK-EKEREK” yörelerine bu isimlerin nereden ve nasıl geldiği soruları üzerine fikir alış-verişi yapmak…

Birçoğumuzun evlerinde, “Dede Korkut Hikayeleri Kitabı!” vardır. O hikayelerden bildiğimiz, “Eğrek ve Seğrek, Uşun Koca’nın cesur ve yiğit iki oğludur.” Eğrek, büyük oğul… Seğrek, küçük oğuldur…

Bizler, Uluğ Türkistan’dan (Ata Yurt ’tan) Anadolu’ya gelirken, vatan yaptığımız bu güzide coğrafyanın dağına, taşına, toprağına, yurt yaptığımız nice yerlere isimleri de birlikte getirdik.

Elâzığ Garından trenle Tatvan’a kadar bir yolculuk yaptığınızda, “Elâzığ’ın Palu İlçesine bağlı Burgudere (Ekerek) köyü sınırları içerisinde yer alan bir tren istasyonudur.”

Dede Korkut Hikayelerinde yiğitlikleriyle nam yapan iki kardeşin isimleri Atayurt’tan Anayurt’a taşınıyor. Sonrasında gelen kuşaklar bu isimler bize ait değildir diye üzerinde oynuyorlar.

Bizlerin burada üzerinde durduğu sadece üç isim, “HUN, SEKRET-SEKEREK, EKREK-EKEREK…”

Türkiye’de, bu isimleri taşıyan yörelerimizde mevcuttur.

Yer adı bilimi (toponimi), dağ, nehir, şehir ve köy gibi coğrafi yerlerin isimlerini, kökenlerini ve anlamlarını inceleyen bir bilim dalıdır. Bilimin ışığında konulara yaklaşmamız daha doğru ve daha şuurlu bir yaklaşım olur, düşüncesindeyim.


COĞRAFİ İŞARETLER…

Anadolu, dünyanın cazibe merkezi… Dört mevsimi bir arada yaşayabiliyorsunuz. Dört mevsimin kendisine özgü ürünleriyle tanış oluyorsunuz. Anadolu ile birlikte, ‘bereketli topraklar’ aklımıza gelir.

Artık günümüzde şehirler, ‘markalarıyla…’ bilinecekler. Ürünleriyle ön plana çıkacaklar. Günümüzde müthiş bir yarış var. İçerisinde yaşadığımız şehirlerde, ‘coğrafi işaretler’ konuşulur. O ilin, ismiyle artık müsemma olan ürünler gündeme gelir…

Coğrafi işaretler, ‘sadece gıda değildir. Bunun içerisinde, ‘tarım, maden, el sanatları ve sanayi ürünleri de…’ girmektedir.

Coğrafi İşaret şöyle tarif edilir; “belirgin bir niteliği, ünü, kökenin bulunduğu yöre, alan, bölge veya ülke ile özdeşleşmiş ürünleri gösteren kanuni bir etiket ve koruma sistemidir.”

Ülkemizde, TÜRKPATENT verilerine göre ülkemizde toplam tescil sayısı, 1.898…

Tescil bekleyen toplam coğrafi işaret başvuru sayısı, 818…

Türkiye’de 81 ürünün AB’den ‘Coğrafi İşaret’ tescili bekliyor.

Bu başvurular arasında, “Kayseri pastırması, Erzincan tulum peyniri, Aydın Çam fıstığı,

Afyon pastırması ve sucuğu, Gaziantep fıstık ezmesi, Isparta gül yağı,

Kırk Ağaç Kovunu ve Mut zeytinyağı…” sayılabilir.

Türkiye’de iller olarak Coğrafi Tescil Sayısına şöyle bir baktığımızda, Gaziantep İlimiz 107-108 tescille ilk sırada yer alıyor. Konya İlimiz, 89… Hatay İlimiz, 64… Erzurum, 61… Diyarbakır, 59…,

Afyon, 56… Malatya, 52… Şanlıurfa, 50…

Elâzığ İlinin Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) tarafından tescil edilmiş ürün sayısı, 13’tür… Bu ürünler şöyle; Ağın Leblebisi, Elâzığ Orciği, Elâzığ Öküzgözü üzümü, Boğazkere Üzümü, Tahannemi Üzümü, Elâzığ Vişnesi, Elâzığ Geven Balı, Menceki Buğdayı, Elâzığ Sırın Yemeği,

Elâzığ Taş Ekmeği Tatlısı, Palu Tava, Keban Biber…”

TÜRKPATENT verilerine göre 2026 yılının ilk yarısında Elâzığ İlimiz için resmi coğrafi işaret tescil başvurusu yapılan ürün sayısı, 37 civarında…

Şimdi gelelim Avrupa Birliği (AB) Coğrafi İşaret Tescilindeki durumumuza…

AB Coğrafi İşaret Sisteminin Temelleri,

-Korumalı Menşe Adı (PDO)

-Korumalı Coğrafi İşaret (PDO)

Buradaki asıl amaç, Üreticileri korumak, taklitlerinin önüne geçmek, ürünün küresel pazardaki değerini artırmak…

Ülkemiz genelinde tescili yapılmış bulunan 1898 ürünün ancak 46’sının AB nezdinde coğrafi işareti tescil edilmiştir. TÜRKPATENT tarafından tescili yapılan ürünlerin ancak yüzde 2,4’ünün AB nezdinde tescili yapıldığını görüyoruz.

Bu 46 ürünü de köşeme almak istiyorum; Antep Baklavası, Bingöl Balı, Aydın İnciri, Bursa Şeftalisi,

Malatya Kaysısı, Hüyük Çileği, Aydın Kestanesi, Bursa Siyah İnciri, Bayramiç Beyazı,

Manisa Mesir Macunu, Taşköprü Sarımsağı, Gaziantep Menengiç Kahvesi,

Giresun Tombul Fındığı, Silifke Yoğurdu, Antakya Künefesi, Aydın Memecik Zeytini,

Suruç Narı, Erzincan Tulum Peyniri, Çağlayancerit Cevizi, Aydın Çam Fıstığı,

Gemlik Zeytini, Afyon Pastırması, Edremit Zeytinyağı, Afyon Sucuğu, Milas Yağlı Zeytini,

Antep Fıstık Ezmesi, Ayaş Domatesi, Mut Zeytinyağı, Edremit Körfezi Yeşil Çizik Zeytini,

Kırkağaç Kavunu, Maraş Tarhanası, Antep Lahmacunu, Ezine Peyniri, Hatay Kaytaz Böreği,

Safranbolu Safranı, Bursa Kestane Şekeri, Aydın Memecik Zeytinyağı,

İpsala Pirinci, Araban Sarımsağı, Yenice Ihlamur Balı, Osmaniye Yer Fıstığı,

Maraş Çöreği, Adana Şalgamı, Kayseri Pastırması…”

Coğrafi işaretlerde Elâzığ Şehri olarak Avrupa Birliğine henüz ürün tanıtım yolculuğumuz oluşmamış!

Türkiye’nin genel fotoğrafı içerisinde daha güçlü bir şekilde yerimizi almalıyız.

Şunu hemen ifade etmeliyim; Coğrafi İşaretler sadece “Gıda Ürünlerinden Oluşmuyor!”

El Sanatlarını ki, burada bizim 8 köşeli şapkamız, iğne oyalarımız vesaire olduğunu söylemeliyim.

Sanayi Ürünleri ve Madenlerimiz…

Haydi Elâzığ diyelim…

Yazarın Diğer Yazıları