Bir âlimin sözüyle yazımıza başlayalım; “Düşman meçhul olduğu zaman daha zararlı olur. Kandırıcı olursa daha fena olur. Aldatıcı olursa fesatı daha şiddetli olur. Dâhili olursa zararı daha azim olur. Çünkü dâhili düşman kuvveti dağıtır, cesareti azaltır. Harici düşman ise bilakis asabiyeti şiddetlendirir, dayanıklılığı artırır. Nifakın ( münafıklığın) cinayeti İslâm üzerinde çok büyüktür. Âlemi İslâm'ı zelzeleye maruz bırakan nifaktır. (İşaretül icaz 76)
Ortadoğu Coğrafyasını bekleyen büyük bir belâ, felaket, insanın kendi elleriyle hazırladığı kıyamet...
Hayatın kıymetini bilmeyenler, şükrünü eda edemeyenler, ‘insanı yaratılanların en şereflisi’ olarak görmeyenler; coğrafyayı içerisinden çıkılmaz bir yıkıma doğru götürüyorlar.
“Bu Savaş Nedir?” şiirimizde, şu ifadelere yer vermiştik;
“Bu savaş, insanlığa ihanet...
Bu savaş, "sevgiye lanet" savaşı
Çözüm değil, "kördüğüm davası"
Cinnet, cinayet, gaflet bir arada...
Kabaran deniz değil, " kötülükler"
Kötülüklerin kazancı, "körkütük"
Yıkık, viraneye dönmüş dünyalar
Bu savaşın akıbeti, felaket!”
Öyle bir savaş ki, ‘içeride fitne uyandırmaya...’ çalışıyor. Tam bir münafıklık âlameti sergileniyor. Dışarıda, ‘meçhul bir yol...’ izleniyor. ‘yalan bir üslup üzerine kurulu...’ oyalama taktiklerinin de bir fiil uygulandığı saldırı hazırlığı!
Karşınızda, ‘kandıran ve aldatan...’ hiçbir zaman inandırıcılığı olmayan mel’un bir düşman...
“Yalan!” başlıklı şiirimizle söze devam edelim;
“Yalan, törpülenmemiş yalan
Yılan kusmuğu gibi atar
Dilinde, akrep zehri taşır
Hesabı, fitne, fesat, talan...
Yalan, törpülenmemiş yalan!
Zehriyle açar, kısmi alan
Bütünü, lime lime bölen
Hesabı, fitne fesat talan...
Ey mağrur nefis, hesap döner;
Keser, kendi ayağına döner...
Hesapların yerle bir yoksan...
Zehri, boğazında düğümlenir!”
Öyle bir savaş kurgusu takip ediliyor ki, ‘coğrafyanın can damarlarını hedef olarak seçiyor’
Anlaşılan şu ki, ‘bu savaş, bizatihi savaş mantığının ötesinde tamamıyla insanlık suçu...’
Tevhit inancı ne diyor, “Bir insanı kurtarmak, bütün insanlığı kurtarmak gibidir; bir insanı öldürmek, bütün insanlığı öldürmek gibidir!”
Bu savaşın hedefinde, ‘insan ve insana ait olan bilumum değerler...’
“Savaş mı, cinnet mi?
Meşru zemininden taşmış,
Zalim ve mağdurlar oyunu;
Bu oyunun adı cinnettir
Vahşet, katliam, cinayettir...
Galibi yok böyle bir savaşın!
Bıraktığı enkazı kim kaldırır?”
Tarihte, Ortadoğu Coğrafyasında en büyük yıkımı/ veya tahribatı kimler yaptılar... Moğol İstilasını bilirsiniz... Haçlı Seferlerini de bilirsiniz... Tarihi işgalleri de bilirsiniz... İnsanı katleden, insana ait değerleri/ insanın inşa ettiği medeniyet harikalarını yok eden maksadını aşan savalar...
O savaşlar, 21.asırda bütün dehşetiyle gözlerimiz önünde yaşanıyor... Suriye, Irak, İran, Afganistan, Hindistan, Pakistan vesaire bir büyük medeniyet coğrafyasıdır... O coğrafya üzerinde, ‘tarihi Türk Devletlerini ve İslâm Medeniyetini burada anmalıyız...’
Başta, İspanya olmak üzere NATO ülkeleri, “ABD-İsrail İttifakının İçerisinde Yer Almak İstemiyor!” Mantıklı olan da budur. Savaşın, 3.ncü Cihan Harbine dönüşmemesidir. Giderek bir bataklığa ve içerisinden çıkılmaz bir krize dönüşen bu savaşın artık son bulmasıdır.
DÖRLÜKLER...
Merhem et,
Nice ottan, merhem et
Sür derdime merhemi
Yaranın dermanı, merhamet
**
Sürme beni,
Yâd ellere sürme beni
Vatan hasreti yakar beni
Ateşe at, sürme beni
**
SÖZÜMÜZ,
Sözümüz, iki satır arasında
Muhabbet, iki gönül arasında
Su akar, iki vadi arasında
Âlem döner, dille, kalp arasında
**
Selam et,
Selâm et, selâmet bul
Kelâm et, kemalat bul
"Olmaktır" gayretimiz
Ufkuna, alâmet bul
**
İKİLİK AZAPTIR
Birlik haktır, eliftir, yüceliktir
İkilik, ruha azap cüceliktir
Birlikten güç doğar, hayat doğar
İnsan olmaya murat, haceliktir
**
Zıtlar ikilem değil,
Hayatın senfonisi
Ak, karayla bilinir
Birbirinin hamisi!
**
Yârin gözü iki çeşme
N’ olur yaramı deşme
Aşk gözünü doldurur;
Ab-ı hayat olur çeşme! .
**
VATANIN BAĞRINDA
Gafil ne bilir, nur-u şahadeti?
Yemeden, içmeden gayri yok adedi
Aşk ile sev vatanı, hürriyeti
Vatanın bağrında ara saadeti
**
ÜMİTSİZLİK
Ümitsizlik, bir kördüğüm tuzağı
İçimizde batının sinsi ağı
Ümit moraldir, ihlastır, güvendir
Hayata iman cevheriyle bağlı
Basireti açık, görür uzağı
Yürü diyecek, ecdadın ileri
İdealinde ışık, BİLGİ ÇAĞI
İlim, irfan, ERDEMLİ İNSAN bağı