Güzel çığır açanlara merhaba
Aşk ile gönül koyanlar, merhaba!
Serdengeçti civanlara merhaba
Sözü, vatan çarpanlara merhaba
Özü, hak deyip haykıran, merhaba
Ey sabrım, sükûtum size merhaba
Doğru sözle, yürekten kopan dile
Versin milletim yürekten el ele
İSTEMEK...
İstemek, bir güzel niyet, bir tavır!
Hayırlı işten, ıraklaşan devir
Ak ile karanın, kavgası gibi
Nizadan çık, kavgayı sulha çevir
Niyet, amel, istikâmet, hoş seda!
NE FİRAVUN’A ÖZEN!
Ne Firavun'a özen, ne Karun'a,
Seni yürekten süzen, asil durana,
Samimi canlara, sadakat besle...
Seni candan üzen, vicdan yorana,
Haykır adaleti vicdani nefesle!
ŞİKÂYET ETMEK
Şikâyet etmek hünerimiz değil
Hikayet etme, kıssadan ders çıkarma
İşaret etmek, mizahımız değil
Hidayet etme, manadan ders çıkarma
Gönül gözüyle pencere açalım,
Biçare duruşa, çare açalım...
SEFERBER OLALIM
Seferber olalım, bu vatan için
Canlar içre bir büyük sevda için
Deruni lezzeti, ruhunda tatmak,
Muhabbeti aşina kılmak için
İHLASLI NESİL
Yarabbi, hayırlı ihlaslı nesil,
Ecdat ruhuyla geleceğe kefil
Düşürme dünyada bizleri sefil,
Aşk ile sarıl toprağa, vatana
Toprağın altında şehit yatana!
İhtiram eyle sabrın, infakınla;
İnfak; çalışmak, daha çok çalışmak
İMAN KALKANI
Bizi koruyan kalkan, iman kalkanı
Şehit ve gazilerimin alkanı
İki kanadım; Kafkas’ı, Balkanı
İnsanı, omuz omuza duranı!
Hayatına rehber kılmış Kur'an'ı
Anadolu, kimliğinle bin yaşa...
İSTİMDAT OLUR
Niyetin, âmelin feryada düştü
Karun gibi gözler hüsrana düştü
Belâ deryasında imdada düştü
Dertlen, hak katında istimdat olur
Acı derttir, kederdir, seldir, afettir
Bütün bunlar nasıl bir hal, davettir?
Hüsnüniyet üzerine savlettir
Gönül yangınları marifet olur
Alın teri, gözyaşına karışsın,
Yol, yordam bil; kul hakkıyla barışsın
İyilikler, sevdanla bir yarışsın,
İşte, derde derman feraset olur
Aczin gafletle birleştiği yerde
Mazlumun yanan yüreği de orda
Bir düşün meydan kalır mı namerde?
Nasihat alana nedamet olur
KANAT ÇIRPMAK
Gözlerim, kanat çırpan kuşlarda!
Ruhumun kanat çırpması, ne zarif!
Gökyüzünde gezinir, mavi düşlerim
Sidre’dedir; aklım, fikrim, zikrim
Yanındadır hemen cennet bahçesi
Niyetim, amelim, ihlasım yolum;
Dirilişe kanat çırpmak ne evlâ
KARANFİL KOKULU
Lale, nevruz, reyhan karanfil kokulu
Elif der, yüreğim toprak kokulu
Vatan sevgisi damıtır şefkati;
Ruhumu besleyen, İHLAS OKULU
Yoldaki işaretler, hakikati
Solur, ilmek ilmek hasret kokulu!
KALP GÖZÜ AÇIK
Kalp gözü açık, bütün ilimlere yakın
Toprak gibi mütevazı ol, cimrilikten sakın
İman etmek için bütün deliller kâinatta;
“Miskale zerretin” ayeti taşır, Hakk’a yakın
KALMADI VEFASI
Ne yâreni, ne de vefası kaldı dünyanın
Ne mâhşeri, ne de sefası kaldı dünyanın
Çarpmayınca yürek nice fetihler için;
Ne seferi, ne de kal ’ası kaldı dünyanın
KÂH
Kâh güneşli, kâh bulutlu sabaha
Uyanır kâh sevince, kâh tasaya
Bulutlar akın eder, garip yurda
En içli kervan, garipler kervanı!
Kâh gece, kâh gündüz döner devranı
Dünyanın boyası şiire akar
İTİRAZIM VAR
İtirazım var, bin türlü bahaneye
İlkelerini tek-i diyar edenlere
Korkak, ürkek, mıymıntı, pısırık
Aydın diye geçinen yüreksize
Yüksek bir ahlak, moral isterim
Hasbihal içinde sual isterim
Titreyen bir vicdan gönül isterim
Sevgiye el açacak gül isterim
İNSANIM BEN
İnsanım ben, yüreğimin sesinde!
Doğduğum gibi yaşamak isterim
Hayır, hayır; nefsimin pençesinde
Günahlardan kurtulmak isterim
Saf, duru, temiz, berrak su sesinde
Hayata özgürce akmak isterim
Ak, mavi, yeşil renklerin hasında;
Gülistan şehrini görmek isterim...
MERHABA
“Reyhan kokulu günlere merhaba
Sabrı yudum yudum içmeye geldim
Gül desenli yüzlere merhaba
Kadir kıymet bilen dostlara geldim
Merhaba Şehr-i Ramazan merhaba
Sukutla hasatı biçmeye geldim
Dualarla yıkanan fecre merhaba
İplikten iğneye geçmeye geldim
Bir yürek olmuş saflara merhaba
Sabırla namazı edaya geldim
Teravih, sahur günleri merhaba
O kutlu çağrıya, sedaya geldim
Tekbirler aşkına, canlar merhaba
Canlar için şu nefsi fedaya geldim”
NİYAZİ YILDIRIM’A
(Akrostiş)
Nil, Tuna, Fırat’ı Türk’ün suyolu
İçinde Oğuz’un yirmi dört boyu
Yürür meydanlarda Horasan gülü
Adım, ‘Niyazi’ destanlar burcunda;
Zafere adanmış, Genç Osman Soyu
İfadem, bir nesli ihya harcında
NİYET ET
Niyet et, yürekten iste, bakalım!
Sular nasıl mecrasını bulursa,
Bizde kendi yolumuza bakalım
Akıl, irade bir vücut bulursa,
Değirmen nasıl dönermiş bakalım
Bir gün gelir yürek, şuur olursa,
Kahramanlar bir saf olur, bakalım!
Yüreklerde cihan kokar bakalım