“Merhamet!” Emekli Matematik Öretmeni Turgay Turgut’un kaleme aldığı
şiir güldestesi...
178 sayfadan oluşan eserde şairimizin özellikle 2022 yılından itibaren
kaleme aldığı şiirler...
Hemşehrimiz, Turgay Turgut’u bizler, ‘yüzleri sürekli tebessüm
eden...’ insani ilişkilerinde samimi, dürüst, erdemli bir duruşuyla
Elâzığ Şehrimizde anılan mesleğinde başarılı bir öğretmen... Bizler
kendilerini Balak Gazi Lisesi’nde tanıdık/ tanış olduk. Elâzığ Özel
Bilgem Koleji ve Final Koleji Müdürlüğünde uzun yıllar başarılı
hizmetler verdiler. Elâzığ Şehrinde, ‘iz bırakan bir eğitimci...’
olarak bilmekteyiz.
Meslek hayatında da, ‘kültür, sanat ve edebiyata/ veya şehrin edebi
mahfilleriyle yakın bir diyaloğu vardı...!
Şairimiz, “Merhamet” isimli eserin önsözünde şu ifadelere yer
verirler; “Şiir, sevinç ve üzüntülerin, duygu ve düşüncelerin, milli
ve manevi duyguların, hayat ve ölümün, sevgi ve nefretin, coşku ve
taşkınlığın kelimelerle anlatılarak yazarın hedef kitlesindeki
okuyucuları ile buluşmasıdır.”
Şiir için bizler, kâh hasbihal deriz, kâh hal ehli ile kelâm deriz.
Şiir için, “Rahmet damlalarıyla maveradan, Cümle âleme bir esintidir”
Şiirde, hikmet var... Sözün selâmı, selâmeti, hayratı; Bir içli
nağmede hoyratı... Şiir, aşk nehri, sevda nehridir.
Şiire bizler, ‘nutku ilahi’ deriz. Kalbe ilham doğar, mutmain oluruz.
Şiire bizler, sözün sanatı, zarafeti, estetiği, inceliği deriz...
Turgay Bey’in şiir kitabını incelerken, ‘uhrevi bir esintiye şahit
olmuşumdur’ Şiirin kaynağını sorarsanız, “Yüce Rabbimden İlhamdır!”
diyebilirim.
Şairler, “Resul’ün hırkasını taşırlar!” Necip Fazıl’ında ifade
ettikleri gibi, “anladım, sanat Allah’ı aramak...” Şiirde, mısralarda
şöyle bir gezinti yaptığınızda, ‘gönlünüzden sanki dua gibi süzülür’
Özünden, ‘hikmet pınarının kaynadığını...’ düşünürsünüz. Şiir Sanatı
için, “İlham kaynağı!” sözü bir bakıma ruhun derinliklerine işler.
Mısraları geziyorsunuz ve şiir sözünde, ‘hikmet vardır, ihsan vardır,
insan vardır’ dahası mı?
Sesin mana elbisesi, ‘lisan vardır’
Geçmişe, ‘hikâye’ diyebiliriz. O hikâyenin kahramanı, ‘şairimiz/ veya
şairlerimizdir’ Onların, sürekli kendi vicdanlarıyla olan
muhasebeleri, murakabeleri, tefekkürüdür.
Şairimiz, eserine de isim olan, “Merhamet” başlıklı şiirinde şöyle der;
“İstersen bir anda zulmeden olursun,
İstersen iyilik yapandan olursun,
Yardımı seversen hep huzur bulursun
Kötülük yapma ki, ruhun huzur bulsun!
Turgay’ın gönlünden geçiyor muhabbet,
Güzel bir haslettir, insanlarla ülfet”
Merhamet, sözlükte, “Bir kimsenin veya canlının karşılaştığı kötü
durumdan dolayı duyulan üzüntü, acıma ve esirgeme duygusudur.
Merhamet, “şefkat gösterme, koruma, yardım etme isteği ve kalp
inceliği...” gibi anlamları da taşımaktadır.
Merhamet ile ilgili bir şiirimizde şöyle deriz;
“Masum yüreğinle dokun hayata
Ezberleri bozan müşfik gözler var
Rüzgâr gibi eser mazlum nazarlar
Hüznünü dağıtacak sözler var
Âlemdir, can içre sırlar çizerler
Merhamet mangalında közler var
Es rüzgâr es, mutluluk yelken açsın
Ta gönlümde sevgi dolu gizler var”
Sevgiye açılan pencereler...
Şairimiz, “Milletim Var Olsun!” şiirin her mısrasında, insan sevgisini
ve merhameti soluklar;
“Fakiri doyuran, muhtacı koruyan
Her zorlukta temiz havayı soluyan,
Yaralı kalpleri sevgiyle dolayan,
İnsanlar çok olsun, milletim kurtulsun!”
Bir toplumda, iyiliklere, güzel hasletlere sahip kâmil insanların
sayıları yükseldikçe o toplumda huzurda, güvende, muhabbet dili de
kendiliğinden artar.
Şairimiz, “İyilik ve Kötülük” başlıklı şiirinde de şu ifadelere yer vermektedir;
“Merhamet iyilik kapısını açar
Gaddarlık kötülük kapısını açar,
İyilik edince kötülük kaçar
Kötülük kovulsun, iyilik gelsin.”
Şu fani dünya gemisinde, ‘iyiler ve kötüler aynı gemidedir...’ Asıl
gaye ve ufuk nedir?
İyiliğin toplumda egemen olmasıdır. Toplumun moral değerlerinin
yükselmesidir. Bu yönde de, ‘güzel çığırlar açan insanların...’
toplumda rağbet görmesi ve teşvik edilmesidir.
Şiirin kaynağına baktığımızda, Rabbimizden ilhamdır, deriz. Ve
şairlerimiz, ‘marifet dünyasında geziye çıkar.’ Mısralar, ‘gönüllerin
dilekçesi’ olarak tecelli eder. Öyle bir dilekçedir ki, ‘gönül
düşleriyle hafızalarda gezinti yaparsınız’
Bir şiirimizde de şöyle sesleniriz;
“Şiir olmasa dünya çöl olurdu
Hikmet yıkamasa gök kül olurdu
Şiir aşktan doğar, ruhu yükseltir
Aşktan uzaklaşsa arz zül olurdu”
Mısralarda, ondaki ilham kaynağında, ‘kâinatın nefesi...’ Öyle bir
nefes ki, ‘yerleri, gökleri zikir halinde tahayyül edersiniz’ O hal
sizlere, “kâinat şiir, şiiristan bize” dersiniz. Şiir, ‘nesrin bittiği
yerde başlar’
Şairimiz, “İhtiyarlık” şiirinde de şöyle der;
“Maziye bakarken gözlerim doldu
Hâlbuki mazide imkânlarım boldu
Çok zaman geçinde bedenim soldu
Gün geldi gözümün feri kayboldu!”
Tebrikler, Turgay Turgut Beyimiz... “Merhamet” isimli eserinizle,
muhabbet bağımız her mısrada daha da güçlendi. Sizleri bu eserle daha
yakından tanıma fırsatını buldum. Eserin, ‘kahramanına’ bir daha
merhaba diyerek, sağlık ve esenlikler dilerim.