Mazluma, şefkat et, yaren ol, ey dost
Bu diyarlarda eksik olmaz lodos
Gazze'de insaf vurgun yer, tekme yer
Doğu Türkistan'da, insaf sürgün yer
Kıyam, merhametin kıyameti mi?
Zulüm asrın bilinen âlameti mi?
Göğüs germek bu yolun selameti mi?
Meçhule giden yolların çığlığı
HAFTANIN ORTASI
Haftanın Ortası, Çarşamba'ya merhaba
Niyet et bugüne; hayra-sevaba
Aklın, fikrin düşmesin hâ seraba
Keşkelerim, kalbe vurur 'acaba'
Sabırla, sükût ederim zamana
Gönlüm, insaf der yazılan fermana
GÜNE DUAYLA BAŞLAMAK
Güne duayla başlamak ne evlâ
Sözün evvelinde sonunda, La havle...
Her adım, sabır, sükût, hakka tazimle
Her nefesi ihsanla alıp-vermek
Hayat, ihlasla güzel, daha nezih
Bizden selâm olsun güne, zamana
EY CAN
Ey can, güleryüz, tebessüm sadaka
Hayat, nefsinle çetin müsabaka
Âlemde hayat, tabaka tabaka!
Düşmesin gönlüm gurbete, firaka
BİR ELİN BEŞ PARMAĞI
Bir elin beş parmağı gibi olmak
Bir bilekten, bir yürekten açılmak
Kalbi bir hasletle, âdeme nazar
Günün beş vakti kıblegâha nazar
Düşler, hakikat meyvesi devşire
Rabbim, gönül rüzgârları estire
KUL NEYE NİYET EDER
Kul neye niyet eder, rağbet eder
Kul azarsa, belayı davet eder
Belâ, kendi vatanında gurbet eder
Düşme, hevanın, hevesin yoluna
Büyük afet, dost dosta haset eder
EN HAYIRLI ELBİSE
En hayırlı elbise, "Takva elbisesi"
Müslüman'ın, bundan gayri yükselmez sesi
Erdemli insan olmanın cazibesi,
Bu milletin çizdiği, "adalet dairesi"
Çektiğimiz çile; "fitne-fesat endişesi"
Yüreğimizde, Anadolu mucizesi
Bidat bilmeyen saf, temiz hazinesi
BİTLİS EREN ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ...
Bitlis Eren Üniversitesi bünyesinde Tıp Fakültesi açılır mı, açılmaz mı tartışmalarını geçtiğimiz yıllarda geride bırakırken, evet bu yıl eğitim ve öğretime başlayan Bitlis Eren Tıp Fakültesi YKS Tercihlerinde olağanüstü bir rekorla karşımıza çıktı...
Türkiye’de mevcut, “91 adet devlet üniversitesine bağlı Tıp Fakültesi ve 37 adet vakıf üniversitesine bağlı olmak üzere toplamda yaklaşık 128 adet Tıp Fakültesi bulunuyor!”
2016-2017 yılında, Eğitim-Öğretime başlayan Bitlis Eren Tıp Fakültesi, “515,76385 taban puanıyla 128 Tıp Fakültesi arasında 27.nci sırada yerini aldı... Bu tarihi başarıyla birçok önemli Üniversitemizi geride bırakma enerjisini gösterdiler. Bravo... Alkışlar...
Bitlis Eren Tıp Fakültesi, “yaklaşık 9 bin 632’lik son yerleşme başarı sıralaması ülkemiz eğitim camiasının dikkatlerini üzerine çekmiştir!” Köklü devlet üniversitelerinin önünde yer almak!
Elbette ki, bu ülkede, ‘vakıf insanları’ yazacağız. Kendi şehriyle dost olan insanları yazacağız.
Neden mi? Hem kendi şehrinin havasını soluklayacaksın, Allah daha da versin, ‘zengin olacaksın, şöhret sahibi olacaksın, bir yerlere geleceksin...’ ama imkânların olduğu halde ‘kendi şehrine hakiki bir dost olmayacaksın!’
Bizim kimseye bir sözümüz yok! Asıl olan şu ki, infak sahibi cömert insanlara ‘gönül alkışlarımız’ vardır. Elbette olacaktır.
Başarının temel kaynağı nereden geliyor... Eren Üniversitesi Tıp Fakültesi, “fakülteye ilk 15 bin başarı sıralaması içerisinde yerleşen öğrencilere her ay 50 bin TL burs verilmesini kararlaştırıyor!”
Bu çok önemli bir teşviktir.
Eren Üniversitesi Tıp Fakültesi, “ilk üç yıllık eğitimini İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde (Çapa) sürdürecekler.” 4.ncü sınıftan itibaren kendi Üniversitelerinde Bitlis’te eğitime devam edecekler...
Yakın bir zamanda, Bitlis Eren Üni. Tıp Fakültesinin Bölgede önemli bir konjonktüre sahip olacağına da inanıyorum.
Eren Holding Yönetim Kurulu Başkanı İş İnsanı Ahmet Eren, aslen Bitlisli... Bitlis Eren Üniversitesi, “bir Vakıf Üniversitesi değil; bir devlet Üniversitesidir...”
Ahmet Eren, bizim nazarımızda; ‘hakiki bir aydındır’ Gönlünü kendi vatanına adamış, ‘hakiki vatansever bir insandır’
Türkiye’mizde, her şehrin birer; “Erenleri!” olmalıdır. Hak katında, “bire yedi yüz veren infak kültürü veya ahlakı budur!” Sahabe meşrepli olmak öyle kolay mı?
Bir insanın, “çok sevdiği, kıymet verdiği malını infak etmesi...” samimiyetin kendisidir.
Âl-i İmrân Suresi 92.nci ayette şöyle buyrulur; “Allah yolunda sevdiğiniz şeylerden harcamadıkça iyiliğe asla eremezsiniz, Ne harcarsanız Allah onu hakkıyla bilir.”
Bir dost insan ne demişti; “Bizde akıl var ama paramız yok! Parası olanlarda ise akıl yok!” Onun içindir ki işlerimiz rast gitmiyor!” Elbette ki, “mal canın yongasıdır!” Gel görelim ki, mala aşırı derecede tamah edenlerde yanlışın/ veya vebalin içerisindeler.
Vallahi sahip çıkılsa, hangi şehir olursa olsun, “Üniversitelerimiz altın çağını yaşarlar!” İlme, hikmete, marifete sahiplenmek bir şuurdur. Hissiyatın tefekkür halidir.
Selam ve Muhabbetle...