Sadık Kemal Tural Hocamız, “Şiir Enerjilendiricidir” başlığı altında,
günümüz şairlerine seslenir. Tural Hocamızın, ‘akıl imbiğinden
süzülerek’ şairlerimize, şiiriyata ve şiir sevenlere ikram ettiği
‘milli hislerle bezeli’ çerçeveyi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Ve bizim acizane kaleme aldığımız, ‘şiir dünyamızla ilgili mısraları…’
tahammül hudutlarınızı biraz olsun zorlayarak paylaşmak istiyorum.
Sadık Kemal Tural Hocamızın kısa ve özlü ifadelerini birlikte
okuyalım; “Benzeşirliğin kaynaklarından, bizleşmeyi sağlayanlardan bir
kısmı tarihî olan, bir kısmı tarih olan (dua, mit/söylence, masal,
destan, halk hikâyesi, menkıbe, latife/fıkra, atalar sözü, nazım/şiir,
bilmece, ağıt, türkü) düşünce ve duygu aktarıcılardan gelmektedir.
Şiir, özel bilgilerle bezeli olan hem kişiyi hem sosyal tabakalardan
en az birini, hem de toplumu aynı iklimin parçası yapabilen bir enerji
kaynağıdır.
Şiir, benzer durum, kişi, olay ve varlıklarla karşılaştıklarında
benzer şiddette heyecanlananların bir sözlü koro oluşturmasına yol
açan; fikrin imbiklenmişliğini ve zevklerin incelmişliğini hazırlayan
bir söz mimarisidir.
Şiir, ona beden ve ruh kazandıran kelimelerin seçimi ve istifi
bakımından bir dilin beyan örnekleri verebilme gücü ve zenginliğidir.
Şairler ve şiiri sevmeyi ihtiyaç sayan yüksek duyarlıklı insanlar,
gönül ülkesinin vatandaşlarıdır; bencillikten arındırma çabasını da
içinde bulunduran bediî tefekkür ve bediî heyecanlar, o insanları
benzeştirip aynı iklimde yaşama enerjisiyle donatmaktadır.
Şiirin enerjilendirme işlevini dışlayanlar, kendi ruhlarına da
toplumun ruhuna da merhametten, bilinçten ve benzeşirlikten uzaklaşma
tohumları ekilmesine bilerek veya bilmeden katkı sunmaktadırlar.”
ŞİİRİN TARİFİ
Şiir bazen dua, bazen yakarış
Hakk'ın nasibi, sırla karış karış
Gönüle düşen, ilhamla arayış
Her mısra, bir sükût denizi gibi
Musa'nın deryadaki izi gibi
Muradımız, içte ve dışta barış
Dünyanın cilvesi hevesle yarış
ŞAİR DİLİ
Şair dili, daha özgür olmalı
Sözü, vatan sevgisi gür çıkmalı
O, bu sevdanın kükreyen hamalı
Rütbe, makam, şöhret peşinde değil!
Ruhu, vatan dediği, aşk temalı
Malazgirt’ten Harput'a tarih gider
Vatan olmaya, koca müjde gider
Artuk Beylerinden Belek Gaziye
ŞİİRİ ANLATMAK
Hikmeti, can suyu akar mısraya,
Hayat verir nice fikre, kıssaya
Omuzunda, Muhammed'i hırkaya,
Meydan vermez, bölük pörçük fırkaya
Her kelimesi bir mana kalesi
Lütufkâr ikramı, gülü lâlesi
Gönüllerde tahtı, fütüvvet dili
Aşk misalinde Yunus'tur delili
ŞİİR
Şiir, ruhumun nazende bestesi
İlham kaynağının bize güldestesi
Halvetin gönüle düşen cemresi
Ey tefekkür dünyam, Hoşseda’m...
Kalbimin çizdiği resim, edam
Şiirim, sanatım, efkâr rüzgârım
İçimde huzur bulduğum sükûtum
ŞAİRİN UYKUSU
Şairin uykusu, sığ suya benzer
Mısralar, gök mavisi renge benzer
Ahengi, kır yeleli ata benzer
Hevesi, gökçe bir çadıra benzer
Kâh konar, kâh göçer bir cana benzer
Kırk çiçekten süzülmüş bala benzer
ŞAİR SÖZÜ
Şair sözü, acısı yürekçedir
Onun derdi ne makam ne akçedir
Sözün derinliği engince, gökçedir
Ufuklar, nazar ettiğin ufuklar
Gözyaşıyla, mahzun, masum edası,
Sabırla çağrıya benzer sedası...
ŞİİRİN HİKMETİ
Şiirin izzeti, hikmetindendir
Dokunaklı manası suyundandır
Mısralara, "bir içim su gibi" der;
Hafifliği, kalemin huyundandır
Ey asil, dokunaklı söze hayran
ŞİİR ÇIĞLIKTIR
Şiir, çığlıktır, duyanınız var mı?
Feryadında, aşkı ilahi dinler
Ondaki rağbet, uyanınız var mı?
"Ölmeden önce ölmek" hali inler
İnleyen nağme, ruhuma dokunur
Her verilen selâ cana okunur
Her mısrasında ahvalim okunur
ŞİİR MEĞER
Şiir, ruhumdaki infilakmış meğer
Mısralar, bende inkişafmış meğer
Fırtınalar içimde akmış meğer
Fırat kaynar, kaynar sanki göğsümden!
Bir yükü alır götürür içimden
ŞİİRİN RUHUYLA
Şiirin ruhuyla bak şu âleme
Mısra, hâlden hale düşer kâleme
Şirin, Ferhad der, düşer eleme
Elem, keder, sevinç, çile; salıncak...
Bir ömrü dolduran tebessüm dile
Ayrılık heybesini doldur hele
Gurbet türküleri gelir dilime
ŞİİRİN RİTMİ
Şiirin ritmi insana vecd verir
Mısralarda sanki kâinat yürür
Maveradan ruhuma ilham verir
Işığın raksında, hakikat yürür
ŞEHR-İ YÂRDIR
Şehr-i yârdır bize görkemli şehir
Her damarından kültür, sanat akar
İnsanları, hüner sahibi mahir
Sesiyle, sözüyle lütufkâr nehir
İbret dolu gözler, Harput'a bakar
ŞEHRİYÂR
Şehriyâr, yâr etti Türk Dünyasını
Şiire döktü 'turan rüyasını'
Hazar'dan aldı, şeref payesini
Selâm olsun, Elâzığ'dan Şehriyâr'a
Gönül bağımı taşıyan rüzgâra…