Hazar'da, Türk Dünyasının Şöleni
Yakın, uzak diyarlardan geleni
Şiire, sanata eser vereni
Gönül gözüyle dinle bir, gör hele
Ata Yurttan, Fatihan Yurduna
Bir bak, tarihin yükselen ufkuna
Türk Dünyası, "Turan Burcuna!"
Tarih gözüyle dinle bir, tart hele
Ne Kırım'ı unuttuk ne Kerkük'ü
Ses coğrafyamdır, türkü söyler Türk'ü
Bu sesin gizeminde. Türk’ün mülkü
Vatan gözüyle dinle, bil hele
HAZAR ŞİİR AKŞAMI
Yirmi dokuzuncu şiir akşamı
Şiir, bu şehrin gökçeli yaşamı
Abide şahsiyetler ağırladı
Hazar Gölünün güneşi parladı
Elâzığ'da, sanki tarih çağladı
Türkçe'nin divan şehrine merhaba
Gönülleri ağ eden şiire merhaba
GAZİLERLE YÜRÜMEK
Gazilerle yürümek, zafer şarkısı
On dokuz Eylüller, bahar çarşısı
Kalmaz içimde, hürriyet kaygısı
Gazilerle, dağlar yürüsün ardından
Unutulmaz, bu vatana katkısı
Üstünde, ayla hilal atkısı
İçime siner, uhrevi çalgısı
Gazilerle dağlar yürüsün ardından
ŞEHR-İ YÂRDIR
Şehr-i yârdır bize görkemli şehir
Her damarından kültür, sanat akar
İnsanları, hüner sahibi mahir
Sesiyle, sözüyle lütufkâr nehir
İbret dolu gözler, Harput'a bakar
İNSANA TARİHE DOST…
İnsana, tarihe, coğrafyaya dost
Dost olan, içinde kalmaz hiçbir dert
Sorarım her zaman, "kime derler mert?"
Ardında, güçlü kale gibi duran!
Amansız pusulara karşı duran
SEVGİNİN DİLİ
Sevginin dili, merhameti söyler
Tevhidin dili, adaleti söyler
Niyetin dili, cesareti söyler
Ses verir ruhuma, grubu dinler
ŞİİR AKŞAMI
Gönül mızrabını çal, nesrin bittiği yerde
Şairleri haykırsın bu milletin her yerde
Şiir gecesi bugün, Mezire’de düğün var
Mısraların dilinde, ‘ülkü’ kalmasın yerde
ULUBATLI…
Ulubatlı, Genç Osman’daki halet
Nur üstüne nur, şehadete davet
Kutlu davete kanıyla icabet
İkramı, iki cihanda saadet
Cuma’nın feyziyle sizleri andım
Fütüvvet dilinin ikramı bize
BUGÜN HAZAR’DA
Bugün Hazar'da, şiir şöleni var
Bu şölenin yârı var, yâreni var
Türk Dünyasından esen rüzgârı var
Şehriyâr'ın Hazar'a selâmı var
Gönüllere haz veren kelâmı var
Her burcun şiiriyata meramı var;
Gönüllere muhabbet avdet etsin
İnsanlığa barışı davet etsin
SEYREYLE AŞK NEHRİNİ
Seyreyle aşk nehrini,
Bozkırlara, can verir
Hayreyle mar zehrini,
Dertlere, derman verir
Sabreyle dünya kahrını,
Deryası, mercan verir
Azmeyle Belkıs Şehrini,
Mührünü, Süleyman verir
Keşfeyle gönül fahrini,
Fermanı burhan verir
Şükreyle emanet mihrini,
Ecrini Rahman verir.
ŞİİR ÜZERİNE
“Şiir olmasa dünya çöl olurdu”
Hikmet yıkamasa gök kül olurdu
Şiir aşktan doğar, ruhu yükseltir
Aşktan uzaklaşsa arz zül olurdu
ŞAİR SÖZÜ
Sevda dolu yüreklerde pas tutmaz
Şiir, ‘ilham kaynağı’ gönüller besler
Şair, haram lokma, yalan söz yutmaz!
Gönül gözesinde, hıçkıran sesler
Bir ney sesidir o, feryadı bitmez
ŞİİRİN KAYNAĞI
Şiirin kaynağı Rabbimden ilham!
Marifet dünyasında gezinmendir
Mısralar, gönüllerin dilekçesi
Sözle, hafızalarda gezinmendir