Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Merhaba diyelim

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Güzel çığır açanlara merhaba

Aşk ile gönül koyanlar, merhaba!

Serdengeçti civanlara merhaba

Sözü, vatan çarpanlara merhaba

Özü, hak deyip haykıran, merhaba

Ey sabrım, sükûtum size merhaba

Doğru sözle, yürekten kopan dile

Versin milletim yürekten el ele


İSTEMEK...

İstemek, bir güzel niyet, bir tavır!

Hayırlı işten, ıraklaşan devir

Ak ile karanın, kavgası gibi

Nizadan çık, kavgayı sulha çevir

Niyet, amel, istikâmet, hoş seda!


NE FİRAVUN’A ÖZEN!

Ne Firavun'a özen, ne Karun'a,

Seni yürekten süzen, asil durana,

Samimi canlara, sadakat besle...

Seni candan üzen, vicdan yorana,

Haykır adaleti vicdani nefesle!


ŞİKÂYET ETMEK

Şikâyet etmek hünerimiz değil

Hikayet etme, kıssadan ders çıkarma

İşaret etmek, mizahımız değil

Hidayet etme, manadan ders çıkarma

Gönül gözüyle pencere açalım,

Biçare duruşa, çare açalım...


SEFERBER OLALIM

Seferber olalım, bu vatan için

Canlar içre bir büyük sevda için

Deruni lezzeti, ruhunda tatmak,

Muhabbeti aşina kılmak için


İHLASLI NESİL

Yarabbi, hayırlı ihlaslı nesil,

Ecdat ruhuyla geleceğe kefil

Düşürme dünyada bizleri sefil,

Aşk ile sarıl toprağa, vatana

Toprağın altında şehit yatana!

İhtiram eyle sabrın, infakınla;

İnfak; çalışmak, daha çok çalışmak


İMAN KALKANI

Bizi koruyan kalkan, iman kalkanı

Şehit ve gazilerimin alkanı

İki kanadım; Kafkas’ı, Balkanı

İnsanı, omuz omuza duranı!

Hayatına rehber kılmış Kur'an'ı

Anadolu, kimliğinle bin yaşa...

 

İSTİMDAT OLUR

Niyetin, âmelin feryada düştü

Karun gibi gözler hüsrana düştü

Belâ deryasında imdada düştü

Dertlen, hak katında istimdat olur


Acı derttir, kederdir, seldir, afettir

Bütün bunlar nasıl bir hal, davettir?

Hüsnüniyet üzerine savlettir

Gönül yangınları marifet olur


Alın teri, gözyaşına karışsın,

Yol, yordam bil; kul hakkıyla barışsın

İyilikler, sevdanla bir yarışsın,

İşte, derde derman feraset olur


Aczin gafletle birleştiği yerde

Mazlumun yanan yüreği de orda

Bir düşün meydan kalır mı namerde?

Nasihat alana nedamet olur


KANAT ÇIRPMAK

Gözlerim, kanat çırpan kuşlarda!

Ruhumun kanat çırpması, ne zarif!

Gökyüzünde gezinir, mavi düşlerim

Sidre’dedir; aklım, fikrim, zikrim

Yanındadır hemen cennet bahçesi

Niyetim, amelim, ihlasım yolum;

Dirilişe kanat çırpmak ne evlâ


KARANFİL KOKULU

Lale, nevruz, reyhan karanfil kokulu

Elif der, yüreğim toprak kokulu

Vatan sevgisi damıtır şefkati;

Ruhumu besleyen, İHLAS OKULU

Yoldaki işaretler, hakikati

Solur, ilmek ilmek hasret kokulu!


KALP GÖZÜ AÇIK

Kalp gözü açık, bütün ilimlere yakın

Toprak gibi mütevazı ol, cimrilikten sakın

İman etmek için bütün deliller kâinatta;

“Miskale zerretin” ayeti taşır, Hakk’a yakın


KALMADI VEFASI

Ne yâreni, ne de vefası kaldı dünyanın

Ne mâhşeri, ne de sefası kaldı dünyanın

Çarpmayınca yürek nice fetihler için;

Ne seferi, ne de kal ’ası kaldı dünyanın

KÂH

Kâh güneşli, kâh bulutlu sabaha

Uyanır kâh sevince, kâh tasaya

Bulutlar akın eder, garip yurda

En içli kervan, garipler kervanı!

Kâh gece, kâh gündüz döner devranı

Dünyanın boyası şiire akar

İTİRAZIM VAR

İtirazım var, bin türlü bahaneye

İlkelerini tek-i diyar edenlere

Korkak, ürkek, mıymıntı, pısırık

Aydın diye geçinen yüreksize

Yüksek bir ahlak, moral isterim

Hasbihal içinde sual isterim

Titreyen bir vicdan gönül isterim

Sevgiye el açacak gül isterim


İNSANIM BEN

İnsanım ben, yüreğimin sesinde!

Doğduğum gibi yaşamak isterim

Hayır, hayır; nefsimin pençesinde

Günahlardan kurtulmak isterim

Saf, duru, temiz, berrak su sesinde

Hayata özgürce akmak isterim

Ak, mavi, yeşil renklerin hasında;

Gülistan şehrini görmek isterim...


MERHABA

“Reyhan kokulu günlere merhaba

Sabrı yudum yudum içmeye geldim

Gül desenli yüzlere merhaba

Kadir kıymet bilen dostlara geldim

Merhaba Şehr-i Ramazan merhaba

Sukutla hasatı biçmeye geldim

Dualarla yıkanan fecre merhaba

İplikten iğneye geçmeye geldim

Bir yürek olmuş saflara merhaba

Sabırla namazı edaya geldim

Teravih, sahur günleri merhaba

O kutlu çağrıya, sedaya geldim

Tekbirler aşkına, canlar merhaba

Canlar için şu nefsi fedaya geldim”


NİYAZİ YILDIRIM’A

(Akrostiş)

Nil, Tuna, Fırat’ı Türk’ün suyolu

İçinde Oğuz’un yirmi dört boyu

Yürür meydanlarda Horasan gülü

Adım, ‘Niyazi’ destanlar burcunda;

Zafere adanmış, Genç Osman Soyu

İfadem, bir nesli ihya harcında

NİYET ET

Niyet et, yürekten iste, bakalım!

Sular nasıl mecrasını bulursa,

Bizde kendi yolumuza bakalım

Akıl, irade bir vücut bulursa,

Değirmen nasıl dönermiş bakalım

Bir gün gelir yürek, şuur olursa,

Kahramanlar bir saf olur, bakalım!

Yüreklerde cihan kokar bakalım

Yazarın Diğer Yazıları