Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Savaş mı, cinnet mi?

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Bir âlimin sözüyle yazımıza başlayalım; “Düşman meçhul olduğu zaman daha zararlı olur. Kandırıcı olursa daha fena olur. Aldatıcı olursa fesatı daha şiddetli olur. Dâhili olursa zararı daha azim olur. Çünkü dâhili düşman kuvveti dağıtır, cesareti azaltır. Harici düşman ise bilakis asabiyeti şiddetlendirir, dayanıklılığı artırır. Nifakın ( münafıklığın) cinayeti İslâm üzerinde çok büyüktür. Âlemi İslâm'ı zelzeleye maruz bırakan nifaktır. (İşaretül icaz 76)

Ortadoğu Coğrafyasını bekleyen büyük bir belâ, felaket, insanın kendi elleriyle hazırladığı kıyamet...

Hayatın kıymetini bilmeyenler, şükrünü eda edemeyenler, ‘insanı yaratılanların en şereflisi’ olarak görmeyenler; coğrafyayı içerisinden çıkılmaz bir yıkıma doğru götürüyorlar.

“Bu Savaş Nedir?” şiirimizde, şu ifadelere yer vermiştik;

“Bu savaş, insanlığa ihanet...

Bu savaş, "sevgiye lanet" savaşı

Çözüm değil, "kördüğüm davası"

Cinnet, cinayet, gaflet bir arada...

Kabaran deniz değil, " kötülükler"

Kötülüklerin kazancı, "körkütük"

Yıkık, viraneye dönmüş dünyalar

Bu savaşın akıbeti, felaket!”

Öyle bir savaş ki, ‘içeride fitne uyandırmaya...’ çalışıyor. Tam bir münafıklık âlameti sergileniyor. Dışarıda, ‘meçhul bir yol...’ izleniyor. ‘yalan bir üslup üzerine kurulu...’ oyalama taktiklerinin de bir fiil uygulandığı saldırı hazırlığı!

Karşınızda, ‘kandıran ve aldatan...’ hiçbir zaman inandırıcılığı olmayan mel’un bir düşman...

“Yalan!” başlıklı şiirimizle söze devam edelim;

“Yalan, törpülenmemiş yalan

Yılan kusmuğu gibi atar

Dilinde, akrep zehri taşır

Hesabı, fitne, fesat, talan...

Yalan, törpülenmemiş yalan!

Zehriyle açar, kısmi alan

Bütünü, lime lime bölen

Hesabı, fitne fesat talan...

Ey mağrur nefis, hesap döner;

Keser, kendi ayağına döner...

Hesapların yerle bir yoksan...

Zehri, boğazında düğümlenir!”

Öyle bir savaş kurgusu takip ediliyor ki, ‘coğrafyanın can damarlarını hedef olarak seçiyor’

Anlaşılan şu ki, ‘bu savaş, bizatihi savaş mantığının ötesinde tamamıyla insanlık suçu...’

Tevhit inancı ne diyor, “Bir insanı kurtarmak, bütün insanlığı kurtarmak gibidir; bir insanı öldürmek, bütün insanlığı öldürmek gibidir!”

Bu savaşın hedefinde, ‘insan ve insana ait olan bilumum değerler...’

“Savaş mı, cinnet mi?

Meşru zemininden taşmış,

Zalim ve mağdurlar oyunu;

Bu oyunun adı cinnettir

Vahşet, katliam, cinayettir...

Galibi yok böyle bir savaşın!

Bıraktığı enkazı kim kaldırır?”

Tarihte, Ortadoğu Coğrafyasında en büyük yıkımı/ veya tahribatı kimler yaptılar... Moğol İstilasını bilirsiniz... Haçlı Seferlerini de bilirsiniz... Tarihi işgalleri de bilirsiniz... İnsanı katleden, insana ait değerleri/ insanın inşa ettiği medeniyet harikalarını yok eden maksadını aşan savalar...

O savaşlar, 21.asırda bütün dehşetiyle gözlerimiz önünde yaşanıyor... Suriye, Irak, İran, Afganistan, Hindistan, Pakistan vesaire bir büyük medeniyet coğrafyasıdır... O coğrafya üzerinde, ‘tarihi Türk Devletlerini ve İslâm Medeniyetini burada anmalıyız...’

Başta, İspanya olmak üzere NATO ülkeleri, “ABD-İsrail İttifakının İçerisinde Yer Almak İstemiyor!” Mantıklı olan da budur. Savaşın, 3.ncü Cihan Harbine dönüşmemesidir. Giderek bir bataklığa ve içerisinden çıkılmaz bir krize dönüşen bu savaşın artık son bulmasıdır.

DÖRLÜKLER...

Merhem et,

Nice ottan, merhem et

Sür derdime merhemi

Yaranın dermanı, merhamet

**

Sürme beni,

Yâd ellere sürme beni

Vatan hasreti yakar beni

Ateşe at, sürme beni

**

SÖZÜMÜZ,

Sözümüz, iki satır arasında

Muhabbet, iki gönül arasında

Su akar, iki vadi arasında

Âlem döner, dille, kalp arasında

**

Selam et,

Selâm et, selâmet bul

Kelâm et, kemalat bul

"Olmaktır" gayretimiz

Ufkuna, alâmet bul

**

İKİLİK AZAPTIR

Birlik haktır, eliftir, yüceliktir

İkilik, ruha azap cüceliktir

Birlikten güç doğar, hayat doğar

İnsan olmaya murat, haceliktir

**

Zıtlar ikilem değil,

Hayatın senfonisi

Ak, karayla bilinir

Birbirinin hamisi!

**

Yârin gözü iki çeşme

N’ olur yaramı deşme

Aşk gözünü doldurur;

Ab-ı hayat olur çeşme! .

**

VATANIN BAĞRINDA

Gafil ne bilir, nur-u şahadeti?

Yemeden, içmeden gayri yok adedi

Aşk ile sev vatanı, hürriyeti

Vatanın bağrında ara saadeti

**

ÜMİTSİZLİK

Ümitsizlik, bir kördüğüm tuzağı

İçimizde batının sinsi ağı

Ümit moraldir, ihlastır, güvendir

Hayata iman cevheriyle bağlı

Basireti açık, görür uzağı

Yürü diyecek, ecdadın ileri

İdealinde ışık, BİLGİ ÇAĞI

İlim, irfan, ERDEMLİ İNSAN bağı

Yazarın Diğer Yazıları